Mutluluk
Paylaşım
Verebilmeyi ama karşılıksız verebilmeyi
becerebilirsek bir gün huzuru da yakalamış
oluruz. Yaşam sadece almak değildir. Aldığın
kadarını vermekte değildir. Eğer yaşamı bu
şekilde bir alış verişe çevirirseniz
ticarileştirmiş olursunuz.. Yaşam karşılık
beklemeden verebilmektir . Bize yanlış
şeylere değer vermeyi öğretiyorlar. Biz
yanlış şeylere değer veriyoruz.. Beş maymun
hikayesinde olduğu gibi şartlandırılmış
hayatlar yaşıyoruz.
Şartlandırılmış hayatlar yaşamaya mahkum
ediliyoruz. Yanlış şeylere değer vermemiz
öğretiliyor. Yanlış şeylere değer veriyoruz.
Yaptığımız bu yanlışlarda bizim
mutsuzluğumuza sebep oluyor. Büyüdüğümüz
aklımızın ermeye başladığı ilk andan
itibaren beynimizi yıkamaya başlıyorlar,
hayallerimizi şekillendiriyorlar.
Daha fazlasını istememiz tembihleniyor. Her
zaman elindekinin daha fazlasına ulaşman
söyleniyor. Daha fazla para daha fazla giysi
daha büyük ev daha lüks araba hep daha fazla
daha daha daha…
Sonuçta bizde neden istediğimizi bilmeden
hep daha fazlasını ister duruma geliyoruz.
Mutluluğun orda olduğunu düşünerek.
Ne yazık ki maddiyat gerçek sevginin aşkın
ilginin insani dokunuşların duyarlılığın
şefkatin dostluk ve arkadaşlığın insanlığın
yerini asla ve asla alamıyor. Dolduramıyor,
sürekli tatminsizlik doyumsuzluk yaşar
oluyoruz .ruhlarımızı doyuramıyoruz bir
türlü…
Aslında hayatın özünde almadan önce
verebilmek gizlidir.. sevilmeden önce
sevebilmek gibi… duygusal doyuma ancak
gerçekten sahip olduğumuz her ne ise onu
insanlara içten verebilmekle ulaşabiliriz.
Bu sevgide olabilir dostlukta yol
göstermede….
Hayatta maddi ödüllere hediyelere çok
anlamlar yüklüyoruz.. Eşlerimize,
sevgililerimize , çocuklarımıza,
tanıdıklarımıza verdiğimiz maddi hediyeler
onlara olan sevgimizi gösterebilmenin,
zaman ayırmanın dokunmanın onlarla birlikte
olmanın ne kadar yerine geçebilir ki??
Yapman gereken şey fedakarlık değildir.
Fedakarlık karşılık bekler. Sen inanmasan da
bekler. Fakat içten verilen hiç bir şey
karşılık beklemez ve karşılığını fazlasıyla
alır. Sevgide değer vermekte ilgide
paylaşmada saygıda karşılık olmamalıdır. Siz
ne hissediyorsanız onu yansıtırsınız. Ve
bunun karşılığını almak için değil içinizden
geldiği ve öyle hissettiğiniz için
yaparsınız.
İçten yapılan her şey gizli kalmış bir şeyi
ortaya çıkartır. Yaşam aldıklarımız üzerine
değil verdiklerimiz üzerine kurulur.
Tolstoy “beyaz geceler” de “sevilmeyi
beklemeden sevmeyi düşündün mü hiç?” diye
sorar.
Gerçekten
siz hiç sevilmeden sevmeyi almadan vermeyi
düşündünüz mü?
|