BİLİR MİSİN????
Güneş bir başka
doğar,
Gök yüzü bir başka olur,
Deniz bir başka coşar,
Rüzgar tatlı tatlı bir başka okşar,
Doğanın sana gülüşü bir başkadır,
Gözlerinden mutluluk göz yaşı akınca,
Hele bir de çok seviyorsan,
Ölümüne sevmeye karar vermişsen sen,
Yaşam senin için o gün bir başkadır,
Bunu bilir misin???
Yılların mutluluk
özlemini duyarsın,
Bir güzele aşık olursun sonunda,
Çekilen acıların intikamını almak istersin,
Kol kola, omuz omuza dersin,
Sırt sırta verelim,
Biz değil; yaşam bizden çekinsin dersin,
Bir özlem vardır içinde
Kavuşma anını beklersin büyük bir sabırla,
Hasretindir senin özlemlerin içerisinde,
Kara sevdandır artık gece gündüz seninle,
İyilikte kötülükte beraber,
Mutlulukta acıda seninle beraber sözleşirsin,
Ve öyle bir sevda başlar ki,
Önüne geçemezsin ne kadar istesende,
Yakmıştır seni ta canevinden,
Kavurmuştur yılların acı çeken bağrını senin,
Hasret kalmıştır şimdi dudakların sıcak bir
öpücüğe,
Yavaşça okşanmaya vücudun hasretttir,
Saçların okşanmaya,
Yüzünde yumuşak bir elin dolaşmasına,
Büyük bir şefkatle seni sarmasına hasretsindir
geceler boyu,
Ve beklemeye başlarsın sevdiğini yanı başına,
Bütün bunların ne kadar özlendiğini bilir
misin???
Ölümle pençeleşmenin,
Sevdan uğruna yere indirilmenin,
Ölümüne deyip yola gitmenin,
Son nefesinde bile;
”Aşkım,
Helalim,
Birtanem,
Ne olur,
Hakkını helal et .”demenin,
Helallik dilemenin,
Bağlanmanın o anki demini,
Kara sevda ile hayata bağlanmayı,
O çok sevdiğin esmer güzelinin
Biricik aşkının senden sonsuza,
Ölüme yolculuğa gideceğinin o anını duyunca;
Göz pınarlarından akan o acı dolu göz
yaşlarının,
Titreyen sesin,
Eriyip gitmekte olan biricik kara sevdanın,
Seni ne kadar sevdiğini,
Seninle ne kadar beraber olmak istediğini,
Sana ihtiyacı olupta yardım edememenin kahrını,
Yokluğun acı yoksulluğunu,
Allaha duadan başka çarenin kalmadığı o anı,
Ve sonra tekrar yaşama dönmenin olduğu o
saniyeleri,
İlk nefes almaya başladığında;
” Hocam; benim için okur musun.” diyen o
nefesini duyunca
Bütün dünyaların nasıl senin için olduğunu
bilir misin???
Günlerce ölümle yatakta pençeleşmenin,
Bir kahpenin, bir anda seninle birlikte,
Sadece bir kaç kişiyi kahrettiğini,
Yıktığını,
Günlerce kahrettiğini,
Bütün duaların seninle birlikte olduğunu
bildiğinde
Yüzündeki gülümsenin verdiği o mutluluğu,
Sonsuz dayanışmayı,
Manevi gücün bağlılığını,
Aşkın o sıcak, sımsıcak
Saf,
Katıksız,
Gösterişsiz,
Riyadan uzak,
Gerçek candan bağlılığın,
Sadakatin,
Kilometrelerce uzakta da olsa
Yılların yıkamadığı o bağrına
Büyük bir özlem,
Büyük bir hasret,
Sadece;
“Canım,
Aşkım,
Helalim,
Sana bu can defalarca
Kurban olsun.” diyen
Bir tane
Esmer güzelinin
Ne kadar içten sevildiğini bilir misin!!!
Büyük umutların,
Büyük beklentilerin,
Sevdan ile kavrulup yanmanın,
Sevdiğinden,
Çok bağlandığından,
Severken ara sıra kırdığını,
Ağlattığını,
Sadece ona bağlılığından bazen şaşkına
döndüğünü,
Elli yaşından sonra;
Gerçek aşkı,
Gerçek sevgiliyi,
Gerçek bir insanı,
Gerçek can dostunu bulduğunu,
Sırdaşını,
Ona dünyanın en çok mutluluğunu tattırdığını,
Ölümüne sevdalanıp bağlandığını,
Bütün dualarında;
Ya hep ya hiç
Ya birlikte yaşam, ya aynı anda ölüm dualarının
yalvarışlarını
Başkasına bu dilim “aşkım, sevgilim, eşim,
helalim”
Dememesi için:
Allaha; “ Bu dilim lâl olsun.” diye dua
ettiğini,
Başkasına kendisini haram ettiğini,
Bütün bu dualarında canı gönülden,
İsteyerek yapıldığını bilir misin!!!
A.... 06.04.2007
Hüseyin DURMUŞ