BULUT
OLSAM
Bulut olsam engin
atlas üstüne, her
şeye kuş bakışı
baksam. Zaman zaman
süzülüp ufukta
tepelerle birleşsem.
Mavi denizleri
sonsuzlukla
bitimlesem. Bulut
olsam kuş misali
uçsam özgür adına,
kırmızı gelinciğin
açışını izlesem.
Kurak ekinleri
sulasam yeryüzüne
eğilip, garip
çiftçinin yüzünü
güldürsem. Ne
güzeldir uçsuz,
bucaksız mavi
derinliklerde
dolanarak seyir
eylemek alemi.
Bulut olsam mavi
derinliklerde
yaylaların yeşil
çiseli
güzelliklerini
görmek. Rengarenk
çiçeklerin üzerinde
uçuşmak. Mor benekli
kelebekleri okşasam,
kırlarda koşan
kuzuların
meleyişlerini
dinlesem, doru
atların eşkin
yürüyüşlerini...
Mavi, mor, sarı
zakkumları koklasam
eğilip, mangal yapan
insanların buğusuna
karışsam. Ben bir
bulut olsam gurbete
ulaşan yolcu
uçaklarının altına
döşek, üstüne yorgan
olsam. Uçan
güvercinlerle
yarışsam. Güneş tüm
çıplaklığıyla
vurunca dağların
yamaçlarına para
kadar olsam onların
cilvesine katılsam.
Parça parça olsam
girsem en derin
koyların koynunda
uyusam, platolarda
alabildiğine
serilsem uzansam.
Yeni gelinin başına
çiçek, güveyinin
sırtına ceket olsam.
Gurbetteki
yavuklusunu bekleyen
sevgilinin gözyaşına
mendil olsam, Kışın
yağan karla avuç
avuç insem
yeryüzüne. Güneşin
batmasına yakın
belirsem denizler
üstünde, kızıl,
pembeye bürünse
rengim. Tuvallere
tablo, çocukların
çizdiği resimlere
süs olsam.
Rüzgarlarla
savrulsam gitsem
uzaklardaki dost
hanelerini ziyaret
etsem. Yaşam
koşmaksa hep bir
şeylerin peşinde,
durmakta ölüm
kalıyor geriye,
ölümsüz bir bulut
olsam. Mutlu
insanların
uykularına düş
olsam. Çiçeğe durmuş
özlemler, hicrana
düşen yürek, kanayıp
duran vuslat olsam
gönüllerde.
Yorgun bir koşu,
küsmüş zeytin
yeşili, akşamın
alaca suskunluğu,
Eylülde ince dalları
kıran kandırılmış
avare bulutlar gezdi
gülüşlerimde. Solmuş
çiçek yaprağında
yangın, üşümezdi
artık hiçbir mevsim
düşlerimde, BEN BİR
BULUT OLSAM.
F.HAMZAÇEBİ