HEP BÖYLE
MİDİR?
Merhabalar sevgili dostlarım.
Nasılsınız demek adet olmuş ve
verilen cevapta hep aynıdır. Eh
iyiyim Allah’a şükür, sizler
nasılsınız diye hemen klasik soru
ardından gelir. Fakat bunları
yaparken yüzümüzde bazen doğal bir
gülümseme, bazen de yapay bir
gülümseme vardır. Ne yazık ki
toplumumuzda bu iyi niyete yakın
insan sayısı giderek azalıyor
dostlarım. Sokaklarda, dinlenme
yerlerinde yüzleri gülen insanlar
gittikçe azaldı. Artık mahkeme
duvarı gibi suratlar, öküzün trene
baktığı gibi bakışlar görmek mümkün
oluyor.
Değerli dostlarım. Bilir misiniz,
günlük yaşamımızda artık kendimizi
değil daima karşımızdaki kişi ve ya
kileri eleştirmeye başladık.
Kendimizi sütten çıkmış ak kaşık
sayıp, her zaman karşımızdaki insanı
ve ya kişileri eleştirmeye devam
ederiz. Üstelik haksız olduğu muz
zaman da bile haklı çıkmak için bin
bir çeşit hileye, dalavereye yer
veririz ama sonuçta batağa battıkça
da batmaya devam ederiz. Bunun
nedenini kendimize hiç sorduk mu
acaba, ne dersiniz? Neden böyle
oluyor, hiç düşündünüz mü sevgili
dostlarım? Eğer bu durumları
düşünmediyseniz inanın hemen
düşünmeye başlayınız. Başlayınız ki
sonunda yaşamınızda huzura kavuşun.
Sevdiklerinizle güzel geçinmeye o
zaman nasıl başlayacaksınız bir
bilseniz. Yalnız şunu unutmayın. Bu
durumu düşünmeye başladığınızda ilk
önce kendinizin bir insan olduğunu
asla unutmayın. Kendinizin insan
olduğunu düşünür ve bu düşünce ile
hareket ederseniz, işte o zaman
karşınızdaki kişilerin de birer
insan olduğunu düşünmeye
başlarsınız. Siz nasıl kendinize bir
insan gibi davranılmasını
isterseniz, karşınızdaki kişilere de
aynı davranışı uygun göreceksiniz.
Böylece de bu düzende saygı ve
davranış güzellikleri kendiliğinden
ortaya çıkmış olacaktır.
Kısacası şunu söylemek istiyorum.
Hep böyle gelmiş böyle gider
demeyelim artık. Hep böyle mi
gidecek sorusunu artık tersine
çevirmeye çalışalım ve böyle
gitmemesi içinde elimizden geleni
yapalım. Saygı çerçevesinde
karşımızdaki kişilere değer verelim
ki bize de karşımızdaki kişiler
değer vermiş olsun. Yani böyle
gelmiş böyle gider dedirtmeyelim can
dostlarım. Şapkamızı çıkaralım,
önümüzde masaya koyalım. Bir değil
birden fazla sorular sorarak
düşünelim. Davranışımızı yapacağımız
zaman bir değil birden çok düşünelim
olmaz mı? Kalın sağlıcakla.
Akbük / 03.06.2007
Hüseyin
DURMUŞ