|
|
ÖYKÜLER
| |
ZEYNEP AYTÜRK
|
|
| |
DENİZ GÖZLÜME |
|
| |
Yaşadığım ve
yaşayabileceğim en kötü gün olmalıydı o gün.
Allah’ım ne kadar da temiz duygularla sevmiştim onu…
Gözlerimi açtığımdan beri yanımdaydı. Deniz
gözlerinde bulduğum huzur ve mutluluğu; hayatın
hiç bir tadında bulamıyordum. Onunla geçen her
saniye bana mutluluk veriyordu. Birde;
aşkımı,sevgimi anlatabileceğim tek bir dostum vardı.
Ya da ben onu öyle biliyordum.
Neden böyle oluyordu? Sevmek, aşık olmak,
uğruna canına kıyacak kadar bağlanmak ayıp mıydı
yoksa günah mı? Bunu anlamıyordum ya da neyin
bedelini ödediğimi bilmiyordum.
Aynı mahallenin çocuklarıydık. Deniz
gözlüm, sevgi ve ben; küçük, şirin bir kasabada
yaşıyorduk. Aşkımıza yalnız Sevgi tanıktı, bir de
ağaçlara kazıdığımız o kalpler…
Aynı okulda, aynı sırada oturuyorduk. Ona
küçük yaştaki büyük kalbimle delicesine
bağlanmıştım. O da beni seviyordu. Aşkımızı ve bu
küçük yaşta da olsa duyduğumuz büyük sevgiyi
kalbimize sığdıramıyorduk, korkuyordum. Bir rüya
gibiydi ve ben uyanmak istemiyordum.
Ortaokulu bitirmiştik. Ailem okumamı
istemiyordu. Disiplinli ve tutucu bir ailem vardı.
Kasabadaki herkes babamdan çekinirdi.
Deniz gözlüm sınavlara girmiş, askeri liseyi
kazanmıştı. Çok mutlu olmuştum. Deniz gözleriyle çok
yakışıklı bir bahriyeli olacaktı, biliyordum.
Sonraları bu mutluluğumun yerini hüzün almaya
başlamıştı. Ayrılıyorduk, çünkü gidecekti
buralardan, belki aylarca göremeyecektim onu. Ne
yapacaktım, ya beni unutursa? Ya benden vazgeçerse?
Diye düşünüp gecelerce uyuyamıyordum.
Ailem artık onunla görüşmemi istemiyordu.
Yaşımız büyümüştü ve bu yüzden saçmada olsa
görüşmemizden rahatsız oluyorlardı. Tüm bunlara
rağmen onunla olan ilişkimi kesmedim ta ki bu olay
ailemin kulağına gidene kadar.
Ondan hiç haber alamıyordum. Bu beni
korkutuyordu. Ailem onun adını anmamı bile
yasaklamıştı. Ama ne olursa olsun ondan
vazgeçemezdim bu kadar büyük severken bu
olanaksızdı. Canımdan geçerdim ama ondan asla! O
benim nefesimdi, onsuz her şey anlamsız ve
karmakarışıktı.
Çaresizlik başlamıştı. Onu özlüyordum.
Nasıl haber alacaktım ondan? Sevgi; aşkımızın tek
tanığı. Sevgimizi ve büyüklüğünü bilen tek insan
yanımdaydı her zaman olduğu gibi… Mektuplarımı ona
yolluyordu; o da bana getiriyordu. Çok mutluydum
çünkü her şeye rağmen hâlâ beraberdik. Deniz Gözlüm
yalnız bana aitti.
Yalnız sahiller kıyıya vuran hırçın
dalgalar biliyordu yılmadan günlerce delicesine onu,
ya da ondan gelecek en ufak bir haberi nasıl
beklediğimi…Zaman ilerliyordu fakat Sevgi
gelmiyordu. Ondan bir haber alamıyordum. Sevgi ,
derdimi paylaşacağım tek insandı ama nerede?
Bitiyordum, yok oluyordum. Neden herkes tek tek
kayboluyordu? Tek kelimeyle yalnızdım, yapayalnız…
Aradan uzun bir süre geçmişti. Küçük bir
çocuğun kapıyı çalmasıyla uyandım. Elinde bir zarf
ve bana bakıyordu. Gözlerimde acıyla dolu, aynı
zamanda da mutlu bir ışık vardı. Duygularımı
tanımlamak çok güçtü. İçimde karma karışık tonlarca
duygu çaresizce oradan oraya koşuşturuyordu. Zarfa
bakıyordum ve o sabahı artık bir daha hatırlamak
istemiyorum….Zarfı alıp hızlıca boş bir odaya
koştum. Tanımlayamadığım o garip duyguyla açtım
zarfı. Yalnızca bir fotoğraf vardı içinde.
Hayatımın, hayallerimin, nefes alacak
gücümün kalmadığı andı o an. Fotoğrafta Sevgi ve
Deniz Gözlüm vardı. Beyaz gelinliği ile Sevgi ve
artık Bahriyeli kıyafeti yoktu Deniz Gözlüm’ün…
Benim değildi artık. Ellerindi
diyemiyorum çünkü. Sevgi el değildi. Bu olamazdı. O
benim dostumdu ya da ben öyle sanmıştım.Ben neden
bunları yaşıyordum. Neden, neden, neden ben? O anı
her andığımda hayata ve yaşadıklarıma bir kez daha
lanetler yağdırıyordum. Yaşama umudum ve insanlara
bir damlacık dahi olsa güvenim yoktu artık…Şimdi bu
iğrenç hayata veda ediyorum. Bu hayatta yerim
olmadığını düşünerek herkese ve sahip olamadığım
Deniz Gözlüm’e ELVEDA!
İzmir.21.10.2003
Zeynep AYTÜRK
|
|
| |
Ana
Sayfa
Biyografiler
|
|
|
|
|