Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  ŞULE  AKAR  
 

acılarmı bizi olgunlaştıran

her günkü bir gündü. ramazan başladığından beri iftara yetişmek için patronlar ve tüm çalışanlarla beraber erken çıkıyorduk işten. kartala kadar beraber geliyorduk beni minibüs durağına bırakıyorlardı. minibüse binip pendiğe evime geliyordum hep. bugünde öyle olacaktı. sadece bu defa bursa müdürümüzün arabasını yoldan almak için durağa gelmeden durduk. ben onları beklemeyip indim. durağa kadar yürüyeyim dedim.nerden bilirdim ki bu yürüyüşün bu akşamımı değiştireceğini. nerden bilirdim ki öğreneceğim gerçekle sarsılıp üzüleceğimi. hep yalnızlıktan dert yanmıştım yazılarımda. önce işsizlik üzüntüm olmuştu. iş bulunca uçup giden. sonra yalnızlıktı dertlendiğim. şimdi ne komik geliyor bu sorun bana. hele bu akşamdan sonra...
1986 yılında 22 yaşında ama o zamanlar kafaca yaşından daha küçük daha cahil ve safça bir gençkız olarak evlilik yapmıştım. ruhen beni çok sarsan ve boşanmayla biten bir evlilikti. eşim iyi bir insandı ama iyi insan olması mutlu olmaya yetmiyordu. yaşadıklarım beni öylesine zorlamıştı ki boşanmayı asla düşünmeyen biri iken ayrılma kararı almıştım. boşanmıştık birçok sorunlar yaşayarak. o tarihlerde o kadar sarsılmıştım ki allaha ''onu karşıma çıkarma beni selam vermek zorunda bıraktırma'' diye dualar etmiştim. ve gerçektende ona muhitlerimiz birbirine yakın olmasına ortak dostlarımıza rağmen rastlamamıştım. sonra onun evlendiğini duymuştum. evlendiği eşinin çocukları sayesinde evlat sahibi olduğunu da öğrenmiştim. onca yıldan sonra bu akşam arabadan indiğim yerde eltimin erkek kardeşine rastladım. yıllar sonra birbirimizi tanıdık gözgöze geldik. tebessümle selamlaştık ve sohbete başladık. ayaküstü nerdeyse yarım saate varan bir dialogtu. hayattan yaşadıklarımızdan bahsediyorduk. derken bana sen bilmiyorsun sanırım birol (ayrıldığım eşimden bahsediyordu) çok fazla hastalık geçirdi. yaşadığı rahatsızlıkların sonunda bacağını kesmek zorunda kaldılar dedi. üstelik takma bacak takılmasına meydan vermeyecek bir durum kalçadan kesilmiş.duyduğum anki şaşkınlığım üzüntüm birbirine karıştı. bencilce keşke sana rastlamasaydım bu gerçeği bilmeseydim dedim. eşi çalışıyormuş birola annesi bakıyormuş. içim acıdı bir an. eve gelir gelmez ailemle paylaştım. onlar birolu çok severlerdi evliliğimi bitirmemi istemelerine rağmen. zaman zaman onun iyilikleri konuşulurdu soframızda. iskenderi çok severdi. anneme tabak yolla derdi zili çalıp. sonra özel olarak kebap yaptırıp getirirdi. kardeşim de alırdı uludağa gittiğimizde. araba kullanmayı o öğretmişti bana. ehliyet sınavına onun arabası ile girmiştim. yıllar geçince yaşanan kötü şeyler unutuluyor hep güzellikler hatırlanıyor. ailemle bu akşam haliyle bunlar konuşuldu hep. onlarda üzüldü benim kadar. lokmalar boğazımda dizildi yutkunamadım.
insan iyiki sağlıklıyım diye şükredemiyor böyle bir gerçeği duyunca. yada iyiki boşanmışım diyemiyor. yarın benim başıma ne gelecek ve ben ne yaşayacağım hiç bilmiyorum. yaşam hergün önümüze başka başka gerçekler getiriyor. şuan ayaklarıma baktıkça gözlerim doluyor. gözyaşlarıma hakim olamıyorum. gidip ona geçmiş olsun demek isterken bunu yapmanın sadece ona acı vereceğini bildiğimden susuyorum. öyle acılar çekmiş ki ölmeyi istemiş hep. cahildik. hatalar yaptık. birbirimizi üzdük kırdık incittik. ama yinede onun bunları yaşamasını istemezdim. çok üzgünüm. gerçekten üzgünüm. bu gece canım acıyor... içim yanıyor. karmakarışık duygular içindeyim. onun için allaha dua etmekten başka yapabileceğim bir şey yok sanırım.
Allahım ona dayanma gücü ver. sabır ver. huzur ver. kolay değil bu gerçekle yaşamak. yaşama gücü ver.. Allah kimsenin başına vermesin böyle bir dert. Halimize şükürler olsun

Şule Akar
27.09.2006
Saat: 21.46

 
 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi