|
|
| |
MAKALELER |
|
| |
FAHRİYE
HAMZAÇEBİ |
|
| |
AĞLAMAK
AYIP DEĞİL
Masmavi
denizle,mavi
gökyüzünün
birleştiği
yerde, nar
kırmızı güneşin
doğuşunu
gördünüz
mü?Sabahın alaca
karanlığında iki
maviyi
birbirinden
ayırırcasına.
Kucağınıza
alırcasına,
uzansanız
tutarcasına,
avuçlarınıza
güneş doğsa,
yüreğinizi
yırtarcasına,
içinizi
acıtarak, ağlar
mısınız? Ne
martıların
telaşlı
bağırışları ,ne
de sokaklardaki
insan
sesleri.Şehir
ölüm
sessizliğinde,
gün doğarken
kentimin ıslak
kaldırımlarına
içim rahata
kavuşur, herkes
ekmeğinin
peşinde. Gün
ortasına
gelirken güneş,
serili beyaz
örtü üzerine
vurduğunda ,
hani avizelere
vuran ışığın
ışıltıları gibi
ışıl ışıl olur
ya kar, ben
ağlarım. Lapa
lapa yağan kar
altında kuşlar
yayılır etrafa,
bir dilim rızık
uğruna
,bülbüllere
küsmüş tomurcuk
kırmızı gül
üstünde kar var.
Tepelerin
başında şapka
giymiş gibi
duran karlar.
Beyaz örtü
doğayı kaplayan
kardelen
gibidir. Dereler
daha çoşkun
akar,
güvercinler tek
sıra olmuştur
telefon
tellerinde. Eğer
böyle anlarda
ağlamak
geliyorsa
içinizden,ağla
ağlayabildiğin
kadar. Ayıp
değildir, duygu
selidir. Birde
acılara
ağlarsın,
yakınını
kaybettiğinde,
sevdiklerini
kaybettiğinde,
için acır
derinden. Hiç
görmeyeceksin,
oysa çok
özleyeceksin,
seni görmek
istiyorum deme
şansın yok o
zamanda çok
ağlarsın ama,
bu güzelliklere
ağlamak gibi
değildir. Canını
yakar alev kor
olursun. Komşu
kızı Ayşe
evleniyor, çalar
söylersin, kına
yakılıyorken
"yüksek yüksek
tepelere ev
kurmasınlar"
diye türküye
başladığında
burkulursun,
içinden
birşeyler kopup
gider, boşanan
gözyaşlarını
tutamazsın.
Ağlamak
utanılacak
birşey değildir.
Nedensiz
ağlayamazsın
istesende,
önemli olan
güzelliklere
ağlamaktır,
sevince,
mutluluğa hadi
ne duruyorsunuz
içinizden
geldiği gibi
katılın bana
birlikte
ağlayalım.
F.HAMZAÇEBİ
|
|
|
|
|
| |
ANA SAYFA |
|
|
|
|