|
|
| |
MAKALELER |
|
| |
FAHRİYE
HAMZAÇEBİ |
|
| |
DALGALAR
Denize
vuran
dalgalar,
coşkun
akan
ırmaklar
gibi
inişli
çıkışlıdır
hayat.
Gün olur
tüm
azametiyele
kıyıya
vurur,
gün olur
nazlı
bir
yelkenli
gibi
biteviye
yol alıp
gider.
Esas
hayatın
iki
kişilik
toplulukla
başlar,
nelere
gebedir
gelecek
neler
yaşar.
Oysa ne
güzel
başlamıştır
herşey .
Sevmek.....
göğsünün
altında
duran
bir elin
yumruğu
kadar
sana
hayat
veren
makina,
kabına
sığmaz,
dövünür
çarpar.
Göğsünü
söküp
fırlayı
verecekmiş
gibidir.
Elin
ayağın
boşalır,
hummalı
bakışlar,
baharda
açan
elma
çiçekleridir
düşünceler.
Sevmek....
o
zamanlar
düşünemezsin
belkide
gözün
kördür,
ışıltılı
sanırsın
her
şeyi,
evin
kurulup
elin
olduktan
sonra anlarsın
gerçeği.
Annen
değildir
nazını
çeksin,
baban
değildir
istediğini
alsın,
kardeşin
değildir
seni
anlasın.İki
ayrı
dünyaların insanı
yağan
sağanakta
korunmak
için
girdikleri
korunakta
buluşmuşlardır
sanki.....
Gerçekten
seviyor
mu?
canın
acıdığında
onun da
canı
acıyor
mu? her
gün
sırtında
taşısan
da
yorulup
yere
bıraktığında,
senden
kötüsü
olmaz,
iyi
gününde
eş, kötü
gününde
babana
evlatsın.
Sevmek...
ölümüne
sevmek,seni
anlayabilmek.
Ozan
sazın
teline
vurduğunda
için
titrer,
yüreğin
burkulur,
çareler
içinde
çare
yoktur.
Akşam
olup
yalnız
kaldığında,
yıldızlara
anlatırsın
seni,
belki
dili
yoktur
ama
onlar da
yalnızdır
senin
gibi.Hepsi
tek
başına,
ay!
sadece
tebessüm
eder,
güneş
ise
yakıp
geçer....
Akşamın
alaca
karanlığında,denize
anlatır
derdini,senin
derdinle
dertlenip
kıyıları
döver
dalgalar,hırçınlaşır,
köpürür.
Ağaçlar
yeşil
yapraklarını
hışırdatır
sessizlik
içinde
ağlaşır,
salınır
sağa
sola.
Sevmek......
evladın
olunca
anlarsın
sevmek,
uğruna
canını
vermek,
dertleriyle
dertlenmek,
sevinciyle
şenlenmek.
Sevmek
bu olsa
gerek
çünkü
emek
verirsin
emek
olmadan
sevgi
olgunlaşmaz
seviyorum
dersen
de yalan
söylersin.
O küçük
varlıktır
gerçek
sevdiğin,
sarıp
sarmalar
onunla
büyürsün
saçlarına
kar ne
zaman
yağdı
hatırlamazsın.
Yıkık
dökük
hayatına
renk
gelmiştir,
onun
için
yaşarsın.
Sana ait
yarın
yoktur
onun
için
yaşarsın.
Sıcak
gecelerde
buz
kesersin
geçmişe
yanarsın.
Geçmişi
geleceğe
bağlayan
köprüler
kurarsın,
bir
yanda
ailenin
bir
yanda
çocuğunun
hayatı
ortasında
kalakalırsın.
Kilime
işlenmiş
nakışsın,
Güneşte
gölge,
ay
ışığında
mehtapsın.
Evinin
direği,
eşinin
bileği,
çocuğun
geleceğisin.
Şiirde
kafiye,
şarkıya
güfte,
romanlara
ilahsın.
Derdin
ile
inlesen
de,
gülen
yüz,
oyunda
kahramansın.
Baharda
çiçek,
hançere
kın
gibisin,
ağaca
dal,
sevgiye
gül
gibisin.
Fedakarsın,
cefakarsın,
kadınsın,
anasın,
yarsın
iyi ki
varsın.
Sevgi
ile
beslenmek....
ne
dertle
dertlenmek,
ne de
eğilip
bükülmek,
sana
ayakta
kalmak
yaraşır.
Emek
vermek,
gönülden
ve
bitimsiz
sevmek........
Fahriye
HAMZAÇEBİ
|
|
|
|
|
|
| |
ANA SAYFA |
|
|
|
|