Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
S.Samiye SEZEN
Serap DURMUŞ
Figen DEMİRCAN
Hüseyin Durmuş
Sibel USTAEL
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    MAKALELER
  DİLEK SAKALAR  
 



Eğer Ben Olsaydım

 

    Yaşamımız boyunca karşılaştığımız olaylarda, kimi zaman hoşumuza giden, onayladığımız durumlar, kimi zaman da eleştirdiğimiz durumlar ya da kişiler olmuştur. Eminim birçoğumuz“Ben onun yerinde olsaydım...” diye başlayıp kendi doğrularımız çerçevesinde olayların akışını değiştiren cümleler kuruyoruz. Bazen hiç mi hiç bizi ilgilendirmeyen kişiler için, bazen de çok yakınımızdakiler için...Örneğin annemiz veya babamız için.

            Genelde yaş ilerledikçe çok uzak ve ulaşılması güç şeylere yakınlaştığımız söylense de, bunun pek böyle olmadığını zamanla anlıyoruz. Yaşadıklarımız, gördüklerimiz ve duyduklarımız aslında birçok şeyin ne kadar zor olduğunu ispatlıyor. Küçükken “Ben annemin yerinde olsaydım böyle yapardım veya şunu asla böyle yapmazdım.” diye kolaylıkla konuşabiliyorken -sanırım büyüdükçe oluyor fikirlerin değişimi- artık aynı şekilde konuşamıyoruz. Çünkü çocuk yetiştirmenin sadece yemeğini yedirmek, okula göndermek, birtakım ihtiyaçlarını karşılamak olmadığını artık kavrayabiliyoruz. Herşeyden önce önemli olanın çocuğu büyütmek değil, onu eğitmek, onu mutlu bir birey olarak dünyaya kazandırmak olduğunu ve bunun zorluğunu biliyoruz. En azından çevremizdekiler bunu bize gösteriyorlar. Aslında çocuğunu sevmenin, ona ihtiyaç duyduklarını vermenin yanında önemli olan onu anlamak, dinlemek, her zaman desteklemek, yasaklar koymak yerine onları uyarmak, iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı ona öğretmek değil midir?
              
                Saksıya dikilen bir çiçek ya da tarlaya ekilen bir tohum nasıl özenle, sabırla, emekle ve sevgiyle yetiştiriliyorsa, her şeyden daha kıymetli olduğu söylenilen çocuklar için sanırım daha çok emeğe, sabra, özene ve sevgiye ihtiyaç vardır.

              Tabi çocuk yetiştirmeden önce insanlar kendilerini yetiştirmelidirler. Bilinçsizce sadece annelik ya da babalık duygusunu yaşamak için ya da çocuk sevgisini tatmak için kişilerin çocuk sahibi olmamaları gerekir. Bu şekilde olduğu takdirde, bir insanın daha dünyaya gelmeden hayatıyla oynanmış olur. Bunun için “Eğer ben olsaydım...” diye cümleye başlayıp düşünmemiz gerekir.

          
                                                                                               
Dilek SAKALAR
                                                               Söke Hilmi Fırat  Anadolu Lisesi Öğrencisi/AYDIN

 
 
                                                                                                 Ana Sayfa  
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 



SICACIK BİR İLGİ,

GÜLER YÜZLER,
SADECE HİZMET,

GÖRMEK   İÇİN
BUYURUN
BİZ
YAVUZ OPTİK
EMRİNİZDE
LÜTFEN
SİZLERDE
GÜLER MİSİNİZ!

Adres:İstasyon Cad..No.44
SÖKE

 

 
     
  Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi