| |
MUTLU
MASAL
Baktım gökyüzüne,
sapsarı güneş, öbek öbek bulutlar. Dedim kendi
kendime; “Kızım seni kim tutar?” Üzerime bir
ceket aldım, beyaz ayakkabılarımı giydim,
saksısından topladığım çiçek tohumlarını
ceplerime doldurdum. Belki yaşlı bir dede çıkar
karşıma, suratı asık, elleri buruşuk, yılların
yorgunluğunda ayakları, paylaşırım diye onunla.
Yolda gördüğüm her şey daha renkliydi sanki.
İnsanlar bin kat daha umutluydu. Daha hafifti şu
hamalın sırtındaki çuval. Çuvalın içinde umut
taşıyordu. Elimi ona doğru uzattım, çuvalın
içindeki umutlardan bir avuç verdi bana. Cebime
koydum hepsini.
Yürümeye devam ettim, köşe başındaki çöplüğün
içine, yedi-sekiz yaşlarında bir çocuk yarı
beline kadar dalmış, çöpün içinden sevgi
çıkarmaya çalışıyordu. Elimi ona doğru
uzattığımda hepsini verdi sevginin.
Deniz kenarına doğru koşan bir adam gördüm
sonra. Avucumu aldı ellerine. “Hürriyet” ekledi
birazcık, umut ve sevginin yanına. İçine baktı
gözlerimin,“Haydi, koş koş!” dedi bana.
Ben de boşalttım ceplerimi, kollarımı açtım iki
yanıma, gökyüzüne doğru koşmaya başladım. Ve
bütün dünyaya yayıldı avuçlarımdaki çiçek
tohumları. Hepsi de “umut, sevgi, hürriyet”
açtı.
Evşen Yeşert AKÇAY
Hilmi FıratAnadolu Lisesi 8F Sınıfı
Söke/AYDIN
|
|