|
|
| |
MAKALELER |
|
| |
FAHRİYE HAMZAÇEBİ |
|
| |
GECENİN RENGİ
Siz diyorsunuz
ki gecenin de
rengi mi olur?.
Olur elbet
yaşandığı
gibidir geceler,
neşeli, şen,
hüzünlü,
ağlamaklı. Önce
kapkaraydı,
katran karası
baktığında ne
bir ışık
huzmesi, ne de
bir iz
belirirdi. Göz
bebekleri
büyürdü zifiri
karanlıkta.Ay'
sız, yıldızsız
ıssız geceler.
Sadece sokak
lambaları var
bir adım ötesini
ışıtan. Onların
olmadığı yer,
uçsuz bir kara
boşluk.
Bir kadın
belirdi, loş
ışıklı bir
camda, buğuluydu
cam, baktı
uzaklara...
Belliki bir
beklediği vardı.
belki bir eş,
belki de
sevgili. Umutla
mı? umutsuzlukla
mı? bilinmez
ama, elindeki
kadehi götürdü
ağzına.
Sessizdi,
ıssızdı her yer.
Başını kaldırıp
perdeyi araladı
ve çok uzaklara
daldı.
Karanlıktan
başka şey
göremedi, bir
gölge belirdi
içi burkuldu.
Camı açıp,
derinden gelen
sesle irkildi.
Denizdi
gümbürdeyen o da
içliydi,
sevmemişti
geceyi. Gecenin
matem tutan
siyah renginde
silindi gitti.
Aman Allah'ım
kuru dallar
sallandı, ay
gecenin kara
bağrında uyandı,
geceyi
selamladı.
Uzaktan bir ses
yankılandı,
"lambada
titreyen alev
üşüyor"
diyordu. Gökyüzü
yamalı bulut
parçalarıyla
griye boyandı.
Rıhtım da bir
taka yol aldı,
günün rızkını
çıkaracaktı.
Sessiz gecede
renksiz ufuk
canlandı.
Gecenin kara
çaydanlıklarında
demlediği çayla
huzura daldı. Ay
'ın gülen yüzüne
bakarak kaldırdı
kadehi ,kan
kırmızı, nar
kırmızı
sabahlara.
Karanlıklar
şahit oldu
,yüreğinde
yavaşça yok
oluşuna.
Gözlerinde
birikti acı,
yüreğinde
hasrete
yakalandı.
Geceyi besleyen
bir çiğ gibi
yutkundu kanayan
çığlıkları.
Geceler,
gündüzden öte
sığınaklar,
yıldız koparma,
yıldızlara
boyama
siyahlıkları.
Nefes almayı
öğrenme boğan
dört duvarın
yalnızlığına
inat. Sen
gökkuşağı
değilsin kara
geceler.
|
|
|
|
|
| |
ANA SAYFA |
|
|
|
|