| |
40 dakikalık
kompozisyon dersi sınavında öğrencilere verilen
sözcük ve öğrencinin yazımı.
KONU: Silgi
BEKLEMİYORDUM
Hayatı yeni yeni öğrenmeye
başlıyordum. Farklı ve yabancılarla dolu bir
toplulukta kendime küçük de olsa bir yer
bulmaya çalışıyordum. Çoğu kez düşündüm, geçen
zamanın nasıl ilerleyeceğini ya da bu
başlangıcın nerede son bulacağını merak
ediyordum sadece.
Artık ortaokul ve yıllarca bir çok
şeyimi paylaştığım arkadaşlarım geride kalmıştı.
Öylesine yabancı doluydu ki etrafım, kime nasıl
yaklaşacağımı kestiremiyordum. Yeni bir okul ve
dört yıl sürecek bir lise hayatı; işin özü,
zorlu bir maraton beni bekliyordu.
Lisenin bana getireceği pek çok şey
olacağını biliyordum ve bekliyordum. Sağlam
dostluklar, unutulması güç anılar ve beklide
şarkılarda bile geçen “Lise Aşkı” beni
bekliyordu. Çok geçmeden düşündüğüm her şey yanı
başımdaydı.
Belki gelir diyerek beklediğim
“Lise Aşkı” nı da bulmuştum yanı başımda. Küçük
ama çok tatlı bir heyecandı. Her şey yeniden
keşfediliyordu. Hayatımda yapmaktan mutluluk
duyduğum en büyük şeydi beklide bir insanı
sorgusuz sualsiz, kör ama mantıklı bir şekilde
tanımak.
Her şey saf ve temizdi. Berrak ve
kusursuzdu... Zaman nasıl ilerleyecek diye
düşünmeye bile zaman bulamazken, her şey yerli
yerinde, kusursuz ve vaatlerle dolu bir şekilde
ilerlerken gördüğüm bu tatlı rüyadan uyandığımı
fark ettim.
Geçmiş nerede kalmıştı? Ya da ben o
geçmişin neresindeydim? İnsanlar neden bu kadar
ve dokunulmazdı? Şarkılar beni mi anlatıyordu
yoksa? ... Geçen zamana bir de bunları
düşünmekle devam ederken bir de baktım ki
nedensiz bir ayrılığın tam ortasındayım. O
yoktu! Ben var mıydım onu da bilmiyorum. Ya o
yalnız gitmişti, ben buradaydım; ya ben
yalnızdım ama o gitmişti. Anlamsız saçmalıklar
kafamda volta atıyordu. Yolun tümünü kat
etmiştim. Çoğu gitmiş azı kalmıştı.
Geriye o kadar az bir zaman
kalmıştı ki, her şey üst üste ve sıkışmıştı.
Döktüğüm tonlarca göz yaşı, bıraktığım anılar ve
bomboş bir lise hayatı kalmıştı avuçlarımın
içinde.
Lanetler yağdırıyordum O’nu tanıdığım
güne ve kaybettiklerim geliyordu aklıma tek
tek.... Geri gelsin istiyordum her şey... Geçen
zaman, arkadaşlarım, anılarım, bir tek O
gelmesin istiyordum. Gitmek istiyordum çok
uzaklara, her şeyi bir anda silerek
yaşanmışlıkları yaşanıldığı yerde bırakarak
yolun sonuna gelmek istiyordum.
Şu an mantığım her şeyi yakıp yıksa
da içimde yanan bir ateş var söndürmeyi
başaramadığım. Bir beklentim yok artık içimi
delice ısıtan. Yapabileceğim tek bir doğru var
hayatta o da acısıyla tatlısıyla O’na ait her
şeyi hayatımdan silmek....
İzmir.28.04.2005
Zeynep AYTÜRK
11 / YB 368 |
|