Dr. Sait Güngör Elgin
Tel:0274-2165141
Cep:0532-516 09 28
e-mail-1:
elginorama@gmail.com
e-mail-2:gungor.elgin@hotmail.com
EĞİTSEL GEZİLER
Tatil yaklaşırken hepimizin içini
bir sevinç kaplar. Heyecanlanırız…
Şüphesiz bu duygular çocukken daha
kuvvetlidir; yaş ilerledikçe,
gaileler arttıkça bu tür duyguları
pek hissetmez oluruz. Ama yaşımız ne
olursa olsun tatilde bir yerlere
gitme umudu varsa, az da olsa
içimizde bir şeylerin kıpırdadığını
hissederiz.
Gezip gördüğümüz yerlerin öyle çok
fantezi olması da gerekmez. Burada
önemli olan değişiklik ve
yeni-farklı şeyler görmenin bize
verdiği hazdır. Bu hazdır ki, gezip
gördüğümüz şeyleri uzun süre
anımsamamıza neden olur. Öyle ki
bugün halâ ilkokulda yaptığımız
gezileri bile hatırlayabiliriz.
Kitaplardan okuduklarımız eğer
gezilerde gördüklerimizle ilgili ise
olnları daha etkili olarak
anlayabilir ve kendi
dilimizle(anlayarak, akıcı bir
şekilde, kendi tanımlamalarımızla)
anlatabiliriz.
Eğitim hayatını felce uğratan pek
kötü olaylar yaşıyoruz. Bu yüzden
öğretmenlerimiz okulca yapılan
gezilerden endişe eder oldular. Bu
durum eğitsel gezilerin yapılmasını
zorlaştıran en önemli etmenlerden
birisi.
Şüphesiz okul çağındaki çocuklar
için gezi düzenlemek pek kolay bir
iş değil. Öğretmene, okul
idarelerine pek çok külfetler ve
sorumluluklar getiriyor. Ama,
gezilerin yararları, bu zahmet ve
külfetlere katlanmağa değer
doğrusu.
Aslında eğitsel gezileri, okulların
ve öğretmenlerin isteğine bağlı
bırakmamalı bence. Millî Eğitim
Bakanlığı planlamalı bu işi. Hangi
sınıfta, hangi yerlerin gezilip
görüleceği güzelce belirlenip,
planlanmalı. Gerekli kolaylıklar
sağlanmalı. Bu planlama çocuğun
yakın çevrfesinden başlayıp, bölge,
yurt ve hatta komşu ülkelere kadar
uzanmalı. Tarihi, coğrafi,
endüstrüyel ve tarımsal alanlara
uzanmalı. Okullar, ara tatillerde ve
yaz tatillerinde bu faaliyeti
yürütmeliler.
Geziler ve okul dışına yapılacak
ziyaretler çocukları okula ve
öğrenmeye yöneltir. Yeni kreşe
başlayan torunum hemen her gün
giderken olay çıkartıyor, gitmek
istemiyordu. Halbuki kreşin oyun
araçları zengin, öğretmenleri ilgili
ve sevencendiler.. Bir gün eve bir
haberle döndü: “Yarın sinemaya
gideceğiz, para ver baba…”
Gidecekleri filmi kendisi daha önce
görmüştü babası ve ablası ile
birlikte gitmişlerdi sinemaya; ama
gene gitmek istiyordu. Bu defa
kreşteki arkadaşları ile. Ve
sinemaya gitti. Kreşe giderken olay
çıkaran bu çocuk artık kreşe seve
seve gitmeye başladı.
Bu konuda başka alternatifler de
vardır: Örneğin; televizyonda seri
programlarla gezilip görülecek
yerleri tanıtmak gibi.
Başka bir alternatif de velilerle
işbirliği sağlayarak,
öğretmenlerinin götürüp
gösteremeyeceği yerlerin listesi
hazırlanıp velilere çocuklarını bu
yerleri gezdirmeleri öneilebilir.
Çocuğunu müzelere, hayvanat
bahçelerine, tarihi eserleri görmeye
ve gerekli incelemeleri yapıp
bunların sonuçlarını sınıfa bir
raporla getirmeye yöneltilebilirler.
Çocuklarını yetiştirmek için pek çok
fedakarlıklara katlanan ve yüksek
ücretlerle kurslara gönderen
velilerin yılda bir iki cumartesi
veya pazarlarını, onların eğitim
ihtiyaçları için seve seve
harcayacaklarına inanıyorum. Yeterki
bu faaliyetler, iyi planlansın, iyi
açıklansın ve faydaları iyi
anlatılsın, bazı soruların
cevaplandırılması için yöneltme
kılavuzları ile pekiştirilsin.
Şüphesiz bu öğretmenlerimizin kendi
çevrelerinde yapmaları gereken
inceleme ve araştırmalarla bilinçli
bir şekilde planlanmalıdır. Bazen
yapıldığı gibi topu veliye atıp,
çocuk ve veli boşlukta
bırakılmamalıdır.
Eğitsel gezilerin yararlarını tekrar
edecek olursak:
-
Öğrencilerin gözlem yapma ve
gözlem sonuçlarını rapor etme
yeteneklerini geliştirir.
-
Somut ve ilk elden bilgiler
edinmelerine yardım eder.
-
İyi planlandığı ve okuldaki
dersleri ile ilgili olduğu
takdirde kalıcılığı fazla olan
yaşantılar kazandırır.
-
Grupla iş başarmanın yöntem ve
ilkelerini öğrenmelerine yardım
eder.
-
Okulda öğrendikleri bilgilerin
hayattaki uygulamalarını görerek
onların gereğine inanırlar.