Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra Durmuş
Gülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
  
   MAKALELER    
   HÜSEYİN DURMUŞ  
 

   
                                          
EĞİTİLMEK Mİ?

           
            Bir çocuğu, bir yetişkini, bir insanı eğitmek mi önemlidir yoksa eğitilenin; aldığı eğitim ile uygulama yapması mı önemlidir, ne dersiniz? Hemen herkes eğitim üzerinde duracaktır. Eğitim olmadan kişinin yetişmesini nasıl sağlarız. Bilimi, teknolojiyi, davranışını, toplum içerisinde oturup kalkmasını, işlevsel özelliğini hangi ortam ve yerde yapması gerektiğini ancak eğitim ile verebiliriz diyebilirsin. Haklısınız diyeceğim, ancak sadece verilen, işe yaramayan; verilen eğitimin uygulama alanı ve ne teknolojik alanda nede sosyal yaşam içerisinde uygulama alanına konmayan eğitime eğitmek mi denir? Neden eğitim ve öğretim yapıyoruz? Ulus olarak geleceğimiz, ulus olarak dünya durdukça kıyamete kadar Türk Ulusu olarak tarih sayfasından ve bulunduğumuz coğrafyadan yok olmamak için değil mi? Bu soruya da yine evet diyeceksiniz. Hepinize teşekkür ederim bu düşünceleriniz için.

            Günümüzde eğitim ve öğretim anlayışı değişti ne yazık ki! Eskiden alınan eğitim ve öğretim anlayışı ile bu ulus neler yapmamış ki; Orta Asya’da Ulus olarak ayakta kalmasını bilmiş, Anadolu’yu kendisine yurt edinmiş, Anadolu’da yaşarken yozlaşmak üzere olan diline sahip çıkmış, 29 mayıslarda, 18 martlarda, 19 mayıslarda başlayan kurtuluş savaşlarının kazanılmasına ve bizlere ise sadece öğünmekle çevreye gülücükler dağıtmamızı sağlamıştır. Gerçek eğitim almış eğitimin ve öğretimin ne olduğunu anlayan gerçek liderler sayesinde bu Türk Ulusu ayakta kalmasını bilmiş. Şimdi biz geleceğin gençleri de dahil sadece seyircilik yapıyoruz. Leyleğin ömrü lakla geçer misali bizlerde her gün kahve köşelerinde, sosyete toplantılarında, süslü basını ve tv lerinde eğitimden ve ahlak anlayışından uzak günler içerisinde günümüzü gün ediyoruz. Öğretmenine saygısından dolayı her yerde önceliği veren bir Fatih’in, gerçekten zeki ve başarılı olduğunu öğrenip “Burada iki Mustafa var. İnsanlar seninle beni karıştırmasınlar. Bundan sonra sana Kemal ismini ben veriyorum.” diyerek bir ulusun yok olmasını engelleyen öğretmenlerimiz olmasaydı ve onlar iyi bir eğitim vermemiş olsaydı acaba bugün ayakta kalabilir miydik?

            Günümüzde eğitim anlayışımız da, eğitim ve öğretim anlayışımız da değişti. Sadece taklit ettiğimiz bir eğitim anlayışını sergiliyoruz. Sık sık yaz boz tahtasına dönüşen eğitim uygulamalarının yanı sıra çıkarcı bir eğitim anlayışı yanı sıra; “ Ben yaptım, ben uyguladım, ben karar verdim, sorumluluğu bana ait, hesabını vereceksem ben veririm.” diyerek sorumluluktan kaçan, yanıldıklarını belirtenler gerçek eğitim ve öğretimi almış olsalardı bunları söyleye bilirler miydi? Büyük bir deprem sonrası verdiği sözü yerine getiremeyen Japonyalı belediye başkanının intiharını duymayan kalmamıştır sanırım. İşte alınan eğitim, devlet adamlığı sorumluluğu, görevini yerine getirememe, o kişiye intiharı seçtirmiş. Ben ülkemizdeki yöneticilerin yaptıkları yanlışlardan dolayı intiharlarını istemiyorum. Devlete verdikleri zararları ödesinler, devlete kimlerin ne kadar zarar verdiğini açıklasınlar, devleti yönetirken acele ile verilen karalardan dolayı hesap verilmesin diyerek kendilerini koruma zırhından arındırarak; “ Bu ülkede, ülkeyi yönetmeye talip olanların yaptıkları, yapacakları yanlış nedeniyle mutlaka hesap verir, vermelidir.” Düşüncesinin devlet yönetimi felsefesine ve uygulama alanına girmesini istiyor ve bekliyorum. Eğer bunlar yerleşirse işte biz o zaman eğitime başlamış, devletin geleceği garanti altına alınmış, devlet gerçek yöneticilerini yetiştirmeye başlamış demektir.

Sözü fazla uzatmak istemiyorum. Eğitim ve öğretim konusunda fazla kötümser olmak istemiyorum. Benim öğretmenlik yaptığım yıllarda özlemini duyduğum; öğrencilerime ısrarla söylediğim, ancak çeşitli olumsuzluklar, yeterli mali kaynak olmayışı nedeniyle yapmadığım bir çalışmayı emekli olduktan sonra Aydın ili, Söke ilçesinde eğitim öğretim yapan HİLMİ FIRAT ANADOLU LİSESİ’nde gördüm. Bu çalışma ve başarılarından dolayı başta okul müdürü olmak üzere tüm öğretmenlerimizi kutlarım. Yabancı dil bölümü öğretmenlerinin çalışmaları, Edebiyat öğretmenlerinin çalışmalarını ilk gördüğümde inanın gözlerimden mutluluk ve sevinç gözyaşı aktı. Okulda kültürel faaliyetler içerisinde; dergi çıkarmalarını, yazan öğrencilerini nasıl desteklediklerini, genç yaşta başarılı öğrencilerin yazdıklarını bir kitapta toplanarak o kitapların basılmasına nasıl ön ayak olduklarını gördüm. Merak edenleriniz okuldaki yaşları küçük, ancak düşünce ve çalışmalarıyla ne kadar büyük insanlar olduğunu görmek sanırım okulu ziyaret eder veya telefon ederek bilgi almak  mümkün.

            Evet değerli okuyucularım. Aslında o kadar çok söylenecek sözler ve davranışlar çok ki... Hangisini anlatsam bilemiyorum. Umutsuz değilim. Mutlaka bu ülkede eğitim ve öğretim anlayışı değişecek. Bu ülkede gerçekten eğitim ve öğretimin uygulama alanına geçtiğini de göreceğiz. Belki ben yaşım gereği göremeye bilirim. “Umut fakirin ekmeğidir.” Demişler. Ben boşa umut değil, gerçek umutları görmeyi ve duymayı diliyorum. Geçmişte olduğu gibi bugünde; sadece insanların eğitimi ve öğretimi için büyük çabalar sarf eden, verdikleri ile yetinmeyip ne kadar daha fazlasını verebilirim diye düşünen, geleceğimizin gençlerini kendilerine emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin 24 Kasım öğretmenler gününü kutlar, yaşamlarında ve çalışmalarında mutluluklar, başarılar dilerim. Öğretmenler gününüz kutlu olsun sevgili öğretmenlerim. İzninizle genç yaşlı görevde bulunan, emekli olan öğretmenlerimizin önünde saygı ili eğilip, onların hepsinin ayrı ayrı ellerinden öpmek istiyorum.

            Saygılarımla.

                                                             Davutlar/ 22.11.2005
                                                                Hüseyin DURMUŞ
                                                                www.kafiye.net  



 
 
     Ana Sayfa                                                                 
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 


SICACIK BİR İLGİ,

GÜLER YÜZLER,
SADECE HİZMET,

GÖRMEK   İÇİN
BUYURUN
BİZ
YAVUZ OPTİK
EMRİNİZDE
LÜTFEN
SİZLERDE
GÜLER MİSİNİZ!

Adres:İstasyon Cad..No.44
SÖKE
0256 518 48 83
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi