BİR
AŞKIN
ANATOMİSİ
CANIM
ÇOK
ACIYOR
yüreğimi
de
götürmüştün
giderken
yada
sen
almayı
istemiyordun
da
ben
yollamıştım
yanında
sana
iyi
baksın
diye
yüreğin
üşümesin
diye
bir
daha
sevmelere
dayanamaz
diye..
sandım
ki
senin
yanında
mutlu
olmaya
devam
edecek
orada
güvende
olacak,
huzuru
bulacak
her
kalp
atışında
beni
hatırlatacak
sandım
ki
gittiğin
gibi
dönmeni
de
sağlayacak
yoksun..
sen
yoksun
ya
yüreğimde
yok
artık
sevmelere
hasret
boşluğunla
sürükleniyor
hüzünlere
gebe
her
geceye,
gözyaşına
yenik
her
sabaha
bir
günü
bir
güne
daha
ekleyerek
yaşıyor
bu
nasıl
yaşamaksa
yaşıyor
işte.
ya
dön
bana
ya
yüreğimi
yolla
canım
çok
acıyor
YÜREĞİM
SENİ
UNUTMAYACAK
canımın
acısına
alıştım
artık...
yokluğun
eskisi
kadar
üzmüyor
beni..
belkide
içimde
hep
seni
yaşattığım
için
olsa
gerek
seni
düşünmemeye
çalışmak
da
çözüm
oluyor
bazen
akşamları
üstüme
hücum
etsede
senli
düşünceler
kovuyorum
onları
kafamdan
içim
acıyarak...
oyalanacak
şeyler
arıyorum
kendime
nafile
çaba
oluyor
aslında
bu
boşluğun
istesemde
dolmuyor
dolmayacak
yüreğim
seni
istesemde
unutmayacak
BİLMİYORUM
Ben
istediğim
içinmi
yüreğimde
yaşadın
bunca
zaman
Yoksa
istesemesemde
sevginmi
güçlüydü?..
Bilmiyorum...
Seni
yitirmeyi
hiç
istemedim
oysa
Belki
inanmak
istediğim
bir
güçtün,
Belki
de
acımasız
hayatımda
bir
teselli
Gidişini
kabullenemeyişim
bundanmıydı?..
Bilmiyorum...
Hep
okurdum
Can
Baba'nın
yazılarını
Çoğu
zaman
etkilendim
de
düşüncelerinden
Sevdiğin
kadar
sevilirsin
diyordu
Ben
seni
çok
sevdim
diye
sevildimmi?..
Bilmiyorum...
Seni
çok
düşündüğüm
için
mi
hep
aklımdaydın?
Bu
yüzdenmi
her
sabah
seninle
uyandım?..
Her
çalan
telefon
beni
ilgilendirmiyor
artık
Seni
unuttummu
yoksa
unutmak
zorundamıydım?..
Bilmiyorum...
Hep
aşka
inandım
sevginin
gücü
ayakta
tuttu
beni
Yitirmek
bu
yüzden
ağrıma
gidiyor
belkide
Gururmuydu
beni
ayakta
tutan,
kızgınlıkmı?..
Bilmiyorum...
Bilmediğim
ne
çok
şey
varmış
meğer
senle
ilgili
Bunca
bilinmezle
yaşamak
zor,
sen
hissettinmi?
Kendimi
kandırmayı
bıraktım
artık
sevgilim
Giderken
kaybetmeyide
göze
aldın
sanırım
Yüreğimi
aldım
senden,
haberin
varmı?..
Bilmiyorum
Şule
AKAR
Temmuz-Eylül
2005