Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  FAHRİYE HAMZAÇEBİ  
 
 
         DALGALAR

   Denize vuran dalgalar, coşkun akan ırmaklar gibi inişli çıkışlıdır hayat. Gün olur tüm azametiyele kıyıya vurur, gün olur nazlı bir yelkenli gibi biteviye yol alıp gider.

      Esas hayatın iki kişilik toplulukla başlar, nelere gebedir gelecek neler yaşar. Oysa ne güzel başlamıştır herşey . Sevmek..... göğsünün altında duran bir elin yumruğu kadar sana hayat veren makina, kabına sığmaz, dövünür çarpar. Göğsünü söküp fırlayı verecekmiş gibidir. Elin ayağın boşalır, hummalı bakışlar, baharda açan elma çiçekleridir düşünceler. Sevmek.... o zamanlar düşünemezsin belkide gözün kördür, ışıltılı sanırsın her şeyi, evin kurulup elin olduktan sonra anlarsın gerçeği. Annen değildir nazını çeksin, baban değildir istediğini alsın, kardeşin değildir seni anlasın.İki ayrı dünyaların insanı yağan sağanakta korunmak için girdikleri korunakta buluşmuşlardır sanki.....

       Gerçekten seviyor mu? canın acıdığında onun da canı acıyor mu? her gün sırtında taşısan da yorulup yere bıraktığında, senden kötüsü olmaz, iyi gününde eş, kötü gününde babana evlatsın. Sevmek... ölümüne sevmek,seni anlayabilmek. Ozan sazın teline vurduğunda için titrer, yüreğin burkulur, çareler içinde çare yoktur. Akşam olup yalnız kaldığında, yıldızlara anlatırsın seni, belki dili yoktur ama onlar da yalnızdır senin gibi.Hepsi tek başına, ay! sadece tebessüm eder, güneş ise yakıp geçer.... Akşamın alaca karanlığında,denize anlatır derdini,senin derdinle dertlenip kıyıları döver dalgalar,hırçınlaşır, köpürür. Ağaçlar yeşil yapraklarını hışırdatır sessizlik içinde ağlaşır, salınır sağa sola. Sevmek...... evladın olunca anlarsın sevmek, uğruna canını vermek, dertleriyle dertlenmek, sevinciyle şenlenmek. Sevmek bu olsa gerek çünkü emek verirsin emek olmadan sevgi olgunlaşmaz seviyorum dersen de yalan söylersin. O küçük varlıktır gerçek sevdiğin, sarıp sarmalar onunla büyürsün saçlarına kar ne zaman yağdı hatırlamazsın. Yıkık dökük hayatına renk gelmiştir, onun için yaşarsın. Sana ait yarın yoktur onun için yaşarsın. Sıcak gecelerde buz kesersin geçmişe yanarsın. Geçmişi geleceğe bağlayan köprüler kurarsın, bir yanda ailenin bir yanda çocuğunun hayatı ortasında kalakalırsın. Kilime işlenmiş nakışsın, Güneşte gölge, ay ışığında mehtapsın. Evinin direği, eşinin bileği, çocuğun geleceğisin. Şiirde kafiye, şarkıya güfte, romanlara ilahsın.

Derdin ile inlesen de, gülen yüz, oyunda kahramansın. Baharda çiçek, hançere kın gibisin, ağaca dal, sevgiye gül gibisin. Fedakarsın, cefakarsın, kadınsın, anasın, yarsın iyi ki varsın. Sevgi ile beslenmek.... ne dertle dertlenmek, ne de eğilip bükülmek, sana ayakta kalmak yaraşır. Emek vermek, gönülden ve bitimsiz sevmek.......
.
                                                            Fahriye HAMZAÇEBİ

 


                 

 

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi