| |
İMECE
Merhabalar sevgili dostlarım. Geçmiş ramazan
bayramınızı kutlamakta biraz geç kaldım. Ama
yinede bayramdan kalma bal kaymak ağız tadınızın
devam ettiğine inanıyorum. Bu ağız tadınızın da
bozulmamasını dilerim. Aile boyu mutlulukların
ve başarının bu ağız tadıyla ballanmasını umut
ederim.
Bugün sizlere Kuşadası ilçesine
bağlı Davutlar Beldesinde gördüğüm ve beni
etkileyen bir imeceden söz etmek istiyorum.
Biliyorsunuz eski geleneklerimizdendir imece. En
çok köy ve kasabalarda görülür. Bilir misiniz
imecenin hangi anlama geldiğini? Şimdi çok kişi
bu sözü bile ilk defa duyduğunu söyleye bilir.
Ne yazık ki eski geleneklerimiz gittikçe
kayıplara karışıyor. Hani eski bayramlarda ki
köy ve kasabada çocukların gruplar halinde ev ev
dolaşarak şeker ve para toplamaları olur, akşam
olunca çocuklar yorgunluktan gözleri kapanır ama
ağızlarından: “ Bugün amma da şeker toplamışım.
Yarın olsun tekrar çıkacağım arkadaşlarımla.”
Cümlesi çıkar. Şeker toplamayı da imece usulüyle
yapar çocuklar.
Bugün öğle üzeri burnuma mis gibi
mangalda kızaran köfte kokuları gelmeye
başlayınca balkona çıktım dostlarım. Hani kışa
girmeye hazırladığımız şu günlerde ne göreyim.
Karşımda Davutlar Kazım Dirik İlköğretim
Okulu’nun yola yakın kısmında büyük mangallar
kurulmuş. Bir mangal kaldırımda, bir mangalda
duvarın iç kısmına. Bir mangalın başında üç kişi
var. Ama mangalın çevresinde bayanlar kollarını
sıvamışlar hem konuşuyorlar, hem de kıymadan
köfte yoğuruyorlar. Bazı kadınlar da mangal
başında duranlara tepsilerle köfteyi veriyorlar.
Bu arada hazır olan köfteleri ise genç bayanlar
ekmek arası yapıyorlar. Halka ve öğrencilere
veriyorlar. Eeee bende balkonda duracak değilim
ya! Zaten öğle tatili gelmiş, karnım da hani zil
çalıyor, okulun zilinin çaldığı gibi. Nasıl
çalmasın ki? O kokudan sonra, albenisi olan
ziyafetten mahrum kalmayı kesinlikle düşünmedim
ve bende okulun bahçesine gittim.
Yarım ekmek içerisine köftesi bol,
yeşilliği bol bir paketi aldım ve yanında birde
ayran. O da ne? Paketi aldım almasına ama
verdiğim ücret beni hayrete düşürdü. İnanın
verdiğim ücreti siz tahmin edin. Ama bu ücret
karşısında hemen konuşabileceğim birini aradım.
Çünkü iyice meraklanmıştım. Nevale bol, ücret
ise sembolik. Araştırdım, soruşturdum ve çok
ilginç bir şey öğrendim. Karşıma unutulduğunu
sandığım İMECE çıktı sevgili dostlarım. Hani
Nasrettin Hoca, Beyşehir gölüne yoğurt mayası
çalarken : “ Koskocaman göl, hiç maya tutar mı
ey Hoca?” demişler ve Nasrettin: “ Ya tutarsa”
demiş. İnanın bana bunu andırdı. Yapılmak
istenen ve bu imece işinin göle yapılan maya
gibi ya tutarsa, ne toplanırsa olduğunu
öğrendim. Karşıma çıkan imecenin neler
getirdiğini, daha doğrusu hangi amaçla
oluştuğunu öğrenince inanın biraz da
duygulandım. Nasıl duygulanmam ki? Ben bir
öğretmen olarak bir kasabada halkın imece
usulüyle kendi okuluna nasıl sahip çıktığını
öğrendim dostlarım! Çocukları için yapılan
çalışmaları öğrendim bu küçücük kasabada. Ben
sözü fazla uzatmadan göle maya misali, imece
işini düşünenlerle sizleri baş başa bırakmayı
düşünüyorum.
Davutlar Kazım Dirik İlköğretim
Okulu, Okul Aile Birliği Başkanı Adnan AZAR’ın :
“ Biz bu kadar sembolik bir satışla okulumuzda
bazı işleri yapmayı düşünüyoruz. Karınca
kararınca yapalım istedik. Okulumuzun elektrik
saatinin değişmesi gerekiyor. Ayrıca elektrik
gücünün de artması gerekiyor. Bunun yanı sıra
okula bir bilgisayar laboratuarı ve diğer
ihtiyaçları karşılayalım istedik. Birde
okulumuzun kantinin daha iyi görünümlü olmasını
düşünüyoruz. Bu imeceyi de böylece bugün
başlattık. Amacımız kar etmek değil, hem
ailelerin bu bahçede kaynaşmasını sağlamak, hem
de unutulan bazı geleneklerimizi tekrar
canlandırmak, yardımlaşma duygusunun insanların
içinde hissetmesini sağlamak. Evet, buradan
alacağımız para belki az olacak. Biz bugün
gücümüzle bir imeceyi başlattık, gerekirse bu
tür faaliyetleri tekrar edebiliriz. Yeter ki
çocuklarımızın eğitimine, yetişmesine bir nebze
de olsa katkıda bulunalım.” Sözleri beni daha da
duygulandırdı. Eğitim için bir imecenin olması
ve bu geleneklerin de devam etmesi doğrusu daha
başka nasıl anlatılır, bilemem!
Evet sevgili dostlarım. Aslında o
kadar söylenecek sözler var ki! Hala bazı
geleneklerimizin ölmemesi, yaşatılmak istenmesi,
bunun yanı sıra bu geleneklerimizin, geleceğimiz
olan çocuklarımızın eğitimi düşünülerek
yapılıyorsa, sanırım bunu anlatacak söz değil
davranış oluyor. Ne dersiniz? Aklıma bir gecede
eğlencelerde harcanan o fazla sanılan
paralardan; eğitim için imece yapan başta Kazım
Dirik İlköğretim okulunun kapısından girmez mi
acaba? Tabiî ki bu girişin bunun gibi diğer
belde okullarının da kapısından içeri girmesini
dilerim. Neden olmasın sevgili dostlarım. Haydi
imeceye, eğitim için!
Kalın sağlıcakla sevgili dostlarım.
Davutlar/ 07.11.2005
Hüseyin DURMUŞ |
|