Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra Durmuş
Gülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
  
   MEKTUP    
  AYTEN SÖYLER  
 

        
                        
MEKTUP ARKADAŞIM
 

            Bu okulu kazandığımda çok sevinmiştim. Öğretmenlerimin her dediğini yapacağım diye kendi kendime söz vermiştim. Edebiyat hocamız bir gün derse girdiğinde herkesin kendine  bir mektup arkadaşı bulmasını istedi. Bir okula mektup yazacaktık, oradan bizim mektubumuza cevap yazan kişiyle mektup arkadaşı  olacaktık.tanımadığım biriyle mektup arkadaşı olmak... Bu epeyce cazip bir teklifti.
            Mektup yazmak için hazırlıklara başladım, önce kalem, güzel bir kağıt, güzel, süslü bir zarf aldım. Sadece yazmak kalmıştı, mektup yazmayı beceremediğim halde ben tanımadığım birine mektup yazıyordum. Büyük uğraşlar sonunda mektubu tamamlayıp Samsun Anadolu Lisesi’ ne gönderdim. Bana kim cevap yazar diye düşünürken bir mektup geldi. O kadar sevindim ki eve gidip hemen ona bir mektup daha yazmak istiyordum. Mektubu gönderen Fatih Ayhan’dı. Mektubunda o da benim gibi kendini, arkadaşlarını ve okulunu anlatmış. Sonunda da mektubunu dört gözle bekliyorum demiş. Ben de hemen yazıp gönderdim. O da cevap gönderdi, ben gönderdim, o gönderdi... Derken çok iyi arkadaş olduk.
            Kuzenimin tayini Samsun’a çıkmıştı. Bu tayinle birlikte aramızdaki uzaklığın da erdiğini düşünüp artık Fatih’in yüzünü göreceğim için çok mutluydum.
       İki yıllık mektup arkadaşı  olduğumuz halde hala birbirimize fotoğraflarımızı göndermemiştik. İkimiz de fotoğraflarda çirkin çıktığımızı iddia ediyorduk. Temmuzda kuzenimi ziyarete gidecektik. Bunu hemen Fatih’e bildirmiştim. Mutlu olduğunu hissedebiliyordum ama gülen yüzünü  bir türlü hayal edemiyordum.
            Nihayet, temmuz ayı gelmişti.Artık Fatih’i görebilecektim. Tam bir günümü onunla geçirecektim. Fatih bir günlük programı yapmış, bana göndermişti.Önce kahvaltı yapıp, sonra Samsun’u gezecek sonra da Fatih’in arkadaşlarıyla kurduğu basket takımının antrenmanına gidecektik. Çok eğleneceğimiz  bir programdı.
            Samsun’a gitmemizden iki hafta önce bir mektup geldi Fatih’ten. Mektubunda tekerlekli sandalyeye bağlı bir arkadaşının olduğunu belirtmiş, o gün onun da bizimle gezip gezemeyeceğini sormuştu. Aslında ona biraz kızmıştım. Çünkü başkasının gelip bizim eğlencemizi bozacağından korkuyordum. Ona yazdığımda bu duygularımı belirttim ve sakat birinin yanında rahat edemeyeceğimizi söyledim. Çünkü Samsun’u gezecek, ardından basket maçı yapacaktık. Sakat biriyle bunları rahat yapamayacağımızdan emindim.
           Tüm hazırlıklarımızı tamamlamıştık. Bütün valizlerimi doldurmuştum. Fatih’e gösterecek öyle çok şeyim vardı ki…
          Son gün… ertesi gün Samsun’a doğru yola çıkacaktık. Hiç beklemediğim halde, Fatih’ten bir mektup geldi. Beni çok merak ettiğini yazmıştır, diye düşünmüştüm… mektubu açtığımda elime bir fotoğraf geçti.herhalde dayanamadı, fotoğrafını gönderdi, dedim. Fotoğrafa baktığımda tekerlekli sandalyede bir çocuk basketbol oynuyordu. İçimin eridiğini hissediyordum. Eğer aklıma gelenler doğruysa…
          Kağıdı ellerim titreyerek açtım. Kendimde mektubu okuyacak gücü bulamıyordum ve evet, aklıma gelenler doğruydu.
         Mektubunda, fotoğraftaki çocuğun kendisi olduğunu, beni diğer insanlardan farklı sandığını ama diğer insanlardan hiçbir farkımın olmadığını yazmış. Ayrıca sakat insanların da diğer insanlara ayak uydurabileceğini, hatta bu kısıtlı halleriyle, diğerlerinden daha üstün bile olabileceklerini anlatmış. Sonunda da artık benimle görüşmesinin hiçbir anlamı kalmadığını belirtip “bugüne kadar benimle yaptığın arkadaşlık için teşekkürler.” demiş.
           Artık Samsun’a gitmemin hiçbir anlamı kalmamıştı. Gene de son bir umut, yola çıktım. Samsun’a vardığımızda o, beni garajda karşılayacaktı. Gözlerim her yerde onu aradı ama o hiçbir yerde yoktu.

                                                             Ayten SÖYLER
                                                    Hilmi Fırat Anadolu Lisesi    
 

 
     Ana Sayfa                                                                 
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 


SICACIK BİR İLGİ,

GÜLER YÜZLER,
SADECE HİZMET,

GÖRMEK   İÇİN
BUYURUN
BİZ
YAVUZ OPTİK
EMRİNİZDE
LÜTFEN
SİZLERDE
GÜLER MİSİNİZ!

Adres:İstasyon Cad..No.44
SÖKE
0256 518 48 83
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi