Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
     MAKALELER                                             
  KADIN OLMAK  
 

                       
      
Adam bağırıyordu .  – Kadıııın  !  Kadıııın !  Köpek  !

         Kolundan tutmuş,kadını çekiştiriyor.Kadın direniyor, gücü yettiğince… İki gözü iki çeşme !...
         Erkeğin eli havada ,kadının yüzüne indi inecek.
         Çaresizlik mi ,cahillik mi, erkeklik mi,güç gösterisi mi ? Bilemiyorum…
        Sokak ortasında alışık olmadığım bir manzara , ama dört duvar arasında çok yaşanan  gerçekler.
         Kadınlar, kadın olmanın gerçeğini kavrayıncaya kadar yaşanacak, acılar. Onlar hiçbir zaman kimliklerini bulamayacaklar çünkü ; başkaları onlara kimlik biçmiş.
         Gördüklerim,duygularımı,düşüncelerimi savurdu dört bir yana. Türkiye’de  kadın olmanın ,kadınca yaşamanın belli bir azınlığın hiç mi hiç kapısını çalmadığı kapıdan biraz olsun içim burkularak girdim.
         Suçu neydi bu kadının ? Kendince yargılamayı nereden alıyordu, adam? Yasalar kadını erkeğe veriyor. Güç elinden alınmıştı,zavallı kadının .kendi içinde ne çıkışları vardır, ama erkeği yolunu kapatıyordu.Kadın olmak ,kendi için yaşamak ,havayı doyasıya solumak nefes almak ,ona çok uzaktı.
         Yollar nedense kadınlara hep kapanıyor. Bir türlü aralanamıyor.
         Geçenlerde yürürlüğe giren , Devlet Bakanı Güldal AKŞİT imzalı genelge kuşkularımı daha da derinleştirdi. ”Sığınma Evlerinde Gizlilik” Sözüm ona korumacı  oluyoruz. Mağdurların yanında  yer alıyoruz.
         Bir bakanın; kadın olmanın zor şartlarını çok iyi bilen, aydın ,kültürlü biri olarak bu karara imza atması fazlasıyla düşündürücü….Aç bir insana balık verirseniz karnını doyurursunuz o gün için, ama balık tutmayı öğretirseniz her gün karnı doyacaktır.Sokaktaki insanı eğitemiyorsunuz, hükmedemiyorsunuz içeridekini sarıp sarmalamanın anlamı ne ?
           En büyük kötülük her şeyi kabul etmeyle başlar ama, sizler onlara sadece kabul etmeyi buyuruyorsunuz .Kolunu kanadını kırıp,savunmalarını elinden alıyorsunuz. Bilirsiniz,bir amaç uğruna yaşamak hayatın  zevklerinden biridir..Siz bu amacı yok ediyorsunuz.
         Yıllardır kadını dört duvar arasında sakladık.Aynı anlayış ve zihniyet bilgi çağında da  devam ediyor ne yazık ki. Yıllarca erkeğine boyun eğmiş , kül köle olmuş ,şiddete  karşılık verememiş ,bilgisini ve zekasını  kullana-mayan kadınımı, toplumdan kaçırarak, mücadele etmesini engelliyoruz, kanımca…Kadın olmanın gizlilik olduğunu beyinlere kazıyoruz.Düşünmeden yaşamak gibi !…
            Kadın benliğinin ,bilincine vardırılmalı; dört duvar arasına sokularak değil. Evde , sokakta erkeğinin yanında ,onunla birlikte .
           Bence, onu yaralayan ,inciten , hor gören kişileri , dört duvar arasına alın Sayın  Bakanım
          Dünyanın merkezinde ,kürsüde,makamda, sokaklarda,  kahvelerde,  barlarda maçlarda   hep sizler , varsınız. Kuşatmışsınız dört bir yanımızı.Bir de derler ki “Dünyayı kadınlar yönetir,erkekler yönettiğini sanırlar.Nasılda yanıltmaca.
         İster Anadolu kadını ,ister köylü kadını, ister kentli kadını olun, hepimiz başkaları tarafından biçilmiş elbiseyi giyiyoruz.Aynı sahnede aynı oyunu oynuyoruz defalarca…İtiraz etmeye,gücümüz yok,değiştirmeye ise hiç niyetimiz yok…
         Kadın önce, kendinle mücadele etmeyi öğrenmeli.Kendi ayakları üzerinde durabilmeli. Erkeğine, çocuğuna, komşusuna, sokaktakine ,kısacası karşısındaki herkese karşı kendini koruyabilmeli, savunabilmeli, onlardan biri olduğunu kabul ettirebilmelidir.
          Karanlık düşüncelerden ,aydınlık düşünce bekleyemezsiniz. Kadının önündeki sis perdesi kaldırılmalı. Aklı ve yüreği ile hareket etmeyi öğren-meli. Başarı bir biri ardına verilen kararlarla gelir,engellerle değil. Onlara öyle bir dünya sunmalıyız ki, kalplerini tüm insanların görmesini sağlama-lıyız.
           İki binli yılların kadını olarak, daha yürekli,daha girişken,eşitlikten sevgiden saygıdan yana olan art niyetlerin köreldiği,şiddetin hiç uğrama-dığı  ,aynada kendi gerçeğini gören insanların arasında  kadınımı görmek istiyorum.

                                                                           Samiye SEZEN SAYIN
                                                                             Bursa-mayıs -2005

 

 
 
                                                                                                 Ana Sayfa  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi