|
|
EDEBİYAT
| |
SÖYLEŞİ |
|
| |
HÜSEYİN DURMUŞ
DAVUTLAR'DA ARMONİ
Yıllardır dikkat etmediğim, beklide
hiç dikkatimi çekmeyen bir müzik armonisi şimdi
kulaklarımda çınlıyor Davutlar’da. Evet sevgili
dostlarım, yanlış duymadınız. Birkaç gecedir bir
müzik armonisi dinliyorum Davutlar’da. Hem de
yattığım yerden, sabaha kadar uyumasam, sanırım
dinlemeye devam edeceğim. Şimdi bu müzik armonisinin
nasıl olduğunu merak edebilirsiniz. Bazılarınız da
ağız mızıkasıyla yapılan bir müzik çeşidi diyerek
geçiştirmeye çalışacaksınız. İnanın sizin bildiğiniz
gibi değil bu armoni mızıkası.
Üç gün önce eve geç saatlerde
gitmiştim. Yorgun olduğum için hemen yattım.
Dışarıda ise müthiş bir fırtına vardı. Sanki yağmur
yağdı yağacak. Bir ara kulağıma müzik sesleri
gelmeye başladı. Sanki biri müzik aleti çalıyordu.
Sese kulak verdim. Sanki üst kattan geliyor gibiydi.
Ama oradan gelmiyordu. Çünkü camı açtım ve dinledim.
Kalktım acaba evin salonunda tv açık kaldı ve müzik
oradan geliyor sandım, ama tv de kapalıydı. Tekrar
yatağa uzandım. Yine müzik sesleri ara sıra gelmeye
devam ediyordu. Bir taraftan mızıkanın çıkarttığı
bir müzik sesini, bazen ise zil sesini andıran,
bazen de sanki metal sürtmesini andıran sesler
dinliyordum. Derken uykuya dalmışım. Sabah ezan
sesiyle uyandım.
Gündüz işyerinde çalışırken akşam ki
müzik armonisini düşünmeye devam ettim. Bir türlü
akşamki o sesleri ayırt edemiyor ve merakım giderek
artıyordu. Dışarıda ise fırtına her tarafı altüst
ediyordu. Davutlar halkının söylediğine göre burada
kış aylarında bu fırtınanın özelliği buymuş. Bu
fırtına bu yöreye sanki özel oluyormuş gibi esmeye
devam ediyormuş. İnanın ben nu işe bir türlü akıl
sır erdiremedim. Günün yorgunluğu ile eve gittim.
Eve biraz geç gitmiştim. Akşam yemeğini dışarıda
yemiş, eve ise saat 23.00 gibi gitmiştim. Yorgun
olduğum için hemen yatağa girdim.
Yine müzik sesleri ve zil seslerini
andıran metal sürtmeleri içerisinde uyandım. Bir
gece önce armoniyi andıran o sesler ile metal
sürtmelerini andıran metalik sesler yine beni
meraklandırmıştı. Ayağa kalktım. Sesleri dinlemeye
başladım. İlk iş olarak camı açtım. Dışarıda fırtına
sanki ağaçların dallarını kıracak gibi olmasını
bırakın; komple kökünden çıkarıp atmak için sanki
antrenman yapıyor gibiydi. Rüzgâr yavaşlayınca bir
sakinlik başlıyor. Ama rüzgâr fırtınaya dönüşünce
ortalıkta sanki kızılca kıyamet kopuyordu. Derken
kulağıma o merak ettiğim armoniyi andıran müzik
kulağıma ulaştı. Pür dikkat kesildim. Derken sesin
kaynağını buldum. Metal sürtmesini andıran sesler,
cama çok yakında bulunan, parka bakan çam ağacından
geliyormuş. İğne yapraklı olmasının yanı sıra
rüzgârın şiddetini artırması ve ya azaltmasına göre
sürtünmenin hızına ve yavaşlığına göre bazen metal
sesinin, bazen de ıslık sesini andıran bir durumun
ortaya çıktığını gördüm. Ayrıca bulunduğum odanın
camını açıp kapamam sırasında da armoniyi öğrendim.
Cam kapalı iken rüzgârın hızı ve şiddetinin binanın
duvarlarını yalamasının yanı sıra camın pervazından
odanın içerisine girmek için çalışırken çıkardığı
sesin bir armoni mızıkasının çıkardığı sesi
andırdığını anladım. İnanın o rüzgârın şiddeti ile
yaptığı müzik şölenini hayatımda ilk defa
yaşamıştım. Bu müzik armonisini her tarafta da
yaşayamazsınız. Ben Türkiye’nin bir çok yerini
gezdim. Ama asla böyle bir müzik ziyafetini
görmedim. Doğanın o iki akşam boyunca bana çekmiş
olduğu meraklı izlenimlerimle böylece yeni bir gün
için uykuya dalmışım.
Evet sevgili dostlarım. İki gün
boyunca meraktan uykumun bölündüğü o müzik
ziyafetinin sırrını öğrendim. Ama öğrendiğime inanın
pişman oldum. Keşke o müzik armonisini
öğrenmeseydim! Keşke o sesleri öğrenmek için uğraşma
saydım! Keşke bu kadar araştırıcı meraklı biri
olmasaydım da o iki gecenin sırrını öğrenmeseydim.
Başka gecelerde de o müzik ziyafetini dinelmiş
olsaydım. Öyle değil mi? Ne dersiniz?
İçinizde mızıkadan çıkan sesin
doğada da oluştuğunu, metalik seslerin doğada çoğu
zaman oluşabileceğini, bir de tam bir müzik
ziyafetinin doğanın size çekmesini istiyorsanız
buyurun Davutlar’a gelin. Ama şunu unutmayın ki, bu
müzik ziyafetini Davutların her köşesinde
duyamazsınız. Onun da oluştuğu yerler belirli
yerler. İşte o yerleri bana sormayın. Sizlerde
fırtınalı gecelerde bu müzik ziyafetini biraz
dikkatli olursanız dinlersiniz sanırım.
Nice müzik dolu fırtınalı gecelere
ve o gizemli müzikli dakikalara ulaşmanız dileğimle
sağlıcakla kalınız.
Hüseyin DURMUŞ
Davutlar / 6.12.2005
|
|
| |
Ana Sayfa |
|
|
|
|