|
İŞTE BENİM İLİM
Niğde ve yöresi antik
ören yerleri bakımından oldukça zengindir.
Bu ören yerleri kazı buluntularının çoğu
Niğde Müzesi'nde sergilenmektedir. Önemli
ören yerleri, Köşk Höyük ören yeri
(Bor-Bahçeli Kasabası), Göltepe-Kestel ören
yeri (Çamardı), Göllüdağ ören yeri (Göllüdağ),
Porsuk Höyük ören yeri (Ulukışla-Darboğaz),
Tyana ören yeri (Bor-Bahçeli) olarak
sıralanabilir.
Kuşkayası
Mezarlığı: Niğde'ye yaklaşık 40 km
uzaklıktaki Karaltı Kasabası'nın yakınında
bulunmaktadır. Kasabanın Güneybatısında
bulunan kaya mezarları bir vadinin iki
yamacında sıralanır.
Gümüşler
Ören Yeri ve Manastırı: Niğde'ye 9 km.
uzaklıktaki Gümüşler kasabasındadır.Bizans
sanatının Anadolu'daki en güzel ve en iyi
korunmuş eserlerinden biridir. 1973 yılında
arkeolojik sit alanı kabul edilen manastır
oldukça büyük ve geniş bir kaya kütlesi
içine kazılmıştır. Kaya oyuğu şeklinde dört
sütunu bulunan kilisenin duvarlarını
freskler kaplamaktadır. Kilisedeki
fresklerin güçlü ve canlı anlatımları,
barındırdığı yeraltı şehri, büyük mezarlık
odası ve oldukça büyük kaya kütlesine
kazılmış yerleşim birimleriyle birlikte
arıtılmış savunma önlemleri nedeniyle
Gümüşler ören yeri ve manastırı döneminin
önemli din merkezlerinden biri olduğunu
göstermektedir.
Konstantin ve Helena Kilisesi yaklaşık 1400
yıldır ayakta; 1977'de dinamitlenmesine
ragmen Bizans sanatının Kapadokya' daki
eşsiz ogelerini hala taşıyor ve yeni
koruyucu örtüsünün altında keşfedilmeyi
bekliyor.
SAHİPSİZ
MiRAS Konstantin ve Helena Kilisesi, Kudüs'e
uzanan "Kutsal Hac Yolu" Üzerinde, Nigde'de...
On dört asırı aşıp 1977'de dinamitlenen
kiliseden kalanlar kurtanlmayı bekliyor.
Eleni'yi
kurtarmak
Kapadokya, Perslerin soyleyişiyle "Guzel
Atların Ülkesi" yani "Katpa
tuka" ydı
bir zamanlar. Artık güzel atları yok
Kapadokya'ın ama dagları ve kayaIarı
binlerce yıllık efsaneleri anlatmaya devam
eder okumasını bilenlere. Bugün Kapadokya
Avanos-Ürgüp-Goreme üçgeninde sıkışsa da ilk
ve ortaçaglarda sınırları surekli genişleyip
daralan ama her zaman jeopolitik önemini
korumuş bir bölge oldu. Volkanik kayalardan
başka Kapadokya'ya kimligini kazandıran
ikinci unsur ise, birçogumuzun reddettigi
bir miras olan Bizans'ın dini yapılarıdır.
Bizans Kapadokyası Küçük Asya'nın göbeginde,
kara ticaret yollarının kilit noktasında,
yüzlerce yıl kutsal bir merkezdir. Dogunun
çin, Hint gibi uygarlıkları bir yana
bırakılırsa, bin yüz Yıllık tarihiyle
dünyanın en uzun omurlu imparatorluklarından
biridir ve Anadolu topraklarında sayısız
sanat eseri bırakmıştır. Bizans uygarlıgında
sanat, ortaçag Avrupa'sında oldugu gibi
yalnızca dinin hizmetindeydi. Bizim Bizans,
kendilerinin ise Roma dedikleri
imparatorlukta, Hıristiyanlıgın devlet dini
kabul edildigi 4. yüzyıldan itibaren, daha
çok da 5. ve 6. yüzyıllarda, imparatorlugun
her bölgesinde oldugu gibi, Kapadokya'da da
yogun bir imar etkinligine girişilir. Bu
yüzyıllar, istanbul'da Hagia lrini, Hagia
Sofia ve adları daha az bilinen mimari
harikaların inşa edildikleri yüzyıllardır.
NİĞDE’DEKİ TARİHİ ESERLER VE TURİSTİK
YERLERİ
Niğde ili
târihî eserleri ve tabiî güzellikleri
bakımından zengin iller arasında yer alır.
Selçuklu devri Türk eserleri bakımından
Konya, Kayseri ve Sivas’tan sonra gelir.
Bakımsızlık yüzünden birçoğu yıkılmıştır.
Niğde
Kalesi: Kalenin temeli M.Ö. 8.yy. da Geç
Hitit Döneminde yapılmış, Roma-Bizans
Selçuklu, Osmanlı Döneminde onarım
görmüştür.
Alâaddin
Câmii: Birinci Alâaddin Keykubâd zamânında
Niğde Sancakbeyi Zeyneddin Başara tarafından
1233’te yaptırılmıştır. Selçuklu sanatının
günümüze kadar en iyi korunmuş eserlerinden
olup, mihrap ve minberi çok güzel bir sanat
âbidesidir. Niğde’nin en eski câmisi olup
Mîmar Sıddık bin Mahmûd ve kardeşi Gâzi
yapmıştır. Sarı ve kül renkli kesme taştan
yapılan câminin doğu kapısı son derece güzel
geometrik motiflerle süslüdür. Câmi
süslemeleri bakımından Selçuklu devrinin en
kıymetli eserlerinden biridir. Damalı
minâresi câmiye ayrı bir güzellik
katmaktadır.
Sungur
Bey Câmii ve Türbesi: Moğol asıllı Sungur
Bey tarafından 1335’te yaptırılmıştır. On
sekizinci asırda geçirdiği yangından sonra
yeniden yapılmıştır. Mîmârî özelliği ve taş
işçiliği şahâne olan câminin süslemeleri çok
zengindir. İlk yapıldığında iki minâreliydi.
Câminin yanında Sungur Beye âit sekiz köşeli
bir türbe vardır.
Paşa
Câmii: On beşinci asra âit Osmanlı eseridir.
Ali Paşa tarafından yaptırılan câmiyi oğlu
Murâd Paşa genişletmiştir. 1909’da tâmir
gören câminin yanında türbe ve çeşme vardır.
Şah
Mescidi: Sungur Bey Câmii yakınında olup
1413’te yaptırılmıştır. Kare plânlı bir
câmidir.
Hanım
Câmii: Alâaddin Tepesinin doğusunda olup
1452’de yapılmıştır. Arife Hanım tarafından
tâmir ettirildiği için Hanım Câmii olarak
bilinir. Karamanoğulları devri eseridir.
Dışarı
Câmii: On altıncı asır Osmanlı eseridir. Tek
kubbelidir. İnce işçilikli ve sedef kakmalı
minber Sungur Bey Câmiinden getirilmiştir.
Ulu Câmi:
Bor ilçesindedir. Karamanoğlu Alâaddin Bey
tarafından 1410’da yaptırılmıştır. Câmi
dikdörtgen biçimindedir.
Ak
Medrese: Karamanoğlu AlâaddinAli Bey
tarafından 1409’da yaptırılmıştır. Adını
kapısındaki beyaz mermerden alır. Selçuklu
mîmârî tarzının çok güzel bir örneğidir. Ali
Bey Medresesi de denir. 1936’da restore
edildikten sonra arkeoloji müzesi olarak
kullanılmaktadır. Geometrik motiflerle süslü
giriş kapısı çok güzeldir.
Saat
Kulesi: Kalenin batı burçlarından birinin
üzerine inşa edilmiştir.
Hüdâvend
Hâtun Kümbeti: Moğol İlhanlı vâlisi Sungur
Bey zamânında, Dördüncü Kılıç Arslan’ın kızı
Hüdâvend Hâtun tarafından 1312 senesinde
yaptırılmıştır. Sekizgen plânlı yapı içten
kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür.
Doğusunda bulunan taçkapı yıldız geçmeler ve
çeşitli motiflerle süslenmiştir.
Gündoğdu
Türbesi: Hüdâvend Hâtun Kümbetinin
yanındadır. 1344’te ölen Hakkı Besvap için
yaptırılmıştır. Kare plânlı yapı içten
kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür.
Türbenin kapısı geometrik, bitki ve örgü
motiflerinden meydana gelen kuşaklarla
çevrilidir.
Sungurbey
Kütüphânesi: Emîr-ül-ümerâ Seyfeddîn Sungur
Ağa tarafından 1335 senesinde
yaptırılmıştır. Günümüzde İl Halk
Kütüphânesi olarak kullanılmaktadır.
Eski
Eserler:
Niğde
Kalesi: Selçuklu Sultânı Birinci Alâaddin
Keykubat yaptırmıştır. Selçuklu ve Osmanlı
devirlerinde onarım gördüğü kitâbe ve
motiflerden anlaşılmaktadır. En son Fâtih
devrinde İshak Paşanın emriyle tâmir
ettirilmiştir. Safevî ve Akkoyunlu tehlikesi
sona erince kale tâmir ettirilmemiştir.
Bugün kale ve onu çevreleyen üç sıra
hâlindeki surlardan pek azı kalmıştır.
Niğde
Müzesi: 1976’da yapılmıştır. Antik Çağa âit
eserlerle, Selçuk ve Osmanlı devrine âit 12
bin eser sergilenir. Akmedrese de müze
olarak kullanılmaktadır.
Tyna
Harâbeleri: Bor ilçesinin Kemerhisar bucağı
yakınındaki şehir kalıntıları, Hititlere âit
ve M.Ö. 2000 yılında önemli bir merkez olan
Tuvana şehrine aitt
Güllüdağ
Harâbeleri: Niğde’nin 40 km kuzeyinde Bozköy
ve Kömürcü köyleri arasında Güllüdağ’da bir
Hitit şehridir. Şehir kalıntıları 3 km2dir
ve surlarla çevrilidir. M.Ö. 8. asırda
yangın neticesi yıkılmış ve bir daha
yapılmamıştır. Savaş ve tapınak kalıntıları
vardır.
Haya
Kilise ve Manastırlar: Roma ve Bizans
devrinde Ihlara Vâdisinde kayalara oyulmuş
kilise ve manastırlar olup, bâzısı bir
saatte gezilecek kadar büyüktür.
Su
Kemerleri: Kemerhisar-Bahçeli kasabaları
arasında Roma devrinden kalma su
kemerleridir.
Roma
Havuzu: Bahçeli kasabasındadır. Etrâfı
mermerle çevrili Roma devrine âit bir
havuzdur.
Gümüşler
Manastırı: Niğde’ye 8 km mesâfede Gümüşler
kasabasındadır. Roma devrinde yapılmıştır.
Demirkazık Tepesi: Çok güzel manzaraları
olan bu dağ yaz ve kış ayrı güzelliklere
sâhiptir. Kayakevinin bulunduğu bu dağ, kış
sporlarına müsâittir. Dağcılık tesisleri ve
alabalık üretme çiftliği vardır.
Hasan
Dağı: Çok güzel manzaralı bir dağdır. Konik
biçimde krater gölü vardır. Kış sporlarına
müsâittir.
Köşk: Bor
ilçesinin Bahçeli köyü yakınında yeşillik ve
sulak bir mesire yeridir.
Keten
Çimeni: Suyu bol, manzarası güzel ve yeşil
bir yayladır.
Kaplıca
ve İçmeler:
İl
toprakları şifâlı su kaynakları bakımından
zengin bir bölgede yer alır. Başlıca
kaplıcaları şunlardır.
Kocapınar
Suyu ve Çamuru: İl merkezine 2 km uzaklıkta
Niğde-Bor yolu üzerindedir. Suyu mîde,
barsak ve romatizmal rahatsızlıklara iyi
gelmektedir. Tesisi yoktur.
Kemerhisar İçmesi: Bor ilçesine 10 km
mesâfede Kemerhisar köyü yakınındadır. Suyu
içme olarak mîde, barsak, karaciğer ve
böbrek hastalıklarında faydalıdır.
Çiftehan
Kaplıcaları: Ulukışla ilçesine 35 km
uzaklıkta Çiftehan köyünde olup,
Ankara-Adana kara ve demiryolu üzerindedir.
Konaklama tesisleri mevcuttur. Kaplıcanın
suyu içme olarak, böbrek ve metabolizma
bozukluğundan ileri gelen şişmanlık ve gut
hastalığına, banyo ile romatizma, nefrit,
nevralji, kadın ve cilt hastalıklarına,
eklem kireçlenmesine, bâzı bel fıtıkları ile
siyatik ağrılarına, kalça ve eklem
kireçlenmelerine iyi gelmektedir.
Kayardı
Bağları Mesire Alanı: İl merkezinin 2km.
batısında, Hamamlı Köyü’ne kadar devam
eden, Uzandı Deresi kenarındaki yeşillik
alandır ve gezi-mesire için çok elverişli
bir bölgedir.
Fertek
Fatih Parkı (Mandilmos): İl merkezine 10 km.
mesafedeki Fertek Kasabası’ndadır. Belediye
tarafından yapılan çevre düzenlemeleriyle,
mesire için uygundur.
Bahçeli
Gezi ve Mesire Alanı: Bor îlçesi sınırları
içindeki. Bahçeli Kasabası’na çok yakın bir
alandır. Niğde’nin çok önemli tarihi
değerlerinden biri olan Roma Havuzu
etrafındaki yeşil alan, mesire yeri olarak
kullanılmaktadır. Bu bölge yakın bir zamanda
çevre düzenlemesi yapılarak, geniş halk
kitlelerinin kullanımına açılacaktır. Ayrıca
bölgeye 2 km. uzaklıktaki Kemerhisar
Kasabası’nda bulunan M.S. II. yüzyıl Roma
Dönemi eserleri olan Su Kemerleri ile
birlikte Roma Havuzu çok önemli bir gezi
bölgesidir.
Gebere
Barajı Mesire Alanı: İl Merkezinin 12 km
kuzeyindeki baraj göletinin çevresindeki
bölgedir.
Gümüşler
Barajı Mesire Alanı: İl merkezine 9 km.
uzaklıktaki Gümüşler Kasabasına yakın baraj
göletinin çevresindeki bölgedir.
Ketençimen Mesire Alanı: Niğde ve Çiftlik
İlçesi sınırları arasında, Tepeköy’e yakın
konumdaki bölgedir.
Demirkazık Gezi ve Mesire Alanı: Dağçılık ve
Kış Turizmi açısından önem taşıyan
Aladağlar’ın eteklerinden geçen Ecemiş Çayı
ve Demirkazık Dağevi çevresindeki bölge,
mesire alanı olarak kullanılmaktadır.
Dağevinden başlayıp Kayseri-Yahyalı
Kapuzbaşı Şelaleleri’nde son bulan trekking
ve gezi rotası, Niğde turizmi açısından
büyük önem taşır. Çamardı İlçesi’ndedir.
Darboğaz-Meydan Gezi ve Mesire Alanı: Yine
dağçılık ve kış turizmi açısından önem
taşıyan bir bölgedir. Ulukışla İlçesi
sınırları içinde bulunan Bolkarlar da
trekking için oldukça elverişlidir. Darboğaz
Kasabası çevresin ve kasabaya 8 km.
uzaklıktaki Meydan Yaylası mesire alanı
olarak kullanılmaktadır.
Kaynak: Kent haber.
Mehmet PERKER
|