|
|
| |
ÖYKÜ
|
|
| |
ŞEBNEM
SEÇKİN |
|
| |
İSTANBUL’DA
SONBAHAR
Güneşin gözümü alan
ışığı,usulca süzülüyor perdelerin arasından.Ölü
yaprakların hışırtısı,sonbaharın çalar saati
gibi kulağımda.Son güllerin kokusuna taze
ekmeğin kokusu karışıyor:GÜNAYDIN!
İstanbul’a hayatımın en güzel sonbaharına
merhaba!
Salondan cıvıl cıvıl sesler geliyor.Ben yine uyuya kalmışım.
“Sorun yok,bugün dersim saat 12’de” diye
düşünerek yatağa iyice yayılıyorum. “Beş dakika
daha uyusam” diye geçirirken içimden kapım büyük
bir gürültüyle açılıyor.Uyumak ne mümkün!
Ben kafamı yorgan içine sokmaya
çalışırken canım(!)arkadaşlarım Tuğçe ve Perihan
yatağın içine atlamışlar bile!Her sabah aynı
çile ama mutluyum:En yakın iki arkadaşım ve
İstanbul, bir de O!Aşklarım,tutkularım ve
hayallerimin hepsi benimle beraber bu şehirde!
Zar zor yataktan kalkıp,serin
suyla kendime geliyorum.Bu şehrin çeşme suyunu
bile sevebilirim.İnsan aşık olduğu birisini en
paspal haliyle bile kraliçelere benzetir ya ,
İstanbul’da sabah mahmurluğuna rağmen gözlerini
ovuşturarak badi badi yürüyen sevimli bir çocuğu
andırıyor her sabah.
Kahvaltıda misafirlerimiz
var:İki gündür telefon bile açmadığım halde yine
telepatiyle onu kahvaltıya beklediğimi duymuş
Gözde!Sınavda da 15.soru için “cevap e” olacak
diye bir şey çınlanırken benim “c” yi
işaretlemem hataydı.
Pelin’ciğimin saçları adalardan
izlemeye doyamadığım serinletici dalgalar gibi
dökülmüş omuzlarından aşağı.Bugün önemli bir gün
herhalde!
Diğer Pelin’imin de keyfi
yerinde bu sabah: Ferhan Şensoy ’un son
oyunundan bir kesit sunuyor
bizlere.Kahkahalardan kapının sesini
duyamıyoruz: Gülru sıcak simit getirmiş!
Dokuz senelik Kuşadası
maceramdan sonra “deniz manzarası olmayan evde
kahvaltı yapmam!” diyerek annemleri pes ettirdim
ve şimdi aşık olduğum şehirdeyim.Üstelik O da
burada biliyorum...
Pelin( Canpolat ) inatla “ben
kahvaltı yapmam” dedikçe biz onun ağzına bir
şeyler sokmaya çalışıyoruz.Ben de kahvaltının
günün en önemli öğünü olduğu hakkında bir
konferans çekip sabah sabah herkesi bayıyorum.
Vapur sesiyle irkiliveriyor Toochy
bir anda “hala alışamadım,yoluvereceğim bir gün
şunun tüylerini” deyince biz sırıtıyoruz.Kedim
bacaklarımın arasında gezinirken Perihan çığlığı
basıveriyor.
“Şunu,ben balkondayken,balkona sokmayın,demedim
mi?”
Kız kulesi bana göz kırpıyor...
...
Şimdi hepsi yine yanımda ve biz
altı ay sonra ayrılmayacağımıza üstüne
kalplerimize yeminler yolluyoruz.Son sözümüz:
Gün ettik derken günleri of!
Bir baktık geçmiş
yıllar...
Hepinizi seviyorum!
ŞEBNEM SEÇKİN |
|
| |
Ana
Sayfa
|
|
|
|
|