Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  ŞULE AKAR  
 
 
                      MERHABA

İşe girdiğim ilk günden beri bana çok normal gelen bir şey yapıyorum.Yıllardır yaptığım bir şey bu aslında. Yalnız ben değil herkesin yapması gerektiğini düşündüğüm bir şey. Çok basit ama çok anlamlı bir şey. Hayatın anlamı, başlangıcı, günün adımı… Ya da siz ne düşünür nasıl kabul ederseniz öyle bir şey işte.

….” Merhaba”….

Tek yaptığım şey bu aslında.. Evden çıktığım ilk andan itibaren insanlara merhaba diyorum.. Otobüs durağına geldiğimde benimle birlikte orda otobüs bekleyen insanlarla göz göze geldiğimizde mesela. Çoğu kez aynı saatlerde birbirini tanımayan nice insan orada buluşuyor, sabahın ilk saatlerinde güne birlikte başlıyor. Bunun farkında bile değiller belki..Onların tek beklentisi durağa gelecek olan otobüs..

Sonra otobüs geliyor. Kapı açıldığında bizi karşılayan bilet görevlisi arkadaşa günaydın diyerek içeri giriyorum. Alt katta oturacak koltuk bakıyor boş bulursam cam kenarına oturuyorum. Yok eğer koltuk dolu ise yanına oturduğum insana “merhaba” diyorum.

Kimisi yüzüme boş ve anlamsız gözlerle bakıyor. Cevap bile vermiyor. .Kimbilir içinden ne düşünüyor, ama belli ki benim merhaba demem onun için bir anlam ifade etmiyor

Kimisi şaşırıyor, acaba bir yerden mi tanıyorum der gibi bakıyor.. Öyle ya tanımasam neden selam vereyim.. İlla ki tanımam gerek

Kimisi yol boyunca onunla konuşmak isteyeceğim endişesi yüzünden oralı bile olmuyor..

Selam verdikten sonra tek yaptığım şey çantam ile birlikte içinde şarj cihazım, ajandam, şapkam ve eldivenimin bulunduğu poşetimden kitabımı çıkarmak ve ineceğim durağa gelene kadar okumak.. Hepsi bu..

Daha yanına oturduğum bir kişiden bile selamıma karşılık alamadım.

Daha bir kişi bile selam vermemi normal karşılayıp bana tebessüm etmedi..

Daha bir kişi bile bunu normal karşılayıp inerken bana iyi günler demeyi düşünmedi..

Bu kadar mı unuttuk tebessümü, bu kadar mı birbirimize düşman gibi başlıyoruz güne..

Bir selam vermekten insanı alıkoyan nedir? Ya da selam verenin selamını almak çok mu zor bir şey?

Ama ben karşılığını almasamda selam vermeye devam edeceğim..Güne hep merhaba ile başlayacağım..Yüzümde tebessümle..

Karşılığını göremediğim nice güzellikler gibi bunu kendim için yapacağım..

Günaydın…..

Merhaba…..

İyi günler….

Şule Akar 31.01.2006   Saat 10:30

 

YORUMLAR:

önder zorlu 08.02.2006 13:56:42

BENİMDE DÜŞÜNDÜĞÜMÜ DÜŞÜNENLER VAR ÇOK MUTLUYUM

ya eline, kalbine, fikrine sağlık çok güzel bir yazı sen geçmiş yıllardan gelen biri olabilir misin zira 40-50 li yıllardaki yaşam tarzıydı insanın insana saygısıydı. yinede ümidi yaşatmalı insan kim bilir bir gün oda olur. çok yaşa

Gazi GÜDER 08.02.2006 16:10:00

SEN ÇOK YAŞA ŞULE

yazmak ve bunları paylaşmak ne güzel şeydir.

Ben senin kalemin güçlü, sen hep yaz derken ne kadar doğru söylemişim. Sen hep yaz, çünkü güzel ve insancıl şeyler yazıyorsun. Kalemin hep kılıçtan güçlü olsun.

Şule Akar 09.02.2006 08:55:07

İKİNİZE DE TEŞEKKÜRLER

Çok genç sayılmam aslında, yine de 40-50 li yıllarda yaşamadım. Ama yüreğim hep sinekli bakkal döneminde yaşıyor.. Kimbilir bir gün insanlar menfaatsiz, çıkarsız, sadece yürek zenginliği ile bütünleşir. Bütünleşenlerle burda buluşmak çok keyifli, teşekkürler..

Ahmet Turanoğlu 26.02.2006 21:18:05

SİZE BİNLERCE MERHABAAAAAAA!....

İnsan insanın aynası, merhaba taşan yüreğin şakıması. İnsanlar o kadar devaynalarına bakıyorlar ki insan aynasına bakacak vakit ve enerji bulamıyorlar. Yüreğimiz taşıdığımız değerin ana kaynağıdır. Kaynağı kurumuş ya da bir şekilde kirletilmiş yüreklerden çevreye muhabbet damlasının akması nafiledir. Bazı insanlar kendilerini zorlayıp etrafa sahte gülücük attıklarında içlerindeki kirlenmeyi bariz bir şekilde görebilirsin. Sizin çevrenizdeki insanlardan bir farkınız var. Onlar hesapla, siz kitapla yaşıyorsunuz. Sizinle asırlardır tanışıyor gibi bir samimiyetimiz oluştu. Hiç düşündünüz mü, neyin nesi diye? Aramızdaki kağıttan köprü kitaptan başkası değil. Sizin bir günde birkaç mesajla beni bilgilendirme ve yönlendirme telaşınızın yegane amacı kitap dostluğundan başkası olabilir mi? Okuyan insanlar harabedeki hazine gibi sit alanı muamelesi görürler. İnsanlar çok değer vermelerine rağmen yasaklı bir alana girerim de başıma bir iş mi gelir tedirginliğiyle okuyanlara mesafelidir. Kitap yerine makyaj malzemesi, magazin dergisi, loto-toto kuponu taşısanız basitliğinizden faydalanarak çevrenizde piknik yapmaya kalkacaklardır. 

Sizin gayret oklarınızın hedefe isabet ettiğini görebilmeniz için hafta sonunda bu mekana-sayenizde- nakil oldum. şiirlerim ve yazılarım yayınlandı.. İki de yorum yazdım. Yazmaya devam edeceğim. Sizin de yazılarınızı okumak ve yorumlamak bana büyük bir zevk verecektir. Edebiyatçı olarak, siyasette olduğu gibi yazı-çizi âleminde de kadınlarımızın azlığından muzdaribim. Okuma ve yazmaya ait kadınlarımızın her faaliyetini hem alkışlıyor hem de yorumlarımla destekliyorum.. Siz okulda öğretmenlik yapmıyorsunuz; fakat benim için hayat okulunun mümtaz bir eğitmenisiniz. Bu sıfatınızla size saygı, sevgi ve hürmetle selamlar, binlerce merhaba dilerim.

 

 

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi