| |
BAHAR
Baharı uzun yaşıyoruz
ya da tam tadında… Unutmuştuk baharları… Yazla kış
arasındaki o geçişleri. İnsanın içine ılgıt ılgıt
akan yüreğini kıpırdatan, depreştiren, yaşama bir o
kadar daha sarmalayan baharı bugünlerde doyasıya
yaşıyoruz.
Yaz gelmekte nazlandı. İyi ki gecikti.
Baharı içimize çektik, yenilenmemiz, silkinmemiz
zaman aldı. Kimi sevindi, kimi üzüldü, kimi yeni
ufuklara yelken açtı. Kimi dost kapısını araladı,
kiminin yüzüne kapandı kapılar. Bir sonraki bahara
kadar.
Bu günlerde yeşil daha bir yeşil,
çiçekler daha bir güzel. Çocuklar daha bir çocuksu,
büyükler daha bir alengirli, daha sıcak, daha yakın
sanki. Renkler bu kadar güzel miydi? Kuşkusuna
kapılıyorum. Değişken olan galiba benim. Kuşkusu
giderek yoğunlaşıyor. Mevsimlerle eş kılıyorum
kendimi..Değişkenlik her insanın yaşam olgusu.
Değişimle olgunlaşacağız; rengimizi, ışığımızı,
kokumuzu yayacağız yok olurken, tükenirken.
Bahar akşamında, akşamların tadını
çıkarırken; baharla gelen içime dolan, anılarımdan
süzülüp birine takılı kaldım.Yıllar önce
öğrencilerime kompozisyon konusu olarak verdiğim
“BAHAR” konusu baharla birlikte gün gibi önüme
düştü.Sınıftaki herkes bahar mevsiminin
güzelliğinden ,insanlar üzerindeki etkisinden
,çiçeklerden kuşlardan dem vuruyor, harıl harıl
kompozisyonlarını yazıyorlardı.İçlerinden bir tanesi
vardı ki hala gözümün önünden gitmiyor.Yıllar sonra
bile aynı yerde aynı sırada oturuyor.Yaşına göre
uzun boylu dal gibi ince zayıf ,çelimsiz biri.Her
an sıranın içinde kaybolacak gibi oturması,soran ve
çaresiz gözlerle bakması … Canım benim!.Nasıl da saf
duygularla bezeli .Gülen cam gibi iki göz,kıpır
kıpır.. İçi içine sığmayan aniden coşan kabaran ve
yatağına çekilen deli dolu bir nehir oluyordu.
Hazırcevaptı, her öğrencim gibi zekiydi. Zaman zaman
mahcup utangaç hali onu başka bir kimliğe
büründürüyordu.
Davranışlarını hiç renk vermeden
izlerdim. Kimi zaman kendimle özleştirirdim,
gülerdim kızardım sevinirdim, üzülürdüm. Onu kendi
haline bıraktım tıpkı mevsimler gibi…
Beni annesine benzetiyordu sanırım. Hiç
çekinmeden yanıma gelir dertleşirdik Bir arının
çiçekten bal alması gibi kısa bir süre içerisinde
anne ve babasının ayrı olmasından, babaannesi ile
birlikte oturduklarından, her istediğinin
yapıldığından söz ederdi. Annesinden söz ederken
sesi daha bir canlanırdı, bir ahenk gelirdi,
şiirleşirdi. Hiç unutmuyorum bir keresinde
annesinden söz ederken, bir an durdu…gözlerimin
içine bakarak: - Ben bunu hak ediyor muyum? …-
Annemi de babamı da çok seviyorum neden !!!...
Deyişi hala kulaklarımda…
Bu sitemlerin arkasında mutlaka bir
şeyler vardı…Söyleyemediği, anlatmak isteyip de
anlatamadığı… İlkin, sığınacak bir liman arıyordu,
sevgiyi sıcaklığı paylaşacak. Kendi içinde bulmuştu
ama,dışa vuramıyordu.İçinde büyütmüştü,beslemişti
sevgiyi, Aşıktı kendince Bahara…
İlkin, Baharı çok sevdi. Bahar onun için
yaşamdı, toprak, su, hava ve nefesti. Ne zaman göz
göze gelse içine bir şeyler akar, boğazı
düğümlenirdi. Sözcükler dudaklarından bir türlü
dökülmezdi.Bakmakla yetinirdi.Bir hamle yapabilse,
biraz yanına sokulabilse, başka olacaktı.Bahar,
tahtaya kalktığında hayallere dalmayacak, bu kadar
acılar çekmeyecekti..Yüzü kızarmayacaktı. Yan yana
yürüyebilseydi okul bahçesinde Bahar’ın elini
tutabilseydi.
-Aaah ah gözü kör olsun aşkın…ne yaş
dinliyor ne de akıl…
Bahar hep uzaktı ona,Baharı yaşarken
,Bahar’dan uzak olmak kahrediyordu onu. İçini
kırlara, kuşlara kelebeklere döktü. Sitemini, dört
duvar arasında gözyaşlarına akıttı. Kendi içinde
yaşadı baharını, Bahar’ı…
Bir gün, Bahar’ın gideceği hiç mi hiç
aklına gelmemişti. Hele vedalaşırken yanağına bir
öpücük konduracağını hiç düşlememişti. Sevdası bir
mevsimlik oldu, tıpkı bahar gibi. Yüreği yandı yaz
boyunca . Unutmak kolay değildi. Yeni sevdalara
yelken açmak çok zordu. Mevsimleri yaşamak
gerekiyordu. Nereden bilecekti o gün farklılıkları.
Kompozisyon konusu onun gönül diline
tercüman oldu. O saf duygular, art niyetsizlik
sözcüklere döküldü.
“-Baharı çok seviyorum. Onsuz bir yaşam
düşünemiyorum.”
İki sözcükle konuyu anlatmıştı. İlkin’in
bahara bakışı çok farklıydı. İlkin Baharı çok
sevmişti çok..
Şimdi nerededir, ne yapıyordur, Baharını
bulmuş mudur ? Bilmiyorum. Ama ben, her baharda onu
dün gibi anımsıyorum…
Samiye
SEZEN –SAYIN
01 Haziran
2005-Bursa
|
|