Bir martı havalandı şimdi
karanlıklar ülkesine,
Yorgundu kanat çırpmaktan inan
ölürcesine,
Nefesini tutmak ister, gider
habersizcesine,
Onu bekleyeni var, sonsuzluk
bilmecesinde.
Bir yıldız arıyordu süt beyaz
kanadıyla,
Henüz ışıyan bir yıldıza doğru
uçmaya,
Ulaşmak istiyordu gün ağarmadan
uzaya,
Onu bekleyeni var, sonsuzluk
bilmecesinde.
Kanat çırpmaktan bitap düştü
martı,
Güneşin sarı ışıkları rengini
sararttı,
Ve bir hayal ateşi ile gözlerini
kararttı,
Onu bekleyeni var, sonsuzluk
bilmecesinde.
Güneş bulutların ardında
giriyordu geceye,
Gökyüzü mordu, dönüyordu
dönenceye
Martı yol alıyordu gökte bir
bilmeceye,
Onu bekleyeni var, sonsuzluk
bilmecesinde.
Kanat çırpıyor, bitkin, yorgun,
yıldıza karşı
Uçuyor, uçuyor, uçuyordu zamana
karşı,
Güneşin battığı o kızıllığa,
kahkeşâna karşı
Onu bekleyeni var, sonsuzluk
bilmecesinde.
Gün bitmiş, gece başlamış, o
hala yolda
Bekleyen güzel durmuş şimdi ta
uzayda,
Parlayan yıldıza varmaya çalışan
martıda
Onu bekleyen var, sonsuzluk
bilmecesine.
Davutlar / 222.03.2006
Hüseyin DURMUŞ