Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  HÜSEYİN  DURMUŞ  
 

       
       
 
KURBAN MI, KURBANLIK MI?

Çağımız teknolojik ilerlemenin çok hızlı bir şekilde geliştiği uzay çağında hala insanlarımız kısır döngüler içerisinde bir birlerini kırmakta, inanç özgürlüklerine, laik anlayışa karşı saygı gösterilmemektedir. Laiklik kavramı altında her kes nalıncı keseri gibi kendine yontmakta ve kendisini haklı göstermeye çalışmaktadır. Müslüman alemi için Kurban Bayramı gelmekte ve 31.Aralık.2006 da ise kutlamasını yapacağız. Hiçbir İslam ülkesinde olmayan bir bayram kutlaması çatışmaları ise sadece bizim ülkemize özgü olarak artık 10 gün boyunca yazılı ve görsel basında tartışılacak, çok hararetli konuşmalar yapılacak. Konuşmalar yapılırken de başkaları da suçlanacak. Eğer suçlanmazsa o zaman konuşmalar yerine ulaşmayacaktır. Tabiî ki bu arada bazıları da meşhur olmanın yollarını arayacaktır. Sonuçta günden yaratmak isteyenler gündemlerini iyi seçip can damarından vurmaya kalkacak, belki de bazı görsel basın bunda başarılı da olacak.

Kurban mı, kurbanlık mı diye neden yazıma başlık attığımı sizler sormadan be söyleyeyim dostlarım. Avrupa ortak pazarına girmeye çalıştığımız şu sırada Avrupalı dostlarımız öyle bir sol kroşe çaktı ki, doğrusu vatandaşıdeğil sadece siyasileri ilgilendirdi bu konu. Siyasiler de baktı ki vatandaş uyuyor; ammannnn vatandaşı uykusundan uyandırmayalım diye vatandaşın üzerine uyku toprağını serpti ve uyutuyor. Evet böylece kurban bayramı öncesi daha önceden kurban edilmek üzere hazırlanan vatandaşımız kurban bayramında kurbanlık olarak ortak Pazar için satışa çıkarılmıştır. Fakir gittikçe fakirleşirken, açlıktan kıvranırken; kurban bayramında önemli kayak merkezlerine kar yağmaz ve kayak pistleri dolmazsa tur operatörleri rezervasyonlarını iptal etme tehdidiyle yaygara yapıyor. Türk vatandaşlarının zengin olanları yurt dışına, yurt dışında bulunan zengin Türk vatandaşlarımız bulundukları yerden edindikleri dostları ile Türkiye’ye gelmeye çalışıyorlar. Evet dostlarım, bir tarafta zirvelerde eğlenmeyi düşünen insanlarımız, bir yanda da yine bu bayram olmadı ama inşallah diğer bayramda olacak felsefesi ile bayramın ilk gününü yalnız veya dostları ile birlikte geçirecekler. Burası Türkiye, burası benim memleketim ve ne yazık ki bu memleketimde kişiler arasında büyük bir uçurum gittikçe oluşmaya devam ediyor. İşte asıl kurban ve kurbanlıklar bu vatandaşlarımız.

Zenginin malında, zenginin parasında ve varlığında inanın gözüm yok. Allah daha fazlasını versin. Ama bazen de Allahın verdiğinden daha fazlasını alıp, yasal yolları kendi amaçları doğrultusunda paraları cukka edenlerin bu bayram basının odak noktası olacağını düşündükçe ve o kamera karşısında sırıta sırıta; “ Ben kimsenin bir şeyini çalmadım. İflas ettim. Devlete olan borcumu da imkanlarım dahilinde ödeyeceğim. Bazı işlemlerimin doğru olduğu yasalar önünde de ispat edildi…” diyecek ve kendisini yasal olmayan yollardan da aklayacak, buna da basın çanak tutacak. Bu vatandaş ta o kişilere acıyacak, hatta bazıları vah vah garibim diyecek. İşte büyük çelişkilerin yaşandığı bir ülkede hem kurban bayramını ve hem de aynı gün yılbaşını kutlayacağız. Hiçbir  millet vekili de çıkıp; “ Ne demek kardeşim, fakirin, yetimin, öksüzün, yaralı askerin, bu vatan için şehit olanların vicdanları beni rahatsız etmeye başladı. Bu ne vicdansızlık, bu ne edepsizlik, bizim kişiliğimize, ettiğimiz millet vekili yeminine ters düşüyor bu iş. Devleti dolandıranların, devleti soyanların yaptıkları hiçbir suçta, yapılan hırsızlıklarda zaman aşımı olamaz. Gerekirse 200 yıl da sürse bu iş devam eder ve mirasçıları bunu ödeyecektir diyerek bir yasa hazırlamak istiyorum.” Diyecek bir babayiğit, kendine güvenen, ölümü göze alan tam 20 millet vekiline bu kurban da kurbanlık olarak hazırlanan vatandaşlarının gönlüne su serpmesini isterim. Ben belki biraz hayalcilik yaptım sanırım. Bundan önce çıkan oldu mu ki, şimdi sözünün eri, gerçekten babayiğit  Millet vekilini bulmak sanırım çok zor olacak. Çocuğu aç olduğu için sadece ekmek çalan adamın, bakkala borç yazdıran kadının görüntüleri bu Millet vekillerinin vicdanını rahatsız etmiyor ki bu cesareti göstersinler.
Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum. Bu hafta sonu hem kurban bayramını hem de yılbaşını bir arada kutlayacak bu memleket. Acısıyla tatlısıyla bir bayram ve yılbaşı kutlayacak. Trük ulusunu ve tüm dünya vatandaşlarını mübarek Kurban Bayramı ile Yeni Yılını kutlamak istiyorum. Her ne kadar kurban mı kurbanlık mı olduğumuzun kararını veremeden bu bayram gelecek ve geçecek. Daha önceki yıllarda geçtiği gibi. Bayramın ve yılbaşının; mutluluk, sağlık, dirlik ve beraberlik, afatsız, savaşsız geçmesi dileğiyle nice mutlu yıllara ve bayramlara erişmenizi dilerim.
Saygılarımla.

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
         
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi