Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
   2006MEKTUP  
   SERAP  DURMUŞ  
 

                                                                                               21/03/2006
                 Sevgili Anneciğim;
                 Şu yaşıma geldim hala sensizliği düşünemiyorum annem.
             Sensiz olduğumda tütüyor burnumda bana bakışın,saçımı okşayışın.
                 Yanı başındayım,dizinin dibinde ama ben yine de sana yazmak istedim bu mektubu. Sana hasret olduğum veya seninle konuşamadığım için değil. Ne bileyim belki benden bir şeyler kalmasını istediğim yada ortak yaşantımızı kağıtlarda özetlemek istediğim için. Aslında hep analar bir şeyler bırakmak ister yavrularına ama bu sefer ben belki hediye olur sana diye. Sevinir misin üzülür müsün bilmem de anacığım, her fırsatta söylediğim sevgi sözcüklerini birde kağıtlara dökmek istedim. Belki ispatlamak belki dünya aleme duyurmak için.
               Ne güzeldi çocukluğum. Sen hiç o kalıplaşmış annelerden olmadın. Tüm oyunları senden öğrendim ben. Kartopu oynadık beraber, kardan adam yaptık. İlk isim şehir oyununu senle oynadım. Birde bir oyunumuz vardı hatırlar mısın tren diye. Rakamlardan upuzun trenler yapardık. İskambil kağıtlarını elime tutuşturduğunu da unutmam. Onlardan fal açmayı bile ben senden öğrendim. Biraz tez canlıydın yalnız. Öğrenmekte zorlandığımda hemen kızardın. O yüzden bazen başkalarına rica ederdin bana öğretsinler diye. O da çok güzel oldu be annem. Bu sayede birçok değişik huyla tanıştım. Birçok gönül borcu edindim. Bir çok sevgi tattım. Ama sende her anne gibi şefkat, sevgi doluydun. Hastalandığımda başımda beklerdin. Ben üzülünce benden daha fazla üzülürdün. Ben anlardım bunu. O yüzden göstermek istemezdim sana üzüntümü. Ama sen annemsin işte hep anlardın beni. Yediklerime kızardın kilo alıyorum diye. Yemeğince de üzülürdün hasta olacağım diye. Annelik bu herhalde. Bilmem bende tadacak mıyım? Senin kadar kusursuz olabilecek miyim?
           Biz seninle hiç çatışmadık.Çünkü birbirimizi anlardık.Yapmak istediklerime onay vermediğinde kırılırdım biraz belki ama kızmazdım sana. Bilirdim, anlardım analık yüreğini. Sen de hep özgür bıraktın beni aldığım kararlarda. Arkamda oldun, destek verdin. Çünkü sen de benim yüreğimi bilirdin. Büyüdüm be artık annem. Artık azaldı bana öğütlerin. Önceleri sıkıldığım şimdi özlediğim öğütlerin.
             Bil ki hep kalbimde, aklımdasın annem. Senin sevginle dolu yüreğim. SENİ ÇOK SEVİYORUM. 

                                                    Büyümüş ama hala küçük olan kızın
                                                                 SERAP DURMUŞ

 

 
     
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi