Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  ŞULE AKAR  
 



MASALLARIMI ÖZLEDİM
 

Ben masallarımı özledim. Artık kimse masal anlatmıyor bana.. Çocukluk anılarımda yaşıyor ve gün geçtikçe unutuyorum.. İşte buna çok üzülüyorum.

Birer yıl ara ile kaybettim babaannemi ve dedemi. 100 yaşını devirmişti her ikisi de.. Onlar için en acı olan ölene kadar birkaç ay yatalak ve bakıma muhtaç olmaları idi.. En çok dedeme ağır geldi bu durum.. Evlatları, torunları olarak görevimizdi onlara bakmak. Elimizden geleni de yaptık.Ama dedemle ilgilenirken gözlerindeki yaşları görmek canımızı çok acıtıyordu.. Ağır geliyordu ona, bakıma muhtaç olmak. Allaha ilk defa o zaman şöyle dua ettim. 'Allah'ım beni ve ailemi elden ayaktan düşürme, çok yaşatma, sağlıklı yaşat yeter' Ve o tarihten sonra hiç kimseye hapşırdığında çok yaşa demedim. Hep iyi yaşa dedim. Ve kimsenin de bana çok yaşa demesine izin vermedim.. Çok yaşamanın zorluğunu babaannemle dedemde gördüm çünkü.

Çocukluğum onlardan dinlediğim masallarla geçti.. En büyük keyfimizdi ablamla yere onların dizleri dibine oturup anlattıklarını dinlemek. Bir varmış bir yokmuş diye başlardı hep masalları.. Bazen öyle masallar anlatırlardı ki korkardım. Ama korka korka yinede keyifle dinlerdim.. Ben o masallarımı özlüyorum şimdi.. Artık kimse masal anlatmıyor bana...

Bayramlarda babaannemle dedemi ziyaret etmeyi çok severdim. Babaannem bir mendilin ucuna o zamanın parası ile eski 2,5 lira bağlardı. O düğümü açar mendili katlayıp cebime koyardım. Sonra doğru evlerinin yakınındaki bakkala. 2,5 lira ile bir gazoz alırdım, yanına lolipop şekeri ve birde zambo sakızı.. Paranın bereketi mi vardı, yoksa her şey çok mu ucuzdu bilmiyorum.. Param artardı, biriktirirdim bende banka kumbarasında.

Feriköyün arka sokaklarından birindeydi evleri. Giriş katı. Birkaç basamak iner öyle girerdik içerdi. Girmeden önce kapının yanındaki telli camdan içeri bakar onların sevinmelerini görüp neşelenirdik. Saç sobaları vardı babaannemlerin, sobanın içinde köz olan kömürleri mangala alırdı. Mangalı ortaya çeker, babama o mangalda kahve pişirirdi bakır cezvede. Biz geleceğiz diye önceden kızarttığı hamurları çıkarırdı. O hamurları keyifle yerken masallar dinlerdik yine onun ağzından..

Ben o masallarımı özlüyorum şimdi.. Artık kimse masal anlatmıyor bana...

Belki her şey değişiyor masallar gibi. Teknoloji, yenilikler, kitaplar.. Hepsi çok güzel ama, ben yinede o eski masalları özlüyorum. Ve ölene kadar da özlemeye devam edeceğim.


Şule AKAR
26.06.2006 Saat: 23.00


 

 
 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi