Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra Durmuş
Gülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
   MAKALELER
  ZEYNEP  AYTÜRK     
  KOMPOZİSYON  
 

   
           40 dakikalık kompozisyon dersi sınavında öğrencilere verilen sözcük ve öğrencinin yazımı.
           

              KONU: Silgi

           
  BEKLEMİYORDUM
 

            Hayatı yeni yeni öğrenmeye başlıyordum. Farklı ve yabancılarla dolu bir toplulukta kendime küçük  de olsa bir yer bulmaya çalışıyordum. Çoğu kez düşündüm, geçen zamanın nasıl ilerleyeceğini ya da bu başlangıcın nerede son bulacağını merak ediyordum sadece.
            Artık ortaokul ve yıllarca bir çok şeyimi paylaştığım arkadaşlarım geride kalmıştı. Öylesine yabancı doluydu ki etrafım, kime nasıl yaklaşacağımı kestiremiyordum. Yeni bir okul ve dört yıl sürecek bir lise hayatı; işin özü,  zorlu bir maraton beni bekliyordu.
            Lisenin bana getireceği pek çok şey olacağını biliyordum ve bekliyordum. Sağlam dostluklar, unutulması güç anılar ve beklide şarkılarda bile geçen  “Lise Aşkı” beni bekliyordu. Çok geçmeden düşündüğüm her şey yanı başımdaydı.
             Belki gelir diyerek beklediğim “Lise Aşkı” nı da bulmuştum yanı başımda. Küçük  ama çok tatlı bir heyecandı. Her şey yeniden keşfediliyordu. Hayatımda yapmaktan mutluluk duyduğum en büyük şeydi beklide bir insanı sorgusuz sualsiz, kör ama mantıklı bir şekilde tanımak.
             Her şey saf ve temizdi. Berrak ve kusursuzdu... Zaman nasıl ilerleyecek diye düşünmeye bile zaman bulamazken, her şey yerli yerinde, kusursuz ve vaatlerle dolu bir şekilde ilerlerken gördüğüm bu tatlı rüyadan uyandığımı fark ettim.
          Geçmiş nerede kalmıştı? Ya da ben o geçmişin neresindeydim? İnsanlar neden bu kadar ve dokunulmazdı? Şarkılar beni mi anlatıyordu yoksa? ... Geçen zamana bir de bunları düşünmekle devam ederken bir de baktım ki nedensiz bir ayrılığın tam ortasındayım. O yoktu! Ben var mıydım onu da bilmiyorum. Ya o yalnız gitmişti, ben buradaydım; ya ben yalnızdım ama o gitmişti. Anlamsız saçmalıklar kafamda volta atıyordu. Yolun tümünü kat etmiştim. Çoğu gitmiş azı kalmıştı.
              Geriye o kadar az bir zaman kalmıştı ki, her şey üst üste ve sıkışmıştı. Döktüğüm tonlarca göz yaşı, bıraktığım anılar ve bomboş bir lise hayatı kalmıştı avuçlarımın içinde.
          Lanetler yağdırıyordum O’nu tanıdığım güne ve kaybettiklerim geliyordu aklıma tek tek.... Geri gelsin istiyordum her şey... Geçen zaman, arkadaşlarım, anılarım, bir tek O gelmesin istiyordum. Gitmek istiyordum çok uzaklara, her şeyi bir anda silerek yaşanmışlıkları yaşanıldığı yerde bırakarak yolun sonuna gelmek istiyordum.
             Şu an mantığım her şeyi yakıp yıksa da içimde yanan bir ateş var söndürmeyi başaramadığım. Bir beklentim yok artık içimi delice ısıtan. Yapabileceğim tek bir doğru var hayatta o da  acısıyla tatlısıyla O’na ait her şeyi hayatımdan silmek....

                                                                                             İzmir.28.04.2005
                                                 Zeynep  AYTÜRK
                                                  11 /  YB  368

 
     Ana Sayfa                                                                 
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi