Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra Durmuş
Gülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
   ÖYKÜLER
  ZEYNEP  AYTÜRK     
  DENİZ GÖZLÜME  
           
          Yaşadığım ve yaşayabileceğim en kötü gün olmalıydı o gün. Allah’ım ne kadar da temiz duygularla sevmiştim onu… Gözlerimi açtığımdan beri yanımdaydı. Deniz gözlerinde bulduğum  huzur ve mutluluğu; hayatın hiç  bir tadında bulamıyordum. Onunla geçen her saniye bana mutluluk  veriyordu. Birde; aşkımı,sevgimi anlatabileceğim tek bir dostum vardı. Ya da ben onu öyle biliyordum.
          Neden böyle oluyordu? Sevmek, aşık olmak, uğruna canına kıyacak kadar bağlanmak ayıp mıydı yoksa günah mı? Bunu  anlamıyordum ya da neyin bedelini ödediğimi bilmiyordum.
          Aynı mahallenin çocuklarıydık. Deniz gözlüm, sevgi ve ben; küçük, şirin bir kasabada yaşıyorduk. Aşkımıza yalnız Sevgi tanıktı, bir de ağaçlara kazıdığımız o kalpler…
          Aynı okulda, aynı sırada oturuyorduk. Ona küçük yaştaki  büyük kalbimle delicesine bağlanmıştım. O da beni seviyordu. Aşkımızı ve bu küçük yaşta da olsa duyduğumuz  büyük sevgiyi kalbimize sığdıramıyorduk, korkuyordum. Bir rüya gibiydi ve ben  uyanmak istemiyordum.
          Ortaokulu bitirmiştik. Ailem okumamı istemiyordu. Disiplinli ve tutucu  bir ailem vardı. Kasabadaki herkes babamdan çekinirdi.           Deniz gözlüm sınavlara girmiş, askeri liseyi kazanmıştı. Çok mutlu olmuştum. Deniz gözleriyle çok yakışıklı bir bahriyeli olacaktı, biliyordum. Sonraları bu mutluluğumun yerini hüzün almaya başlamıştı. Ayrılıyorduk, çünkü gidecekti buralardan, belki aylarca göremeyecektim onu. Ne yapacaktım, ya beni unutursa? Ya benden vazgeçerse? Diye düşünüp gecelerce uyuyamıyordum.
          Ailem artık onunla görüşmemi istemiyordu. Yaşımız büyümüştü ve bu yüzden saçmada olsa görüşmemizden rahatsız oluyorlardı. Tüm bunlara rağmen onunla olan ilişkimi kesmedim ta ki bu olay ailemin kulağına gidene kadar.
           Ondan hiç haber alamıyordum. Bu beni  korkutuyordu. Ailem onun adını  anmamı bile yasaklamıştı. Ama ne olursa olsun ondan  vazgeçemezdim bu kadar büyük severken bu olanaksızdı. Canımdan geçerdim ama ondan asla! O benim nefesimdi, onsuz her şey anlamsız ve karmakarışıktı.
           Çaresizlik başlamıştı. Onu özlüyordum. Nasıl haber alacaktım ondan? Sevgi; aşkımızın tek tanığı. Sevgimizi ve büyüklüğünü bilen tek  insan yanımdaydı her zaman olduğu gibi… Mektuplarımı ona yolluyordu; o da bana getiriyordu. Çok mutluydum çünkü her şeye rağmen hâlâ beraberdik. Deniz Gözlüm yalnız bana aitti.
           Yalnız sahiller kıyıya vuran hırçın dalgalar biliyordu yılmadan günlerce delicesine onu, ya da ondan gelecek en ufak bir haberi nasıl beklediğimi…Zaman ilerliyordu fakat Sevgi gelmiyordu. Ondan bir haber alamıyordum. Sevgi , derdimi paylaşacağım tek insandı ama nerede? Bitiyordum, yok oluyordum. Neden herkes tek tek kayboluyordu? Tek kelimeyle yalnızdım, yapayalnız…
           Aradan uzun bir süre geçmişti. Küçük bir çocuğun kapıyı çalmasıyla uyandım. Elinde bir zarf ve bana bakıyordu. Gözlerimde acıyla dolu, aynı zamanda da mutlu bir  ışık vardı. Duygularımı tanımlamak  çok güçtü. İçimde karma karışık tonlarca duygu çaresizce oradan oraya koşuşturuyordu. Zarfa bakıyordum ve o sabahı artık bir daha hatırlamak istemiyorum….Zarfı alıp hızlıca boş bir odaya koştum. Tanımlayamadığım o garip duyguyla açtım zarfı. Yalnızca bir fotoğraf vardı içinde.
           Hayatımın, hayallerimin, nefes alacak  gücümün kalmadığı andı o an. Fotoğrafta Sevgi ve Deniz Gözlüm vardı. Beyaz gelinliği ile Sevgi ve artık Bahriyeli kıyafeti yoktu Deniz Gözlüm’ün…
           Benim değildi artık. Ellerindi diyemiyorum çünkü. Sevgi el değildi. Bu olamazdı. O benim dostumdu ya da ben öyle sanmıştım.Ben neden bunları yaşıyordum. Neden, neden, neden ben? O anı her andığımda  hayata ve yaşadıklarıma bir kez daha lanetler yağdırıyordum. Yaşama umudum ve insanlara bir damlacık  dahi olsa güvenim yoktu artık…Şimdi bu iğrenç hayata veda ediyorum. Bu hayatta yerim olmadığını düşünerek herkese ve sahip olamadığım  Deniz Gözlüm’e  ELVEDA!

                                                                                                                                                                         İzmir.21.10.2003
                                                                                 Zeynep AYTÜRK    




 
 
     Ana Sayfa                                                                 Biyografiler   
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi