EĞİTİMCİ GÖZÜYLE
Dr.
Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28
DİNLER ARASI
DİYALOG VE DİNİMİZE
GETİRDİĞİ YENİLİKLER
Bilindiği gibi Türkiye “Dinler
arası Diyalog” eş-başkanıdır. Bir
süreden beri sürdürülen bu
çalışmaların sonuçları uygulanmaya
başlamış olmasına karşın, nedense
halka bunlar açıklanmıyor ve
meydanlarda, basında ve
televizyonlarda dile getirilmiyor.
Öyle ya, insan yaptığı iyi şeyleri
açıklayarak bununla övünmez mi?
Acaba neden açıklanmıyor? Sebebi
gayet açık. Halkımız anlayamaz ve
tepki gösterir ve bu yüzden AB ile
ilişkilerimiz tehlikeye girer diye
korkuluyor. Hem ne önemi var canım,
dinde küçücük birkaç değişiklik
yapılmışsa bundan ne çıkar.
Yapılan Önemsiz Değişikliklerden
Bazıları:
1-
Cumaları camiye gidenler bilirler,
hoca efendiler hutbe okurlar yani
devlet başkanı adına halka nutuk
irad ederler. Bu hutbenin sonunda
okunan bir ayeti kerime vardır; o
ayeti kerime Kuranı Kerimden
alınmıştır, denir ki: “Allah katında
din İslamdır.”
Şimdi, Diyanet İşleri Başkanlığınca
gönderilen ve Cuma Hutbesinde
okunacak dua ve ayetlere ilişkin
tavsiyede söz konusu olan ayet yer
almamaktadır. Tabii Hoca efendiler
de bu ayeti okumadan diğer ayet ve
dualarla hutbelerini tamamlarlar.
Halk Arapça bilmediği için kimse
farkına varmaz. Esasen de önemli
değildir. Bu ayeti ısrarla okuyarak
Yahudi ve Hıristiyan kardeşlerimizi
darıltmağa değer mi?
2-
İlköğretimde 5. sınıf Din Kültürü ve
Ahlak Bilgisi kitabında kelime-i
tevhit çocuklara öğretilirken “La
İlahe İllallah Muhammedün Resulullah”
yerine: “La İlahe İllalah” şeklinde
öğretiliyor.
Bu
ayetin anlamı Allah’tan başka İlah
yoktur ve Muhammed O’nun elçisidir.
Yapılan değişiklik “Muhammed O’nun
Elçisidir” ifadesinin çıkartılması
şeklinde olmuştur ki, ezanda da yer
alan bu ifade yakında oradan da
kaldırılır. Çünkü; dinler arası
anlaşmaya uygun düşmüyor. Sanki
yalnızca Muhammed Allah’ın
Elçisi’ymiş gibi anlaşılıyor Yahudi
ve Hıristiyan kardeşlerimiz bunu
istemiyorlar. Bu durum “Dinler arası
diyaloga” uygun değil.
3-
Bir
diğer değişiklik; Fatiha Suresi’nin
anlamında yapılan küçük, küçücük bir
değişiklik. Hani Fatiha Suresi’nin
son cümlesi var ya: “gayril mağdubi
aleyhim veleddallin” deriz ve
sonunda “amin” diyerek Fatihayı
bitiririz ya, işte Fatiha suresini
bu son ayetlerinin anlamı
çocuklarımıza öğretilmiyor. Bu
ayetlerin anlamı ise şöyle:
“Allah’ım bizi gazaba uğrayanların
ve azıtıp sapıtanların yoluna
(durumuna) düşürme (uğratma)” deriz.
Çocuklara bu anlam öğretilirken bu
ifadeler tamamen çıkartılmış
durumda. Çünkü bu ifadelerden Avrupa
rahatsız oluyor. Neden rahatsız
oluyorlar? Bunda ne var ki diye
düşünülebilir. Müslüman Din Alimleri
bu ayeti kerimeleri tefsir ederken
diyorlar ki:” Gazaba uğrayanlardan
maksat Yahudiler, azıp sapıtanlar
ise Hıristiyanlardır” Çocuklarımız
bu kadar ayrıntıya zaten dikkat
etmiyorlar. Ne önemi var. Avrupalı
dostlarımızla aramızı bozmaya değer
mi?
4-
Yine
her gece yatsı namazından sonra
okunması adet olan ve “amenal
resulü” diye başlayan ayetlerin son
bölümünde olan ve bir dua cümlesi
olarak okunan “ente Mevlana fensurna
alel kavmil kafirin” ayetinin anlamı
ders kitaplarında eksik yazılmıştır.
Bu ayeti kerimede “Sen bizim
Mevlamızsın “ ifadesinden sonra
gelen “kafirler topluluğuna karşı”
ifadesi çıkarılmış:” “Sen bizim
mevlamızsın bize yardım et.”
Şeklinde ifade edilmiştir. Halbuki
söz konusu ayetin tam anlamı
şöyledir: “Sen bizim mevlamızsın
kafirler topluluğuna karşı bize
yardım et.” Şeklindedir. Çocuklar
kafirler topluluğunun kim olduğunu
merak edip sormasın diye anlamı tam
olarak öğretilmek istenmemektedir.
Bilmem ki, “Ulama bu işlere ne der?”
Ayetlerin Arapça okunuşlarını yanlış
yapmadan okumak için titizlik
gösteren din bilginlerimiz, dinin
temelleri üzerinde oynanmak istenen
bu değişiklikler karşısında neden
susuyorlar?
Burada Ömer Hayyam’ın bir dörtlüğünü
sizlerle paylaşmak isterim:
“Mevki sahipleri bildiğinden
caymazlar.
Nice pisliğe gömülseler de aymazlar.
Şaşılacak bir iş ki, kendileri gibi;
Hırsa kapılmamışı adamdan
saymazlar.”