Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
     MAKALELER                                             
   Dr. Sait Güngör ELGİN  
 


Dr. Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28
 

                        MENDERES VE İSMAİL USTA 

Kütahya’da pek çok kimsenin Menderes’le ilgili anıları vardır. Ben de yıllar önce İsmail Ustanın Menderes’le ilgili bir anısını dinlemiştim. Burada onu konu etmek istiyorum. Yeniden kurulan Demokrat Parti’nin ilk seçim propaganda konuşmasını Kütahya’da yapacağını söyledi sayın Ağar; ben de bu anıyı hatırlayarak hemşerilerimle paylaşmak istedim. 

İsmail Usta,  İzmir Mithatpaşa Sanat Enstitüsü Elektrik Bölümü mezunu. Uzun yıllar Amerikalı’larla çalışmış, daha sonra Ereğli Demir-Çelik Fabrikası’na girmiş ve otuz küsür sene çalıştıktan sonra emekli oluyor ve memleketi olan Kütahya’ya gelip Elektrik dükkanı açıyor Belediye’nin arkasında,  şu anda da bu işine devam ediyor.  Çıraklık Eğitim Merkezinde öğretmenlik yapıyor, Kütahya Televizyonlarında konuşmalar yapıyor. Türkiye’de ilk defa Elektrikçiler Derneğini kuran ustamız. Kendisi, ayrıca, hafız ve aşçı. Bu anlatacağım olay onun lokantada çalıştığı yıllarla ilgili.  

Demokrat Parti kurulmuş, Rahmetli Menderes sık sık Kütahya’ya geliyor. Her geldiğinde de Yıldız Otel’inde kalıyor. O zamanlar Kütahya’da bulunan en iyi otel Yıldız Oteli. Cumhuriyet Lokantasında da yemeğini yiyor. İsmail Usta da Cumhuriyet Lokantasında çıraklık yapıyor. Menderes geldiği zamanlarda da ona hizmet ediyor.  

İsmail Usta Rahmetlik Menderes’in oteldeki odasına lokantadan bir şey götürüyor. Şimdi kendisinin ağzından dinleyelim: 

-         Bana şöyle bir baktı. Nazik bir ifade ile, “Karaoğlan acaba rica etsem, bana bir simit alabilir misin?” dedi. Ben o güne kadar hiçbir müşteride görmediğim bu nezaket ve hitap karşısında hayran kaldım. Benim adım ondan sonra hep Karaoğlan olarak kaldı. Ne zaman Kütahya’ya gelse ben koşar giderdim yanına ve beni tebessümle karşılar Karaoğlan geldin mi? Der, sırtımı okşardı.  

 İlk Demokrat Parti binası şimdiki Otuz Ağustos İlkokulunun (okulumuzun o zamanki adı Birinci İlkokul idi) karşısında Doktor Nail Bey’in evinin yanında üç katlı bir bina vardı. O binanın üst katında idi. Çok güçlü hoparlörlerinden konuşma ve müzik yayını yapılır, biz de oyun bahçemizden bu olayı izlerdik. O zamanlar Kütahya’da elektrik okulumuzun alt tarafında bulunan eski bir kilisede bulunan elektrik jeneratöründen  geceleri belli saatlerde verilirdi. Radyo, hoparlör gibi cihazlar da herkesin sıkça gördüğü şeyler değildi. Bazı zengin evlerinde, bir de kahvehanelerde bulunurdu radyo.  

Kütahya, Demokrat Parti’yi ve Menderes’i çok sevdi. Hala da bu sevginin devam ettiğini sanıyorum. Bu sevgi deki samimiyet o derece ileri derecede idi ki, Demokrat Parti tüm iktidarı süresince Kütahya’lılar Rahmetli Menderes’ten hiçbir istekte bulunmadılar. Şeker fabrikası ile Azot Fabrika’sı  Menderes Hükümeti’nin bir icraatı. Türkiye’nin en güzel pancarı Kütahya’da yetiştiği halde, Uşak ve Eskişehir’de şeker fabrikaları vardı, Kütahya’da da bir şeker fabrikası kurulursa halk işsizlikten ve fakirlikten kurtulacaktı. Kütahyalı’lar  böyle düşünüyorlardı ama, gene de doğrusunu büyüklerimiz bilirler diyorlardı. Uşak ve Eskişehir bir zamanlar Kütahya’ya bağlı oldukları halde, şeker fabrikası sebebiyle Kütahya’dan daha büyük olmuşlardı. Kütahyalı bunu biraz kıskanıyordu doğrusu. 

Kütahyalı birisini sevdi mi, ondan bir karşılık beklemez. Hatta bunu ima etmekten bile sıkılır. Ayıp sayar. Böyle bir özelliği vardır Kütahyalı’nın. Kanunlara, nizamlara bağlıdır. Yıllar geçse ne gazetelerde ne de televizyonlarda adi suçlarla ilgili olaylara rastlanmaz. Tüm dedikodular, dargınlıklar birbirini incitmemek adına yapılan yanlış anlamalar ve hassasiyetlerden kaynaklanır. 

Kurtuluş savaşının ve düşman işgalinin üzerinde meydana geldiği bu topraklarda insanların bundan yarar sağlamak için gayret ettikleri görülmemiştir. Atatürk’ün ve İnönü’nün en sık geldikleri bir şehirdir Kütahya. Ama, bir günlük ziyaretleri için kullandıkları evler müze yapılırken başka illerde Kütahya’da böylesi bir müze bulamazsınız. Olması gerekmez mi idi?   

Kütahya’nın ve Kütahyalı’ların faziletleri anlatmakla bitmez. Böyle bir şehrin hemşerisi olmaktan iftihar ediyorum.     

 

30/Mayıs/2007

 
 

 
 
                                                                                                 Ana Sayfa  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi