Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  Dr. SAİT GÜNGÖR ELGİN  
 

Dr. Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28

ATATÜRK VE ÜMİT

 İstiklâl ve Cumhuriyetimizi kendisine borçlu olduğumuz Atamızı ve onun arkadaşlarını, 10 kasım Ata’nın ölüm yıldönümü dolayısıyla bir kere daha rahmetle, minnetle anıyoruz. Bu vesile ile bir kere daha yaptığımız veya yapamadığımız işlerin hesabını kendi kendimize verme geleneğini yaşatmış oluyoruz. O bize hesap soruyor ve biz ona hesap veriyoruz. Her yıl on kasımlarda, bize verdiği öğütler, gelecek için gösterdiği hedefler, medeniyet yolunda aldığımız yol, ilim ve fende elde ettiğimiz başarılar HAKKINDA HESABA ÇEKİLİYORUZ onun tarafından. Gazetelerde, dergilerde, televizyonda hep bu konularla ilgili açıklamalar, savunmalar, yerinmeler, hesap verme telaşı içinde sorumluluk hisseden herkes tarafından bu hesaplaşma hafta boyunca sürüp gidiyor. Bütün bu öz eleştiriler, moralimizi bozmamız, ümitsizliğe düşmemiz, geçmişi hasretle aramamız için yapılmamaktadır. Çünkü Atatürk’ün bizden istediği en önemli özellik ümitsizliğe düşmemek, şartlar ne olursa olsun, Millet için yapılaması gereken işleri yapmaktan asla kaçmamaktır.

Gençliğe hitabesinin bir yerinde bunu açıkça dile getirmiştir:

Atatürk’ün Türk Gençliğine Bıraktığı Emanet:

"Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum,  nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlâtlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım.

Efendiler, bu nutkumla, Milli varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin, istiklâlini nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan Milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.

Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen Milli felaketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.

Şu sonucu Türk gençliğine emanet ediyorum.

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türkiye Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” (Atatürk, 1927, s :654)

Büyük Nutuk okunduğunda görüldüğü gibi, İstiklâl savaşı sırasında ve Türkiye Cumhuriyetini kuruluş aşamalarında büyük Ata’nın en bariz özelliği ve Türk gençliğine hitabesinde de belirttiği gibi hiçbir zaman ümidini ve Türk milletine olan güvenini kaybetmemiş olmasıdır.

Onuncu yıl nutkunda:” …Büyük Türk Milleti! On beş yıldan beri muvaffakiyet vaat eden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki bu sözlerimin hiç birinde senin güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.. “ diyerek, Milletin de güvenini sarsmaktan çekindiğini göstermiştir.

Ona layık evlatlar olmamız, onun gösterdiği ilim, fen, sanat, ziraat, ticaret yolunda Milletimizin mutluluğu için çalışmak ve çok çalışmak zorundayız.

Saygılarımla

 

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi