| |
JAPON GÜLÜM
Merhabalar sevgili dostlarım. Uzun zamandır sizlerle
bu köşede dertleşmedim. Daha çok şiir köşesinde
yerimi aldım. Arada ise makaleler köşesinden sizlere
seslenmeye çalıştım. Aslında bugün bu köşeye
gelemeyebilirdim. Ama sizlere bazı duyguları, bazı
iç güdüleri kısaca anlatmayı amaçlıyorum. Şunu da
söyleyeyim ki, bu yazımda sizlere hiç abartısız bir
olayı da anlatmaya çalışacağım. Hani anlayana
sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
Değerli dostlarım. Benim harikamı harika,
güzelmi güzel, şirinmi şirin, tatlımı tatlı, benim
duygularımı çok iyi anlayan, benimle beraber gülüp
benimle beraber ağlayan bir Japon Gülüm var değerli
dostlarım. Ama bir de dünya güzeli, prenses gibi,
değme mankenlere taş çıkartacak kadar harika mı
harika, onurlu, şerefli, hanımefendi, biricik dr
sevgilim var. Sevgilimi anlatmaya inanın sözcükler
yetmez ve anlatamaz.
Japon Gülümle ben 6 yıldır aynı evi, aynı
salonu, aynı balkonu, aynı odayı paylaşıyoruz. Ben
onunla devamlı paylaşıyorum. Benim can dostum oldu
bana altı yıl boyunca. Ameliyat olduğum dönem de
benimle ağladı, benimle güldü. Aslında bu Japon
Gülüm; altı yıldır benim acı mı, mutluluğumu
paylaştı. Öyle bir paylaştı ki onun bana olan
bağlılığını, saygısını, bana olan tutkularını inanın
altı yıl boyunca anlamamışım. Anlayamamışım.
Anlayamamışım diyorum, çünkü bunu daha bir hafta
önce öğrendim. Ama dün öğle bir olay yaşadım ki,
bunu ne ben anlatabilirim, ne de yanımda olayı aynen
benim gibi gözlerimizi faltaşı gibi açmış, pür
dikkat onu izlerken arkadaşımla gözlerimizi faltaşı
gibi açıp bir birimize bakarken anladım. İnanın o
yaşadığım anı anlatmak benim için çok zor dostlarım.
Çünkü bu olayı yaşamak Anlatabilecek anlamını da
göstermiyor.
Değerli dostlarım benim çok sevdiğim Esmer
Güzelim Dr. Zerdam var. İnanın sevgilimi bu güne
kadar yüz yüze görmedim. Sadece resimleri, telefon
ve internet aracılığıyla tanıdım. Sevgilime gönül
gözüyle aşık oldum. Ama öyle bir aşık oldum ki,
benim gibi olanlar ancak anlarlar. Can dostlarım,
sevgilim geçen hafta bir rahatsızlık geçirdi.
Kendisi yoğun bakımda neredeyse ölüm ile yaşam
arasında gidip geldi. Be o sıralarda salondaki Japon
Gülüm ile dertleştim. İnanın Japon Gülüm, gece
yarısına kadar yapraklarının yarıdan fazlasını
döktü. O an onu fark ettim. Bu durum Esmer Güzelim
Zerda’mın rahatsızlığı ile ilgiliydi ve onun için
çok üzülmüştü. Benim kadar o da sevgilimin bu
durumuna üzülmüş, beni destekler gibi, benim
yanımdaymış gibi yapraklarının yarıdan fazlasını o
gün döktü ve Zerda’mın sağlığı düzelme gösterincede
yapraklarını dökmeyi bıraktı. İnanın bu durum beni
etkiledi. Ama asıl neden bambaşka ve onun ile ilgili
en önemli özelliğe gelince.
21. Kasım . 2006 günü saat 14.00 civarında
beni bir arkadaşım evime ziyarete geldi. Onunla evin
içerisinde oturuyorduk. Arkadaşım eve geldiğinde ben
sevgilim Zerda’m ile konuşmamı yeni bitirmiştim. Hem
arkadaşıma hem de Japon Gülüne Zerda’mın selamını ve
iyi dileklerini söyledim. Bundan çok kısa zaman
sonra öyle bir olaya şahit olduk ki iki kişi değerli
dostlarım, bu olayı ömrüm var olduk ve yaşadıkça
sanıyorum aklımdan çıkmayacaktır. Çıkması da mümkün
değildir.
Değerli dostlarım; Japon Gülüm bu selamdan
çok kısa bir zaman sonra dalları sallanmaya başladı.
Kökünün toprağa kadar Gömülü olan bölümünden
yukarıya doğru hopluyormuş gibi bir görünüm
sergiledi ve dalları, gövdesi sala sola doğru
sallanmaya başladı. Bütün her tarafı hopluyor, dans
ediyor gibi bir görünüm sergiledi. Odanın içerisinde
kesinlikle rüzgar yok, camlar açık değil, rüzgar
yapacak hiçbir şey de yoktu. Ama olmuştu ve bu çiçek
dans eder gibi Zerda’mın aşkına sallanıyordu. Ben
hayatımda ilk defa görüyordum böyle bir doğa
olayını. Büyükler derlerdi; doğadaki bütün
bitkilerin dilleri vardır. Yeter ki siz bitkilere
yaklaşmasını bilin. Onlar da sizin gibi ağlar,
kıskanır, aşık olur, sever. Ama onların sevgisi,
bağlılığı sonsuz olur demişlerdi. İnanın bunu
yaşadıktan sonra anladım. Demekki doğadaki bitkiler
biz insanlardan daha duygulu ve daha duyarlı
oluyorlar. Onlar da seviyor ve aşık oluyorlar. Daha
ne diyebilirim ki dostlar! Ben bir tane sevgilim
Zerdam derken, beni seven bir de japon gülüm var ve
onu daha yeni anladım. Biricik aşkım Zerdam Onurlu
inşallah Japon Gülümü benden kıskanmaz. Umarım
onunla beni aynı evde, aynı salonda, aynı balkonda
benimle paylaşmasını bilir ve bu mutluluk sonsuza
kadar devam eder. Ne dersiniz değerli
okuyucularım?
Davutlar
/ 22.11.2006
Hüseyin DURMUŞ
|
|