| |
HÜSEYİN
DURMUŞ
MERHABALAR
Bugün doğum günümüz. Bugün bir yaşına girdik. Sevgili
dostlarım, bu sayfaya koyduğum 1 mart doğum günümüz
adlı yazıyı yazarken gerçekten çok zorlandım. Bir
yıl boyunca sayfaya koyduğum bana ait yazıları
yazarken bu kadar düşünmemiştim. Dile kolay,
söylemesi çok basit. 1 mart 2005 te yayına başladık
ve şimdi 1 mart 2006’tı oldu bile sayın okuyucular
demesi, sanki çok kolay. Ne dersiniz, acaba çok
kolay mıdır? Göz açıp kapayıncaya kadar tam 365 gün
geçmiş.
Değerli dostlarım.
Ben bugün sizlere bir yıllık yayınımız hakkında
bilgi vermek, ayrıca bu yayın zamanı içerisinde
kimlerle neleri paylaştığımızı anlatmak istiyorum.
Okumuş olduğunuz bu sayfaların ve bu sayfalarda
yazıları olan arkadaşlarımla nasıl ve hangi
şartlarda çalıştığımızdan biraz olsun bahsetmeyi
düşünüyorum. Ancak unutmayalım ki, bu sayfa her ne
kadar benim olmuş olsa da asıl sayfanın sahipleri
sizler ve yazan arkadaşlarımındır. Bu sayfaya sizler
sahip çıktınız. Bu sayfa bir yılını tamamlamış, hala
ayakta kalıyor ve bir yaşını doldurmuşsa, bunda en
büyük pay sizlersiniz dostlarım.
Sayfamın yazarlarının başarısı ise benim
en büyük desteğim olmuştur. Bu sayfa ayakta kalıyor,
ayakta durabiliyorsa, yazarlarımızın özverili
çalışmaları, bana yazılarını isteme fırsatını
vermeden, kendilerinde duymuş oldukları sorumluluk
bilincinde yazılarını zamanında göndermeleridir. Bu
arada sayfamızda Söke Hilmi Fırat Anadolu Lisesi
öğrencilerinin yazmış oldukları yazılar ise ayrı bir
köşede özel olarak yayıma alınmış ve bu
öğrencilerimizin verimli çalışmaları ise aynı
köşelerinde çıkmaya devam edecektir.
“İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için,
Sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği
için.
Düşünmekten korkuyor, Sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, Eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu
için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.”
W. Shakespeare
Bizler kafiye net ailesi olarak: W.Shakespeare’in dediği
gibi; ne kaybetmekten, ne konuşmaktan, ne
düşünmekten, ne düşüncelerimizi söylemekten, ne
duygularımızı gizlemekten, ne de unutulmaktan
korkmuyoruz. Hele ölümden hiç korkmuyoruz. Çünkü
bizler okuyucularımızla, insanlarla iç içe olmayı
seven, onlarla konuşan, onların düşüncelerine yer
veren, her zaman eleştiriye açık olan insanlarız.
Bizler; dostlarımıza bilgi verme, bilgi verirken
eğlendirme, eğlendirirken düşündürmeyi amaçlayan bir
aileyiz. Bizi okuyan dostlarımız için bir alışkanlık
olduğumuza inanıyorum. Bizler kafiye-net ailesi
olarak her türlü eleştirilere karşı hazırız.
Eleştirilerinizi yapabilirsiniz ve bizlere ulaşmanız
mümkün. Ancak eleştirilerinizde, görüşlerinizde
hakaret değil, yapıcı bir eleştiri olmasını bekleriz
sevgili dostlarım.
Bizi okuyan dostlarımız tam bir yıldır yağmurda,
kışta kıyamette, yazın sıcak güneşin altında bile
unutmadılar ve ilk fırsatta kafiye-net ailesi ile
birlikte olmak için çalıştılar. Bir yıl boyunca
almış olduğum günlük istatistik analizleri şunu
gösterdi sevgili dostlarım. Bir yıllık sayfamızın
ziyaretçisi 5800 kişiyi azıcık geçti. Benim bu
sayfayı ilk açtığımda, bana bu sayfanın
hazırlanmasında yardımcı olan ve bilgiler aktaran
Özer bey; “ Hocam, moralini bozmak istemem ama sene
sonuna kadar 2000 kişiyi bulursan, bu senin için
büyük bir başarı olacaktır.” demişti.
Ben, bu okuyucu sayısını benim olarak değil, benimle
beraber sayfaya yazı yazmak için bilgisayarının
başına geçip yazılarını yollamaya çalışan yazar ve
şairlerimizin başarısı olarak kabul ediyorum. Evet
bu başarıda yazan öğretmen arkadaşların,
öğrencilerin, doktorlarımızın... bir başarısı
düşünüyor ve bu başarımızda da sizlerin de büyük bir
payı olduğuna da inanıyorum. Çünkü sizler bizleri
yalnız bırakmadınız. Bizlerle beraber olabilmek için
bazen evinizden, bazen internet kafeden sayfamızı
ziyaret etmeye çalıştınız. Bu desteklerinizi,
bizlerle beraber olmaya çalışmalarınız doğrusu
bizleri mutlu etti.
Şimdi izniniz olursa bu sayfamın yayımlanmasında
karar verdiğimde köşe yazarı olarak sayfamda yazar
mısınız diye sorduğumda; “ Seve seve Hüseyinciğim,
buyur sana uzun zaman kullanabileceğin kaynaklar.”
diyen, öğretmenimin bu sözü beni çok mutlu etti.
İnanın bu sözü duyduğumda gözlerimden duygu selini
önlemek için sarf ettiğim çabayı anlatamam. Evet bu
kişi benim İzmir Buca Eğitim Enstitüsünden
öğretmenim olan, gerçekten bana hemen desteğini
veren, hasbel kader öğretmenlik dönemimde aynı
okulda birlikte görev yapma olanağı da bulduğum,
sizlerin de çok iyi tanıdığı bir kişi. Yazar ve
şair, edebiyatçı Hidayet KARAKUŞ. Sana
çok teşekkür ederim değerli öğretmenim. Sayfamda
yeni yazmaya başlayan Bilsen Başaran Hanımefendiye
de ayrıca teşekkür ederim.
Değerli
okurlarım, bu sayfanın içerisinde yazdıklarının
yayımlanmasında hiç sakınca görmeyen, bana yine
destek veren sayfamız yazarlarından; Samiye Sayın
Sezen’e de teşekkür ederim. Bu sayfada benimle
beraber yazısını yazmaya devam ettiği için
teşekkürler. Benim bir şiirimde; “ Rehberlerin
Gülü” diye anlattığım; bu sayfada rehberlik
köşesini hazırlayan, sizlere bilgiler veren bir
rehberimiz var. Sibel Ustael, bir yıldır o
yoğun işlerinin yanında, sizlere de faydalı olmaya,
bilgi vermeye çalıştı. Ona da teşekkür ederim.
Kendisi ile hiç görüşmediğim, hiç karşılaşmadığım,
bir önerisi ile aynı köşeyi hazırlayan Çiğdem
Hanıma ayrı bir teşekkürüm olacak. Bu ayrı
teşekkürümü Serap Durmuş, Figen Demircan,
Gülşen Gökçe’ye de sunmak istiyorum.
Sayfamdaki İngilizce köşesini hazırlayarak bana
yardım etmişlerdir. Hala da devam ediyorlar. Bu dört
kişiden sadece Figen hanımla bulunduğumuz yerde
sık sık görüşme olanağı buluyoruz. Ama Aklınızda
Bulunsun köşesini hazırlayan Çiğdem hanım,
Serap Durmuş ( Soyadı benzerliğinden başka
hiçbir akrabalığımız da yoktur) ve Gülşen hanım
ile msn sayesinde tanıştık ve sayfama yazılarını da
msn aracılığı ile sizlerle konuşmaya çalışıyorlar.
Teknolojinin imkanlarını da inkar etmemek gerekir.
İnanın bu sayfada yazan bu dostlarıma ne kadar
teşekkür etsem azdır. Sayfama şiirleri ile yakın
zamanda katkıda bulunan ve sayfamda yazmayı gönül
işi olarak kabul eden, İmam-Hatiplik görevi yapan
Hasan Fahri Tan’a, aramıza hoş geldin derken
ayrıca okurlarımız adına teşekkür ederim.
Asıl şimdi hiç unutamayacağım, bilhassa bu sayfanın
ilk açıldığında yine Gülşen öğretmenin
teşvikiyle sayfamda şiirlerini yayımladığım Kübra
Turan kızım. Sana da çok teşekkür ederim.
Sende gelecek var. Umarım geleceğin şair ve yazarı
olursun. Sayfamda yazdığın için
teşekkürler. Şuan üniversitede okuyan
Emrah Burhan, senin de katkılarını unutmak
mümkün mü? Benimle sayfamın yayımına hazırlandığı
bir aşamada, hiç çekinmeden gönderdiğin şiir ve
öykülerin bana yayınıma hazırlanmasında büyük bir
destek oldu, teşekkür ederim. Diyarbakır
Üniversitesinde okuyan Zehra Uzun kızım, sana
da sayfama yapmış olduğun büyük katkıların nedeniyle
teşekkür ederim. Büyük zorluklar çekerek göndermeye
çalıştığın yazıların için okuyucularım adına sana ve
diğer öğrencilerimize katkılarınız için en içten
teşekkürlerimi sunar, öğrenim yaşantınızda da
sizlere başarılar dilerim.
Ayrıca sayfamda bir ara sağlıkla ilgili bilgiler
sunan Dr. Zerrin Öğretmen hanımefendiye de
teşekkür ederim. İstanbul’dan msn ile görüştüğüm
Dr. Aysun Mısırlı Hanıma, İzmir’den öğretmen
Nuray İltuş Hanıma, bana yaptığı manevi
desteğine çok teşekkür ederim. Sayfamda okumaya
sunmadan önce sizler adına yazılarımı denetledikleri
için teşekkürlerimi sunarım.
Sayfamda yer almayı kabul eden Söke Hilmi Fırat Anadolu
Lisesi’nin Başta okul müdürü Kazım Alp
olmak üzere, Edebiyat öğretmeni Ünsal Dinçer
beye, sayfama manevi destekte bulunan öğretmen
arkadaşlara teşekkür ederim. Öğrencilerini teşvik
etmişler ve sayfamda özel yer alarak siz okurlarıma
hizmet sunmuşlardır. Hilmi Fırat Anadolu Lisesi
öğrencilerine de ayrıca bu katkılarından dolayı
teşekkürlerimi sunarım. Sayfamda yazan diğer
arkadaşlarıma da ayrı ayrı teşekkür ederim.
Değerli okurlarım. Bizler yayına başladığımız 1.mart.2005
tarihinden bu güne sizlere güvendik, sizlerin manevi
destek ve duaları ile tam bir yılı tamamladık.
Yenilenerek, sizlerin de görüş ve önerilerinizle
size hizmet etmeye devam edeceğiz. Bizlerle beraber
olduğunuz için sizlere de ayrı ayrı teşekkür ederim.
Sizlere bol kazançlı, mutluluklar, esenlikler
dilerim.
Sağlıcakla kalın dostlar.
Davutlar / 28.02.2006
www.kafiye.net
Hüseyin DURMUŞ
|
|