| |
DÜŞÜNMEK
SUÇ MU?
Merhaba sevgili
dostlarım. Bugün sizlerle “ Düşünmek suç mu?”
üzerinde durmak istiyorum. Evet, düşünmek suç mu
acaba, ne dersiniz? Hele bu düşünmeyi yüksek sesle
yaparsanız acaba sizin peşinizden kimler ve niçin
gelir, bunu hiç düşündünüz mü? Bugün konumu düşünce
suçları üzerine ayırdığımı sanmayın sakın! Ben
siyasetten nefret ederim. Bu nedenle siyaset kokan
konulara girmeyi hiç düşünmüyorum. Siyasetten nefret
ettiğim için siyasi amaçlı konuları seçmem.
Ülkemizin kışı yaşadığı şu günlerde
büyük bir sürpriz diye kabul ettiğim, göçmen
kuşların belasına tutulması beni derin düşüncelere
saldı. Bir anda ülkeyi göçmen kuşlardan geldiği
düşünülen “ Kuş Gribi ” belası bir kabus gibi
ülkemin üstüne çöker oldu. Ne hikmettir ki bu kuş
gribi hastalığı bir Çin’de görülüyor, bir de bu sene
bizim ülkemizde görülmeye başladı. Gerçi şu an üç
dürt ülkenin de ismi duyulmaya başladı ama, ne yazık
ki dünya basını gündemini şuan ülkemiz olumsuz bir
şekilde işgal ediyor. Bir ara komşumuz Yunanistan’da
da görüldüğü söylendi ama çabucak yok edilip
sessizlik sağlandı. Bulgaristan’dan ise bu konuda
ses bile çıkmadı. Halbuki göçmen kuşlarının kuzeyden
güneye gidiş yolları bu ülkeleri de kapsamakta ve
kuzeyden güneye inen kuşların o ülkeleri değil de
bizim ülkemizi sanıyorum çok ilginç olsa gerek. Bu
ilginç durum da benim düşünmeme neden oldu. Çünkü bu
kuş gribi ülkemizde doğu bölgesinde başladı, sonra
belirli bir hat üzerinde ilerleyerek ne ilginçtir
ki; turizm yörelerini en fazla tehdit eden bir hal
aldı. Bu durumu sesli olarak düşünmek istedim.
Ekonomik şartları iyi olmayan
vatandaşlarımız; hatta ekonomik durumunu bırakı, bu
ülke insanının çoğu zaman sağlık sorunlarına,
sağlığına hiç değer vermediğini, bu nedenle bile
bile ölüme meydan okuduğunu biliyoruz. Çernobil
faciasında çay içme, fındık yeme gibi komiklikler
yaşanmıştır. Doğal felaketler olmayınca bir başka
sorunlar ile karşı karşıya kalıyor. Son otuz yılı
incelediğimizde anarşi azalınca sağlık, sağlık
bitince anarşi, siyaset ve gündem değiştirmek için;
spor, töre cinayetleri, terör, kapkaç cinayetleri...
Bu nedenle ülkemiz gündem sıkıntısı çekmiyor. Her
şey düzene giriyor derken bir bakıyorsunuz ki
Yunanistan ile gerginlik neredeyse savaşa dönüşecek
gibi oluyor. Kısacası gündem ve konulara o kadar
sahibiz ki sevgili dostlarım. Ne yazık ki, bu
konular içerisinde gündem oluşturmak için çaba
harcamaya gerek yok. Amaç, asıl gündemi oluşturmamak
için çalışmış olsak sanırım daha iyi olacak.
Şimdi sıkı durun sevgili dostlarım. Biz
ulus olarak; çok iyi, yardım sever, vatanını
canından çok seven, bayrağı için canını ve kanını
fedaya hazır insanlarız. Ancak vatan için biraz
araştırmaya, bazı durumları incelemeye, gündemi
oluşturan konuları başlangıç nedeniyle buna sebep
olabilecek asıl arka planı hiç mi hiç düşünmüyoruz.
Bir de bizler dolduruşa da çabucacık geliveriyoruz.
Hele günümüzde görsel ve yazınsal basının gündem
üretmede çok becerikli olmaları bizler için bunmaz
birer Hint kumaşı gibi oluyor.
Şimdi sadede gelelim. Ülkemizde terör
nasıl dış güçleri bir eseri ise ve buna ülke
içerisinden bilinçli ve ya bilinçsizce destek
buluyor ise bunun gibi sorun olur. Diğer konularda
da ben dış ülkelerden bazıları ve dış güçlerin
ülkemize olan olumsuz bakışları diyorum. Ermeni
sorununun bazı dış güçlerin bize olumsuz
yaklaşımında olduğu gibi. Kuş gribine gelince; şimdi
sıkı durun!
Hani bir ara ürettiğimiz sebze ve
meyveler konusunda uluslar arası skandalları nasıl
yaşamış isek. Bu ülke ekonomisine inen bir darbe ve
tokat olmuşsa, aynı durum şimdi evcil hayvanlar ve
halkımızın kışın en çok tükettiği kanatlı yaban
hayvanları ile evcil kümes hayvanları üzerinde de
bir oyun dönüyor. Kuzeyden gelen göçmen kuşların
ülkemize girmesi ile bizim ülkemizde de kuş gribi
görünmeye başladı. Ben diyorum ki; bu göçmen
kuşlarının bazıları özellikle “ KUŞ GRİBİ” virüsü
ile yüklendi ve bize gönderildi. Bunun sonunda da
belirli çizgiler ve hat üzerinden giden bu kuşlar,
ülkemizde konaklamaları sonunda hastalık ta
ülkemizde yayılmaya başladı. Bu bizim için bir tuzak
değil de nedir? Bu virüs dış güçlerin bizim için bir
oyun değil mi acaba? Bu göçmen kuşların hepsi bizde
konaklamaya devam ediyor mu, yoksa buradan başka
ülkelere giderek o ülkelerde neler yaptılar? Oralara
da virüsü bulaştırdılar mı, yoksa virüs sadece bizim
ülkemize özel mi oldu?
Bir yetkili çıkıp bu konuda bilgi
verirse sevineceğim. Ulusal ve yerel olarak yayın
yapan görsel basın ile yerel yazınsal basının bu
konuda yaptıkları herhangi bir araştırmaları var mı?
Varsa bu bulguları oldu mu? Varsa neden
açıklamıyorlar? Bu konuda bilgileri yok ise
araştırmayı düşünüyorlar mı? Kalın sağlıcakla.
Hüseyin
DURMUŞ
Davutlar/ 19.01.2006
|
|