Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  ŞULE  AKAR  
 



BANA ESKİ BAYRAMLARIMI VERİN

Çok mu zaman geçti eski bayramları özlemem için. Ben bu cümleleri söyleyebiliyorsam eğer annem babam hayli hayli haklı çıkıyor. Eminim onlar benden daha çok özlüyorlar o eski bayramları..
Çocukluk hafızamda öyle canlıki oysa. Annem kıyafet dikerdi bana. Bayramda yeni bir şeyler giydirebilmek için arife gecesi geç saatlere kadar makinanın başında yetiştirmeye uğraşırdı. Akşamdan banyomuzu yapardık. Sonra ablamla oturur kumaş üstüne gazete kağıtları sarar bigudi yapar saçlarımızı bu bigudilerle sarardık. Yatarken başucuma yeni alınan ayakkabımı koyardım. Uyuyana kadar gözlerim onda olurdu.  Sabırsızlanırdım sabah olsa da giysem diye.
Sabah erkenden uyandırırdı bizi annem. O kahvaltımızı hazırlarken giyinip saçlarımızı tarardık bizde. Sonra babamızın elini öperdik. Bize bayram harçlığı verirdi. Ailece kahvaltı ettikten sonra o zamanlar hayatta olan büyüklerimizi ziyaret etmek için arabamızla yola çıkardık. Trafik kalabalık olurdu ama bu bizi hiç etkilemezdi. Müzikler dinler, şarkılar söyler, sohbet ederek yolculuk ederdik. Eskiden çağlayanda otururduk biz. Hala orda büyüklerimiz aile gibi benimsediğimiz dostlarımız vardı. Oraya giderdik. Azime teyzenin yemekleri harika idi. Orda yemek yerdik. Rahmetli eşinin yaptığı tatlıları yerdik. Rahmetli babaannemi ve dedemi ziyaret ederdik Feriköyde. Dedem babaannemden gizli harçlık verirdi bize babaannemde dedemden gizli. Yıllar geçti hala nedenini anlayamadım. Babaannem mendilin ucuna bağlardı vereceği harçlığı. Babama mutlaka bir çift çorap verirdi ve cebine para sıkıştırırdı onunda. Benzin parası yap derdi. Dedemin kulakları zor duyardı bağıra bağıra hatırını sorardık. Mutlaka dolma olurdu biz severiz diye. Bide hamur kızartırdı babaannem. Karnımız toksa bile mutlaka yanımıza alır eve getirirdik. Kapı kapı dolaşırdık büyüklerimizi. En son rahmetli Gülser yengemlere giderdik. Babamın 2 erkek kardeşi eşleri ve çocukları hep beraber biraraya gelirdik. Onlar rakılarını içip keyifli sohbetler ederken biz çocuklarda amcamın arşivinden hint filmi seyrederdik. Belki o zamanlardan kaldı hint müzikleri sevdam.
Son 2 bayramdır aynı tad yok bizde. Banyomu bile bayram sabahına bırakıyorum vakit geçsin diye. Babam artık büyük. Tüm büyüklerimizi toprağa verdik birer birer. Bayram için yeni kıyafetler almıyorum kendime. Zaten içimden de gelmiyor aynı tad yok artık. Ablam çocukları alıp geliyor annemle babamın elini öpmeye. Bütün gün evde vakit geçiriyoruz. Artık babamın elini öpecek kimsede kalmadı. Her bayram tatile gidiyorlar gelecek olanlar.
Ben eski bayramlarımı özlüyorum. O coşkuyu heyecanı keyfi. Bana eski bayramlarımı verin. Büyümek istemiyorum...

Şule Akar
23.10.2006
Saat:16:37

 
 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi