| |
Uzmanlar uyarıyor, güneş
koruyucuları alırken de kullanırken de dikkatli
olun !
Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Dermatoloji Kliniği Şef Yardımcısı Uzm. Dr.
Zerrin Öğretmen, yaz aylarında kullanımı artan
güneş koruyucuların dikkatli seçilip,
kullanılması konusunda uyardı.Dermatolog Dr.
Zerrin Öğretmen, güneş koruyucuların fiziksel ve
kimyasal koruyucular olarak 2’ye ayrıldığını
ifade ederek,‘’Fiziksel koruyucular cildin
üzerinde tabaka oluşturarak ultraviyole (güneş
ışınları) ışınlarını yansıtırlar, bunlar
dışardan tabaka gibi(pudra,fondoten sürmüş
gibi) göründükleri için tercih edilmezler,
fakat emilmedikleri için daha güvenlidirler, 2
yaşından küçüklere bile kullanılır. Bunlar çok
terleseniz bile yarım saat, bir saat
etkilidirler.Titanyum dioksit,titanyum
oksit,çinko oksit,aluminyum silikat,magnezyum
silikat,demir oksit fiziksel koruyuculara
örnektir. Kimyasal koruyucular, renksiz saydam,
sürüldükten sonra görünmezler, fakat emildikleri
zaman (özellikle sık kullanıldıklarında) toksik
(zehirleyici ) etkileri vardır. 2 yaşından
küçüklere kullanılması
sakıncalıdır,bunlar ultraviole ışınlarını emerek
etki ederler.Paraamino benzoik asit ,sinnamatlar
benzofenonlar bu gruptadır.’’diye konuştu.
Güneş koruyucuları sürdükten 20-30 dakika sonra
sokağa çıkılması gerektiğini belirten Dr.
Öğretmen, ‘’güneş koruyucular her yere eşit
sürülmelidir, 1cm’ye 2mm olacak şekilde
sürülmesi gerekir, terlemeyle, yüzmeyle
etkilerini kaybeder, 2-3 saatte bir yenilenmesi
gerekir’’dedi.
Cilt kanseri yapan ışınların ilk 15-20 yılda
vücuda alındığını ifade eden D ermatolog Dr.
Öğretmen,özellikle çocukların güneşten iyi
korunmasını ,sıkı dokulu pamuklu,koyu renkli
giysiler giydirilip,özellikle saat 11oo-1500
arasında
güneş altında bırakılmamasını önerdi.
İyi bir güneşten koruyucunun, tahriş edici,
yanma, batma yapıcı olmaması, çok yağlı
olmaması, kolay sürülmesi gerektiği, kokusuz
olması, hem ultraviyole A (UVA) hem ultraviyole
B’den (UVB) koruması gerektiğini belirtti.
Dermatolog Öğretmen,güneş ışınlarının, yaz-kış
etkilerinin aynı olduğunu, ultra viyole A’nın
bütün yıl etkili olduğunu, hem bronzlaştırıcı
hem de kanser yapıcı etkiye sahip olduğunu
kaydederek, Ultra viyole B’ninde aynı etkiye
sahip olduğunu ancak yaz aylarında etkisinin
daha fazla olduğunu söyledi.
Öğretmen,Ultra viyole ışınlarının ani ve geç
etkileri olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle
sürdürdü:
‘’Güneş ışınlarının ani etkileri güneş yanığı,
bronzlaşma, leke yapıcı etki.Geç etkileri,
deriyi yaşlandırıcı, kanser yapıcı etkilerdir.
Yaşlandırıcı etkiler olarak; çiller, lekeler,
cilt esnekliğinde azalma ve derin kırışıklıklar
oluşur.Kanserler; deri üzerinde sert kabuk
oluşumu şeklinde görülen sonra cit kanserine
dönebilen solar keratozlar,epithelioma dediğimiz
cilt kanserleri ve malign melanomdur. Güneş
altında çalışanlarla, büroda çalışanlar arsında
cildin görünümünde farklar vardır.Güneşi az
görenler daha genç görünür.Ultra viyole A camdan
da geçer, odada, araba içinde de korunulması
gerekir. Ultra viyole B pencereden
geçmez.Solaryum ultra viyole A verir , bu yüzden
solaryuma girenlerde cilt kanseri riski
fazladır.’’
Açık renk tenliler, açık renk gözlü, kızıl saçlı
olanların cilt kanserine daha fazla yatkın
olduğunu kaydeden Öğretmen, ‘’Bunlar bronzlaşmaz
güneşte kızarırlar. Esmer olanların ciltlerinde
güneşten koruyucu hücreler fazla olduğu için
güneş yanıklarına karşı daha
dayanıklıdırlar.Daha düşük faktörlü güneş
koruyucular kullanabilirler.Amerikan İlaç
Enstitüsü 30 faktörün üstü olan kimyasal etkili
ürünlerin emildiğinde zehirleyici etkisi olması
nedeniyle sık kullanımını önermemektedir.Koruma
faktörünün fazla olmasının maliyeti ve etki
süresini arttırdığı, yan etkileri ise
azaltmadığı bildirilmektedir. İdeal güneş
koruyucu 15 faktörden yüksek olmalıdır.Açık renk
tenliler 30 faktörden daha yüksek faktörlü güneş
koruyucu kullanmalıdırlar’’diye konuştu. Dr.
Öğretmen, güneş koruyucuların, güneş altında
bırakılmaması gerektiğini ve serin yerlerde
saklanan güneş koruyucuların 2-3 yıl
kullanılabileceğini kaydetti.
Yüzdeki lekelerin, hamilelikte, menopoz
döneminde ve bazı ilaçların kullanımıyla
(özellikle doğum kontrol ilaçları ve bazı
antibiyotikler) oluştuğunu ifade eden Öğretmen,
‘’Bunlar daha çok kadınlarda yüzün orta kısmında
bulunurlar. Leke açıcı ürünlerle tedavi
edilebilirler ancak yine de güneşten
korunmaları gerekir. Bergamot içeren, kolonya
parfüm gibi ürünler cilde sıkıldığında ayrıca
incir sütü, havuç, portakal esansı, kereviz suyu
da güneşle temas edince de ciltte leke yapar’’
dedi.
Öğretmen, Ultraviyole ışınlarının zararlı
etkilerinden korunmak için sıkı dokulu giysiler
giyilmesini,siyah giysiler giyilmesini, (siyah
güneşi emer cilde geçmesini engeller) geniş
kenarlı şapkalar takılmasını, güneş koruyucu
kullanılmasını,(asfalt, kum, deniz kar güneş
ışınlarını yansıtır.Şapka yeterli olmaz.Güneş
koruyucu kullanılmalı) Küçük çocukların penye
ile güneşlenmesi gerektiğini kaydetti.
Öğretmen, güneşin bir çok faydalı etkisi
bulunduğunu ifade ederek, güneş ışınlarının bazı
vitaminlerin vücutta sentezlenmesi için gerekli
olduğunu,vücudun biyolojik saatini ayarladığını,
depresyona karşı koruduğunu ancak zararlı
etkilere karşı da uyanık olmak gerektiğini
söyledi,
İzmir / 05.07.2005
Uzm. Dr. Zerrin Öğretmen
|
|