Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  FAHRİYE HAMZAÇEBİ  
 

       

      KAR TANESİ
 

      Şehrime kar yağıyor, çocuklar, büyükler, yaşlılar, gençler sokağa atıyor kendini. Yeşilden sonra beyaz gelinlik giymiş manzaranın ortasına. Kar beyazdır biliyorum, kar soğuk, kar tüm yüküne rağmen sessizdir. Nefesimle buğulanan camdan dışarı bakıyorum. Nasılda koşturuyor herkes, ayak izleri nasılda çamurlaşıyor beyazın teninde. Arabaların farında kayboluyor yere düşen zerreler. Kar tanesinin ezikliğini içine çekiyor yollar, bir rüzgarla gelip, bir rüzgarla giden kuru yaprak misali....

     Hiç bu kadar gri görmemiştim gökyüzünü ve bembeyaz yeryüzünü. Çıkıp dolaşmak var ıssız beyaza teslim doğada. Bir sokak lambasının altında kar tanelerini izlemek muhteşem olurdu galiba. Sen aynı benim kağıtlara döktüğüm hayallerimdin. Hani suyun içine  düştüğünde erirsin ya.. Ya da kuru dalları kucaklarsın, onlar yapraklarını dökmüş yalnız kalmıştır zamanla. Yaşam koşmaksa birşeylerin ardında, bende senin biteceğini bile bile koşuyorum ardında ve yeryüzüne kar tanesi olarak düşüyorum ilk defa. Su kenarına varmadan, bir bacanın sıcak ve siyah dumanına kapılmadan, ulu orta yakılan ateşlerin üzerinden manevra yaparak sana ulaşıyorum. Zaman aynı zaman, mevsim aynı mevsim, herşey için herkes için zalim mi zalim...

     Ne zaman bu cümleler bahara ya da yaz' a düşer bende suya düşen bir kar tanesi olurum.Senin de şehrine kar yağıyor mu? Ben gördüğün ilk kar tanesi olmak ve sana mevsimsiz yağmak isterdim. Kışın soğuğunda beyaza bürünen, gecenin ayazında beyaz üzerinde parlayan yıldızlar gibi yalnız, gözlerimin ışıksız kahveleri gibi minik kalacak ve ellerimden düşürdüğüm kelimelerin ne anlama geldiğini o zaman anlayacağım ne yazık ki, çok geç olacak.

     Havanın beyaza çalan renginde, hüzün yine aldı başını gitmekte, sevdalar yarım, aşklar beş paralık olmuş yerlerde. Kar dönerek yağıyor ortalık buz, yalnızlık dip yapmış, yüreğim üşüyor. Sıcağa aç ellerim birbirini ısıtmakta. Bizim eller kışa teslim, yürek soğuk, ruh bozuk, sevdalar buzdolabında, silkinmek gerek.

                                                                                                     F.HAMZAÇEBİ

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
         
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi