Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
   KOMPOZİSYON
  SÜMEYRA  DEMİRDÖVEN              
   
 


    
 Kompozisyon dersinin işlenişinde bir öğrencinin öğretmenine yazmış olduğu duygu yüklü satırları sizlere sunarken; lise çağında ne cevher öğrencilerimizin olduğunu yorumsuz olarak sunmak istiyorum.  


KARÇİÇEĞİ

Dün gece seni gördüm yine
Bembeyaz bir yağmur içinde
Bir rüya değil sanki, gülüyordun gözlerime
Her damla bir keder
Gözlerimde yaş oldun
Yetti bundan fazlası ölüm
”Gelme artık gecelerime”
O günlerden bir rüzgar eser
Ümitlerin seni terk eder
Senden o bakışları bekler
Kapkaranlık bir keder...
Hayatta paylaşmaya değer
Bildiğin bir sır varsa eğer
Haykırıp dağlara taşlara
Anlatmalıymışım meğer!...

        Evet, ben de anlatıyorum işte Karçiçeği. Anlatıyorum, haykırıyorum işte bak söylüyorum “ Seni çoook ama çoook seviyorum” Hatta öyle seviyorum ki; bazen çocuklarından, çevrenden, dostlarından, arkadaşlarından, kendi arkadaşlarımdan bile kıskanıyorum. Ne yapayım işte. Bir şey var seni bana bağlayan. Bazen sana yazmak istiyorum ama olmuyor. Bir türlü nasıl hitap edeceğim bilmiyorum. Kırçiçeği mi desem, aşkım, canım mı desem ne desem sana, nasıl hitap etsem. Hem başladım diyelim, sana ne söylemeliyim. Hangi süslü kelimelerle anlatsam demiyorum, çünkü artık o süslü kelimelerden bıktım ben. Sade, masum, tertemiz, dostane, bir aşkım olsun istiyorum. Bu aşk sınırlı olmasın ama maddiyatın aşkı olmasın bu. Leylâ’dan geçsin Leylâ’ya varsın mecnun. Ferhat Şirin’in yüreğinden yükselsin semalara ve Sümeyra; o aciz, o günahkar, o gafil, o sadık Sümeyra Sevgi Hoca’nın bağrından, Karçiçeğinin karından ulaşsın nevruzlara. Buldum Karçiçeği, buldum. Ben sana Vedud demeliyim. Vedud; dostluğa layık olan, sevgili, saf sevgi sahibi olan, sevgisi herkese yetecek olan. Ama Karçiçeği sen sadece benim Vedud’um ol, olur mu? Sadece ikimiz bilelim bunu. Bana ait olsun bu, bir de senin yüreğine ait olsun. Özüne, benliğine...
         Bismihi Vedud,
         Bismihi Sevgili, bismihi gönül eri, bismihi...
         Bana gülleri anlat Vedud. Kainatın gülünü anlat bana. Hatırlat baharın havasını. Nasıl olur yaz mevsimi? Topraklar yeşillenir mi ben ağladığımda ya da insanlar anlar mı derdimi, gözüm ıslandığında? Benim derdim ne Vedud, hastalığım ne benim? Kendimi nerelere hapsetmeliyim ben? Hep Karçiçeği gelecek diye karları, kışı mı sevmeliyim yoksa aynalara bakıp barışmalı mıyım kendimle. Ah Vedud! Yüreğimin olgunlaşmasıyla yön değiştiren hasretim! Ah Vedud! Bak ne diyor şair hiç duydun mu? : “ Bir söz söyle ki bana, kalbim sonsuza dek seninle olsun. Bir söz söyle bana ki aşkın barınağı gözyaşlarım kurusun. Bir söz, bir söz söyle bana ne olur, konuş benimle...” Anlat bana, anlat ben sabahlara kadar dinerlim seni yeter ki şu gece bitsin. Uyanalım fecirle. Anlat sen, bana beni anlat. Seni anlatma çünkü ben zaten seni anlarken anlıyorum varlığın sebebini... Sen yine de konuş, haykır bana, beni sevdiğini!... Biliyor musun; bazen annem seni bu denli sevmeme çok içerliyor. Tasavvufi bir yöneliştir diyor.,. haktandır diyor ama bazen de bir üzülüyor ki sorma! Ben ona, hep Karçiçeği’ni anlatıyorum gönlümün. O da diyor ki; bir de bana yazsan şiirlerini, hiç beni özlemiyor musun diyor. Bir bilse ah bir bilse, ne kadar çok sevdiğimi bir bilse!...
         Karçiçeği! Vedud;
         Ben senden bir şey istiyorum. Hani diyorum şu kısacık hayatımızda kendimize özel anlar yaratsak. Seninle beraber olsak o zaman. Anne kız gibi, dostlar gibi. Ne olursa, ne gibi olursa olsun. Ama yeter ki olsun. Sakın vaktim yok deme. Ben vaktini ayarladım bile. Hem öyle bir vakit ki, ne senin işin oluyor, ne benim okulum. O vakitlerde hiçbir ruh dolaşmıyor sokaklarda.
         Evet, o vakit. O vakitte benimle buluşur musun, gelir misin rüyalarıma. Gerçekten bunu senden isteyebiliyorum. Sıkıntından, hasretinden ağladım. Alnımı secdeye dayayıp sızlandığım ve öylece uykuya daldığım gecelerde beni ziyarete gelir misin sevgili? Duyar mısın gözyaşlarımın sesini, içimdeki fırtınadan üşür müsün sende? Eğer ben üşürsem, buz kalıplarına sığınırsam yalnızlıktan, sen usulca gelip yanıma, secdeden kaldırıp, sıcacık yatağıma yatırır mısın beni... Sonra ninniler söyler misin bana? Bir de ölümsüz sevdaları, Yusuf ile Züleyha’yı anlatır mısın Karçiçeği? Gelirsin değil mi? Gelirsin evet, gelirsin. Ama ben her gece ağlıyorum Karçiçeği. Bekliyorum, bekliyorum yoksun, gelmiyorsun. Ben de dua ediyorum Rabbime; “ Rabbim” diyorum. “ Onu çok sev, Rabbim; çünkü o buna, hatta daha fazlasına lâyık”... Sonra bir umut, kaşıyorum gözlerimi. Belki gelirsin diye ışıklarımı söndürmedim, şarkısı çınlıyor kulaklarımda. Ama sen rüyam da olmuyorsun Vedud. Yine de olsun. Geleceksin değil mi? Gelirken Şeyh Galib’i de getir ne olur! Yanına Mevlana’yı da al ne olur. Unutma bak, onları çok özledim, unutma! Beni aramanıza gerek yok. Ben de karanlığındayım gökyüzünün ya da dolunayın umutlarında takılıyımdır. Sen yüreğine sorsan beni bir Karçiçeği. Onun götürdüğü yere git, anlat gölgelere aşkı sevmeyi...
          Biliyor musun, en çok neyden korkuyorum? En çok ölmekten ve seni kaybetmekten korkuyorum Karçiçeği. Yarın bir gün üniversiteye gideceğim ve gün geçtikçe uzaklaşacağım senden... Sonra belki de... Neyse boş ver unutmazsın herhalde beni. Bir de Karçiçeği ölümden çok korkuyorum ben. Ölmek, yok olmak, bitmek ve senden ve sevgiden ayrılmak. Aslında biliyorum, ölüm perdesini aralamalıyım ben. Ondan sonrası selamet, ferahlık, aşkların aslı ondan sonrası... Ama ne bileyim işte! Korkuyorum, korkuyorum, korkuyorum, korkuyoruuuuuuuuuuum....
          Amaaan unut gitsin Karçiçeği. Unut gitsin. Sen şimdi güzel şeyler anlat bana, bembeyaz karçiçekleriyle tanıştır beni olur mu? Bak ben şimdi gidiyorum. Gelmeyi unutma olur mu Karçiçeği! Bu tatilde, evde rüyalarıma hep bekleyeceğim seni. Bir şiir okuyacağım yatarken, sen duyarsın zaten. Şiire aşınadır kulakların. Tüm beyazları kat çantana gelirken unutma. Ben seni hep bekliyorum. Her gece, her güzel rüyada, bekliyorum sakın unutma!...

                                                İzmir  / 01.03.2001 
                                              Sümeyra  DEMİRDÖVEN 



 
BİLMİYORUM
KARÇİÇEĞİ
 
HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUM       BİLMEM       GEREKENLERİ
       DE GETİR
           OLUR MU? 









                                                                                 Ana Sayfa

 
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi