Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
     MAKALELER                                             
    ŞULE  AKAR  
 


18.11.2006 

Merhaba dostlarım, 

Yine bir yılı daha geride bırakıyoruz sizlerle birlikte. Zaman bitişlere akıyor gibi görünse de; her yıl bir yaş daha bizden alsa da, en güzel yıllarımızı yaşıyoruz biliyorsunuz değil mi?

Artık her duygunun hakkını veriyoruz, doyasıya yaşıyoruz.Sabah kahvaltımızı deniz kenarında yapıyoruz yine. Ama gençlikte fark etmedigimiz tüm ayrıntıların tadına varıyoruz artık. Önce güneş içimizi ısıtıyor sonra denizin yosun kokusu ciğerlerimize doluyor. Karnımızı doyurmak için aldığımız simiti martılarla paylaşıyoruz, bazende yanımıza gelen sevimli kedilerle. Yanımıza oturan ve hiç tanımadığımız birine rahatça ikram edebiliyoruz lokmamızı.Hatta onunla saatlerce sohbet bile ediyoruz.Yaşamı paylaşmanın önemini biliyoruz artık. Belli bir yaştan sonra paylaşmanın, dostluğun ve sevginin ne kadar güzel bir hazine oldugunu da öğrendik çoktan..Ve yaşadığımız her anın ne kadar değerli olduğunu bilerek yüzümüzde tebessüm, gözlerimizde pırıl pırıl sevgi ile huzuru yakalıyoruz yaşanan her anda, yaşadığımız her güzellikte.. Duygumuzda dolu dolu yaşadıklarımızda. Öyle ya ! İkinci baharımızdayız artık. Yüreğimizin sesi daha güçlü artık. Sevgimiz dolu dizgin, aldığımız keyif ise katmer katmer.

Gençlikte kolayca tükettiğimiz zamanı şimdi öylesine tasarruflu kullanıyoruzki her dakikası bizim için çok degerli.  

Kimimiz mutlu ve huzurlu bir yuva sahibi. Hatta çoluk çocuk büyüdü torun bile gördü bazılarımız. Bunlar yılların yaşanmışlığında en büyük hazine, büyük ikramiye bence. Çocuklarıyla sorunlarını konuşmak için karşılıklı kadeh tokuşturan nice anne ve baba tanıyorum aranızda. Torunlarının elinden tutup lunaparka götüren, onlarla çocukluklarını yeniden yaşayan dostum da çok fazla.Hatta ‘’artık ben bir sahil kasabasına yerleşeyim, çocuklar kocaman oldu işleri onlar yürütsün’’ diye düşüncelerini bana anlatan dostlarıma hak vermiyor değilim doğrusu. Bunun hem gururunu yaşamak, hemde keyfini sürmek için zaman geldi artık. 

Bunca yılı boşuna yaşamadım ben
Sevgi biriktirdim dolu dolu
Emek verdim sevdama
Sevdam çocuklarımla karşımda
Torunlarım artık neşem
İkinci baharımı yaşıyorum yeniden
 

Kimimiz aradığını bulamadı eşlerinde. Evliliklerini bitirmek zorunda kaldı, sırf birbirlerini mutsuz etmemek adına. Ama biten evlilik olsa da, yüreklerde sevgi arayışı hiç bitmedi. Yürek her acıya rağmen hep tazelendi, demlendi.. Pamuklara sardı  kırıklarını sevmekten hiç pes etmedi. Daha bilinçli daha huzurlu ve çok daha mantıklı beklentiler içine girildi. Bunlardan biri de ben olduğum için kendi adıma söyleyebilirim bunu açıkça. Ama bunca tecrübeye, bilince ve mantığa rağmen yinede hala bunların hepsini bir anda alıp götürecek bir “AŞK” arayışı hiç bitmedi. Çünkü ikinci bahar yalnız yaşanmıyor. Her şeyden önce arkadaş arıyor yürekler. Dost olmayı başaramayanlarla mutluluk da yakalanmıyor. Bunu öğrendik artık. Ama teselli ve paylaşım hep dost yüreklerle dostluklarda buluşuyor. Acılarda, sevinçlerde, mutluluk gibi mutsuzluk ve yalnızlıkta paylaşıldıkça azalıyor.  

 

Zamana yenilmedi yüreğim
Yorgun yıllardan yaşamıma hasret ektim
Her günüme huzurla umut biçtim
Her acının sonunda yine gülüp geçtim
Çıkmaz yolların sonunda hayal ettim
Ben sevdamı aramaktan hiç pes etmedim.

Sırtımı dosta dayadım
Ben o omuzlarda az mı ağladım
Geçip giden zamanı tecrübe saydım
Gelecek günlerime hırsla bağlandım
Keşkeleri attım, içimdeki çocuğa sarıldım
Ben ikinci baharımı seni bulunca yaşadım..
 

Dilim varmıyor yazmaya ama birde iyiniyetini yitirmiş, umutsuzluğa düşmüş, karamsar dostlarımız var. Beklentilerini sıfırlamış, mutsuzlugu seçmiş. Onları hayata döndürmek için elele emek verdik. Vermeye de devam ediyoruz. İçimizde bu ruh halinin değişmesi an meselesi.Şen kahkahalarımızı paylaşıp  neşelenmemek mümkün değil. Uzatılan dost eli geri çevirmek çok zor.Ve yıllar sonra belki de kapıyı çalan “sevda” isimli tanrı misafirine sırtını dönmek kolay değil. Biliyorum onlarda sonunda fark edecekler. Hayatın paylaşımla güzelleştiğini keşfedecekler. Yüreklerindeki örümcek ağlarını temizleyecek ve pırıl pırıl bir sayfa açacaklar yeniden. Her yeni güne yeniden başlamak gerek zaten. Her acıya rağmen yeniden sevmek gerek.Ve yeniden umud üretmek gerek. Yaşam çok değerli bizler için. Bunu görmemek imkansız. 

Yaşam önümüze ne getirdiyse onu yaşadık dostlarım. Kimimiz kendi tercihlerimizi, kimimiz ise şartların koşulların sonuçlarını. Ama en büyük gerçek

Ne yaşarsak yaşayalım pes etmedik. Bizler gücümüzü birleştirdik. Yaşadıklarımızdan ders aldık..Umudumuzu tüketmedik.. İyi niyetimiz ile her şeye rağmen hep sevdik. Artık birbirimizi daha kolay anlıyoruz. Her şeyden önce kendimizi mutsuz etmiyoruz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki, acıyı büyütmek çok kolay ama mutlu olmak çok zor. Bizler zoru başaranlar gurubundanız. Yaşamı boşuna yaşamadık biz. Ders aldık her acıdan.Kalan yıllarımıza güzel duygular katacağız artık.Boşuna geçmeyecek yıllarımız.İkinci bahar asla bitmeyecek.Hep sürecek.İnadına yaşıyoruz dostlarım. Ve yine inadına yaşayacağız. 

Sevgiyle ve dostça kalın

Şule AKAR 

www.kahvemolasi.net sitesine ait kahvemolası gazetesi 1. sayısında yayımlanan yazım

 


 

 
 
                                                                                                 Ana Sayfa  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi