| |
KADININ ADI VAR MI?
“KADIN
Kimi derki kadın uzun kış gecelerinde yatmak
içindir.
Kimi derki kadın yeşil bir harman yerinde /
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi derki ayalimdir boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi derki hamur yoğuran.
Ne o, ne bu, ne döşekle, ne köçek,ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım. Yavrum, annem, karım,
kız kardeşim, hayat arkadaşımdır. Nazım Hikmet”
Değerli okurlar. Yazıma
Nazım HİKMET’in “Kadın” isimli dizeleri ile
başladım. Kadınlar gününde kadının önemi ve değeri
üzerinde durulacak. Erkekler bir gün içinde
kadınları o kadar yüceltecek ve o kadar yükseltecek
ki, kadınları koyacak yer bulamayacaklar. Peki
kadınlar, kadınlarımız, biz kadınlar 364 gün
onların akılları dışında olup sadece bir günlük
kadın olarak değerlenme ve hatırlanma ile mi gerçek
değerimizi kazanacağız.? Diğer 364 günde biz yok
muyuz? Biz neredeyiz acaba, inanın çok merak
ediyorum.
Dünya üzerinde ilk önce kadının adının var olup
olmadığına bakmalıyız. Gerçekten dünya üzerinde
erkeklerden kadınlara ve onun adına sıra geliyor mu?
Ne dersiniz, erkeklerden önce mi geliyor kadının
adı, yoksa sonra mı? Kadın nedir? Kadın kimdir?
Kadının bir kimliği var mıdır? Türk kadını kendi
istediğini elde etmiş midir? Dünya kadınlarının da
aynı durumda olduğunu söylemek isterim. Doğudan
batıya, kuzeyden güneye bütün devletlerde kadınlar
ne yazık ki hak ettikleri değerleri görememektedir.
Bu değer görmeme sadece Türk toplumu içerisinde
olmamaktadır. Bütün dünyada kadınlar ne yazık ki hak
ettikleri yerde değildir. Türk kadını kendine
erkeklerin içerisinde istediği yeri kendine hala
alma mücadelesi mi vermektedir.? Aynı mücadele
sadece Türk kadını için söylenemez. Çükü dünya
kadınları da hala hak elde etme savaşı vermektedir.
İnanın bir bayan olarak bu soruların cevabını
arıyorum dersem sakın bana şaşırmayın olur mu?
Dünya kadınlar gününü
kutlayacağız 8 mart’ta. Her sene aynı şeyleri tekrar
edip duruyoruz. Erkekler dünya kadınlar gününe çok
önem verdiklerini belirtirler. Büyük şehirlerde,
büyük kentlerde, yurt dışında kadın hakları
değerlendirmeye alınır. Türkiye’den dışarıya
bakıldığında Avrupa’da kadın hakları ile
Türkiye’deki kadınları arasında inanın hiç fark yok.
Kadın sadece Avrupa’da değil, tüm dünyada ikinci
sınıf vatandaş muamelesi görmektedir. Dünyada olduğu
gibi Türk kadını yine evinde ikinci kişidir.
Çalışacak, çocuk doğuracak, geleneklere bağlı
kalacak. Evet, çocuğu doğurmak, onu büyütmek, onu
eğitmek, onun gerçek bir insan olarak yetişmesi için
kadının, annenin görevi çok büyük ve bu onun
yapacağı bir durum. Bu onun en kutsal görevidir.
Avrupa’da Türk kadınının bazı hakları elde ettiğini
görmek mümkün. Ama bu haklarını kullanabiliyor mu?
Haklarının ne kadarını kendi istediği biçimde
değerlendirebiliyor? Bunların da incelenmesi gerekir
bence. Ne yazık ki, Türk kadını ne Türkiye’de ne de
yurt dışında hak ettiği yeri ve konumunu elde
edememiştir. Aynı şekilde dünya kadınları da hak
ettikleri yere gelememiş ve hala ezilmektedirler.
“Cennet anaların ayakları altındadır.” Derler her
zaman. Kadını onurlandırmak, onu yüceltmek ve bazen
kadının ruhunu okşamak için bunu söylerler. Bütün
kadınlar da hemen inanıverirler ne dersiniz? Hangi
anaların ayakları altında acaba? Henüz özgürce
seçimi, özgürce evlenmeyi, özgürce istediği yere
gidip gelemeyen bir kadının kullandığı hangi hakları
var acaba? Çocuk büyütmek onun, çocuk doğurmak onun,
evleneceği kişiyi seçmek ona ait değil. O istediği
kişi ile evlenemez. Hemen aile büyükleri devreye
girer ve kadınının evleneceği kişiyi onlar seçerler.
Hani kadın hakları vardı? Hani kadın istediği
hakları elde etmişti? Bunların hepsi birer yalan ve
yine 8 Mart Kadınlar gününde kadınlarımıza yönelik
bir sürü palavra ve bir sürü yalanlar duyacağız.
Söyleyenlerin bile söylediklerine inanmadıkları bir
dünya kadınlar günü kutlanacak yine. Aslında kadın
hakları ve kadınımızın değeri hakkında o kadar çok
söylenecek şeyler var ki…Ben kadının sadece yatak
odasında görüntülenmesini, sadece yatak odasında ki
kişi olarak değil; ilk önce gerektiğinde yurt
savunmasında, yurdun yönetiminde, eğitimde,
fabrikada, kısacası her yerde erkeklerle eşit
şartlarda ve eşitlik ilkesinde hizmet etmesini
istiyorum. Kadının her yerde izi olmalı. Kadının
sadece kendi evinde değil, onun evi dışında da
topluma, insanlığa hizmeti olmalı. Artık kadın
hakları günü nağmelerini de bırakalım. Sadece kadına
insan olduğu için, onun da yaşama hakkının olduğunu,
onun da erkekler gibi özgürce davranması gerektiğini
kabul edelim ve kadınlarımıza buna göre değer
verelim. Böyle olmayacaksa bırakın kadın haklarını
savunmayı, inanın ele bile almaya değmez.
Satırlarıma
“Geleceğin
genç neslinin yetişmesinde temel taş olan, cennet
bile onların izni olmaksızın girilmeyen, çok değerli
annelerimizin, bacılarımızın, eşlerimizin,
kızlarımızın 8 Mart Kadınlar gününü kutlar; sağlık,
mutluluk, esenlikler dilerim."
Saygılarımla.
Zerda
|
|