Dr. Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28
MENDERES VE İSMAİL USTA
Kütahya’da pek çok kimsenin
Menderes’le ilgili anıları vardır.
Ben de yıllar önce İsmail Ustanın
Menderes’le ilgili bir anısını
dinlemiştim. Burada onu konu etmek
istiyorum. Yeniden kurulan Demokrat
Parti’nin ilk seçim propaganda
konuşmasını Kütahya’da yapacağını
söyledi sayın Ağar; ben de bu anıyı
hatırlayarak hemşerilerimle
paylaşmak istedim.
İsmail Usta, İzmir Mithatpaşa Sanat
Enstitüsü Elektrik Bölümü mezunu.
Uzun yıllar Amerikalı’larla
çalışmış, daha sonra Ereğli
Demir-Çelik Fabrikası’na girmiş ve
otuz küsür sene çalıştıktan sonra
emekli oluyor ve memleketi olan
Kütahya’ya gelip Elektrik dükkanı
açıyor Belediye’nin arkasında, şu
anda da bu işine devam ediyor.
Çıraklık Eğitim Merkezinde
öğretmenlik yapıyor, Kütahya
Televizyonlarında konuşmalar
yapıyor. Türkiye’de ilk defa
Elektrikçiler Derneğini kuran
ustamız. Kendisi, ayrıca, hafız ve
aşçı. Bu anlatacağım olay onun
lokantada çalıştığı yıllarla ilgili.
Demokrat Parti kurulmuş, Rahmetli
Menderes sık sık Kütahya’ya geliyor.
Her geldiğinde de Yıldız Otel’inde
kalıyor. O zamanlar Kütahya’da
bulunan en iyi otel Yıldız Oteli.
Cumhuriyet Lokantasında da yemeğini
yiyor. İsmail Usta da Cumhuriyet
Lokantasında çıraklık yapıyor.
Menderes geldiği zamanlarda da ona
hizmet ediyor.
İsmail Usta Rahmetlik Menderes’in
oteldeki odasına lokantadan bir şey
götürüyor. Şimdi kendisinin ağzından
dinleyelim:
-
Bana
şöyle bir baktı. Nazik bir ifade
ile, “Karaoğlan acaba rica etsem,
bana bir simit alabilir misin?”
dedi. Ben o güne kadar hiçbir
müşteride görmediğim bu nezaket ve
hitap karşısında hayran kaldım.
Benim adım ondan sonra hep Karaoğlan
olarak kaldı. Ne zaman Kütahya’ya
gelse ben koşar giderdim yanına ve
beni tebessümle karşılar Karaoğlan
geldin mi? Der, sırtımı okşardı.
İlk
Demokrat Parti binası şimdiki Otuz
Ağustos İlkokulunun (okulumuzun o
zamanki adı Birinci İlkokul idi)
karşısında Doktor Nail Bey’in evinin
yanında üç katlı bir bina vardı. O
binanın üst katında idi. Çok güçlü
hoparlörlerinden konuşma ve müzik
yayını yapılır, biz de oyun
bahçemizden bu olayı izlerdik. O
zamanlar Kütahya’da elektrik
okulumuzun alt tarafında bulunan
eski bir kilisede bulunan elektrik
jeneratöründen geceleri belli
saatlerde verilirdi. Radyo, hoparlör
gibi cihazlar da herkesin sıkça
gördüğü şeyler değildi. Bazı zengin
evlerinde, bir de kahvehanelerde
bulunurdu radyo.
Kütahya, Demokrat Parti’yi ve
Menderes’i çok sevdi. Hala da bu
sevginin devam ettiğini sanıyorum.
Bu sevgi deki samimiyet o derece
ileri derecede idi ki, Demokrat
Parti tüm iktidarı süresince
Kütahya’lılar Rahmetli Menderes’ten
hiçbir istekte bulunmadılar. Şeker
fabrikası ile Azot Fabrika’sı
Menderes Hükümeti’nin bir icraatı.
Türkiye’nin en güzel pancarı
Kütahya’da yetiştiği halde, Uşak ve
Eskişehir’de şeker fabrikaları
vardı, Kütahya’da da bir şeker
fabrikası kurulursa halk işsizlikten
ve fakirlikten kurtulacaktı.
Kütahyalı’lar böyle düşünüyorlardı
ama, gene de doğrusunu büyüklerimiz
bilirler diyorlardı. Uşak ve
Eskişehir bir zamanlar Kütahya’ya
bağlı oldukları halde, şeker
fabrikası sebebiyle Kütahya’dan daha
büyük olmuşlardı. Kütahyalı bunu
biraz kıskanıyordu doğrusu.
Kütahyalı birisini sevdi mi, ondan
bir karşılık beklemez. Hatta bunu
ima etmekten bile sıkılır. Ayıp
sayar. Böyle bir özelliği vardır
Kütahyalı’nın. Kanunlara, nizamlara
bağlıdır. Yıllar geçse ne
gazetelerde ne de televizyonlarda
adi suçlarla ilgili olaylara
rastlanmaz. Tüm dedikodular,
dargınlıklar birbirini incitmemek
adına yapılan yanlış anlamalar ve
hassasiyetlerden kaynaklanır.
Kurtuluş savaşının ve düşman
işgalinin üzerinde meydana geldiği
bu topraklarda insanların bundan
yarar sağlamak için gayret ettikleri
görülmemiştir. Atatürk’ün ve
İnönü’nün en sık geldikleri bir
şehirdir Kütahya. Ama, bir günlük
ziyaretleri için kullandıkları evler
müze yapılırken başka illerde
Kütahya’da böylesi bir müze
bulamazsınız. Olması gerekmez mi
idi?
Kütahya’nın ve Kütahyalı’ların
faziletleri anlatmakla bitmez. Böyle
bir şehrin hemşerisi olmaktan
iftihar ediyorum.
30/Mayıs/2007