Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  ŞULE AKAR  
 


    KAPADOKYA 1


Merhaba dostlarım. ben bu sayfayı hazırlarken başka yazan arkadaş olmaz ise sevgili nurdan sonra kapadokya gezimizden bende bahsetmek istiyorum sizlere.. yarından sonra sevgili yakamozun yani kuzenim ümitin makinasındaki resimleri eklemeye başlayacağım..

Kapadokya öncesi pazar gününe kadar gelme ümidim yoktu babamın rahatsızlığından dolayı. pazartesi doktor kontrolünde düzelmeye başladığını görünce bavulumu toplamaya başladım.Valla ben biraz süslü hatunumdur. sadece kazak değil cici bici kıyafetlerde aldım yanıma. birde şovumuz için gerekli olan malzemeleri tabiki. koca bir çanta ile hazırlığımı bitirdim

Sitemizde de üyemiz olan 26 yıllık dostum iboist (kendisi çok istemesine rağmen işleri yüzünden katılamadı) beni evden aldı akşam 8 de. Gülgün69 yani gülayı evden aldık. o arada sadıkcan41 yani lütfü arkadaşımız aradı onunla dudulluda buluşmaya karar verdik.otobüs gelene kadar sohbet ettik. zaten rüzgarsıztepe yani sedat ve yakamoz yani ümit ve sevgili arkadaşım nailalper karşıdan otobüse binerek geldiler.Onlar otobüste tanışmışlar zaten.çok keyifli neşeli ve bol bol beslenerek uyuyarak gülerek geldik.otobüs firması servisi ile bizi mustafa otele kadar getirdi.lobiye girdiğimizde sanki 40 yıldır tanışıyormuşuz gibi sıcak kucaklama ve öpüşme ile birbirimizle tanışıp merhabalaştık.

Radyo sohbetlerimizden ve ordaki dialoğumuzdan dolayı laytu yani sevgili tülay ile kucaklaşmamız haliyle daha kahkahalıydı ve sıcaktı.

Sevgili nurun güler yüzü zaten içimizi ısıttı ilk anda. tanışma faslı sırasında misafirim ayhan bey geldi.üstelik o sabah çok erken gelmiş ama kimseyi tanımadığı için biz geldiğimizde aramıza karıştı.ve tanışma faslından başlayarak gezinin sonuna kadar fotoğraf çekme olayımızda başladı. bu konuda bizi sürekli takip eden düşünen her karemizi yakalamaya çalışan nailalpere sonsuz teşekkürler. dostumun güleryüzü neşesi resimlerimize yansıdı tabiki. ümit ve nerminde nur ve şansız gibi sürekli resim çektiler. kamerası ile shiraye yani sevgili handan hep takipteydi...
odalarımızın konforu haliyle keyfimiz oldu. sevgili gülay ile hemen

Eşyalarımızı odamıza çıkarıp yerleştik.otelin 3.katında hep yanyana birarada olan odalarımız sayesinde koridorlar bizimdi. birbirimize kapı komşuluğu yaptık.hepberaber hazırlanıp harika bilgileri ile bize katkıda bulunan rehberimizle başlayacak güzel tur için lobide buluştuk anlatacak çok şey var dostlar. sizleri sıkmamak adına parça parça yazacağım

Dostlarım ilk gün bizi bekleyen güleryüzlü rehberimiz ile birlikte bir servise doluştuk. Önce aydın hep en arkaya oturmaya kalktı..akıllı adam olaya uzaktan hakim olmak istedi..ama yağma yok..hemen onu ilerleyen zamanlarda öne çekmeyi başardık  Hoş gezinin ilerleyen saatlerinde arkaya dinlenmek için çok kullanmak isteyen laytu da oldu ama gülmekten uyumak mümkün olmadı tabiki.

servis içindeki şarkı, türkü, şakalaşma, sohbet...bunları anlatmak çok zor be dostlarım..yaşamak gerek. o kadar renkli bir atmosferdiki gerçekten size anlatmam mümkün değil. Kısaca birbirlerini yeni tanıyan insanlar gibi değildik bunu bilin yeter. uzun zamandır tanışan kaynaşan biraraya uzun zaman sonra gelen dostlar gibiydik. hepimiz birbirimize sataştık, şakalar yaptık. Ama hiç kimse bu şakalardan alınmadı, gücenmedi, kırılmadı. Tam tersi aynı şekilde karşılık verdi. Hatta o kadar artan bir doza girdiki şakalar artık gülmek yerini sürekli çınlayan kahkahalara bıraktı.

Bu servis içindeki sohbetlerimiz 2 gün boyunca hep sürdü.. detaylara işimin elverdiği ölçüde önem vererek sizlere anlatmaya devam edeceğim dostlarım

Ben yine sizlere anlatmaya devam edeyim dostlar. birbirinden harika resimlerle zaten yaşadığımız güzellik ortada.. ilk günkü gezimizde hem sevgili rehberimizin derin bilgilerini dinledik hemde bu güzellikleri keşfetmeye başladık. bu arada karnımız acıktı. açık büfe yemek yiyeceğimiz bir mekanda aldık soluğu. (otel yemek resimlerinin dışındaki resimler, sadece testi kebabı resimleri ikinci güne aittir)

karnımızı doyururken farkettiğimiz bir gerçek turistler düşünülerek oraya lokum konmuştu. meger sevgili lal lokumu çok severmiş.
ben biraz anaç yapıya sahibimdir.beslemeyi ilgilenmeyi çok severim. yemektede tabaklara servisler alıp arkadaşlarıma sunmuştum. sevgili nurun lokum demesi üzerine doldurup tabagı getirdim. tabi lokumlar hem yendi hemde yolluk olarak cuppp cantaya..ben abartacağımya aaa ne çabuk yemişsiniz lokumları bana kalmamış bari bende alayım kendime diye bir tabak daha...lokum masrafından yırttık dostlar 

yine gün içindeki güzel turlarımızdan sonra güle oynaya otele döndük. biz şovumuzu ilk akşam yapmayı planlamıştık.ama sevgili laytu yorgunum diye kıvırmaya  ertesi güne ertelemeye çalıştı.. ama yağma yok. onu dinlemedik tabiki..hatta dinlenmek için odalarımıza çekildiğimizde saditçe onu oda telinden uyandırıp giyinmek için odamıza çağırdık. ta istanbullardan en lüks mağazalardan arayıp tarayıp ona yakışacak etek getirmiştim. daha giyinirken gülmeye başladık biz. hele gülayın haline bayıldım. tam bir köylü kadın olmuştu. elbise altına giydiği pijama üstüne çektiği çorap harikaydı. annemin namaz kılarken giydiği şalvarı kendime düşündüm ama bedenini hiç hesaba katmamışım arkadaşlar. üstüste getirip kocaman bir çengelli iğne ile tutturup ta göğsüme kadar çektim şalvarı ama ne fayda. hala çok büyüktü. ayağıma giydiğim o şalvarla müthiş uyumlu güzel renkli çoraplarım ve çarıklarım gözükmeyecek diye çok korktum valla

lobiye telefon edip arkadaşların orada olduğunu öğrenince aşağıya indik. daha asansörde doğaçlama yapacağımız konuşmaları tasarlamıştık.ama ben malum muzurluk yapacam ya şalvarımı tuta tuta yamuk yamuk yürüyerek içeri girerken gülmekten öldüler. hele köylü şivesi ile konuşmaya başladığımda ne gülay ne tülay gülmekten birşey diyemez oldular. göya altın gününe geldik biz. paparazi bizi yakalamıştı onun için diyecektik. ama valla başta sevgili dağlar olmak üzere faldan sevgili nur delikanlı aydın ve misafirim nasibini aldı tabiki..

e bukadar fal bakılırda hasılat olmazmı..tabiki hasılatıda topladık. boşunamı etek giydirdik biz laytuya. eteğini tuta tuta paraları topladı. istanbul kahvaltısında kahve fallarının hasılatını alıp ortadan kaybolan çapakçurdan hala haber alınamadı. eğer laytuda ortadan kalbolursa bilinki hasılat süper demektir. şaka bir yana dostlarım ben bu şovu yaparken kendi adıma çok güldüm, çok eğlendim.

son bir şey daha.. yemek için hanım olmaya odamıza doğru yöneldiğimizde asansörün kapısında otel müşterilerinden birkaç hanıma rastladık. bizi gördükleri andaki şaşkınlıkları hala gözümün önünde. bizi otelin animasyon ekibi sandılar. bizde hiç bozuntuya vermedik tabiki..

şimdilik yine benden bu kadar...anlatacak daha çok şey var çokkkkkk 

 
 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi