Dr. Sait Güngör Elgin
Tel:0274-2165141
Cep:0532-516 09 28
e-mail-1:
elginorama@gmail.com
e-mail-2:gungor.elgin@hotmail.com
NE FECİ BİR KAZA
Geçen haftaki yazımda “Eğitsel
Gezilerin” eğitim açısından önemini
belirtmiştim. Arkasından geziye
çıkan İlköğretim Okulu 2. sınıf
öğrencilerinin geçirdikleri kaza
gündeme gelince ne kadar üzüldüm
bilemezsiniz.
Allah’tan ölenler için rahmet,
ailelerine başsağlığı dilerim. Ne
korkunç bir kaza! Ne büyük bir
kayıp. Ne desek ne yapsak, gidenler
geri gelmiyor. Ama belki bundan
sonraki olaylar için önlem almada
bazı faydası olur diye birkaç şey
söylemek isterim.
Küçük çocukların taşımalı eğitim
çıktığından beri bu tür uzak yerlere
taşınmasında belki bir sakınca
görmüyoruz. Çünkü her gün köylerden
şehirlere öğrenciler taşınıyor. Ama
bu taşınmanın şartları çok güzel
belirlenmiş ve tecrübeli şoförler
tarafından yapılıyor. Çünkü küçük
çocukları bir yerden bir yere
taşımak özel bir dikkat ister.
Onların gürültüsünden şoför yorgun
düşer, eğer sigara tiryakisi ise
sigara içemeyeceği için sinirleri
bozulur. Arabada çok kalabalık
öğrenci bulunması ve soğuk sebebiyle
havalandırma yapılamaması havayı
kirletir ve bu da yorgunluğa, uykuya
neden olur.
Diğer önemli bir husus; arabanın
taşıyabileceğinden daha çok kişi
alınması, hem yükü artırır, hem
havanın kirlenmesi açısından
sakıncalıdır. Fazla yük ve hız
kinetik enerji dediğimiz hareket
halindeki cisimlerin meydana
getirdiği enerjiyi artırır bu da
fren mesafesini uzatır. Yani yüklü
araba, bir de hız yapıyorsa şoför
frene basar basmaz araba duramaz,
bir miktar sürüklenir. Bu enerji
yükle ve hızın karesi ile doğru
orantılıdır. Fizikte bunun formülü
E= ½ m v2 ile
gösterilir. Burada m kütleyi, yani
arabanın yükünü, v ise hızı temsil
eder. Bu enerji sebebiyledir ki, gaz
kesilse bile araba bu enerji
sebebiyle bir süre yoluna devam
eder. Frene basıldığında da durdurma
kuvvetine karşı direnir, hatta bu
yüzden sürtünen lastiklerin izleri
yola yapışır. Fren izleri
dokunulduğunda sıcaktır.
Hareket halindeki arabalarda şarkı,
türkü söylemek, konuşma yapmak
şoförün dikkatini dağıtır.
Bütün bu durumları dikkate alan
trafik kanunlarını bilimin ışığında
yapan gelişmiş ülkelerde şehriçi
nakliye araçlarında bile şoförlerin
bulundukları yer, yolculardan tecrit
edilmiştir. Maalesef ülkemizde
şehir-içi taşımacılığında bile bu
gibi noktalar dikkate alınmamakta,
sendika ve odalar şoförlerin sağlığı
ile alınması gereken bu basit
önlemler üzerinde durmamaktadırlar.
Kazaların bilimsel olarak
incelenmesi, bazı basit gerçeklerin
ortaya çıkarılmasına ve gereken
önlemlerin alınmasına yardımcı olur.
Diğer yandan, uzun yola çıkacak
arabaların, bir gün öncesinde
bakımdan geçirilmesi, muayenelerinin
yaptırılması ve gezi görevlisinin
bunun yapıldığından emin olması
gerekir.
Maalesef virajlarda yapılan eğim
hataları da kazalara sebep
olmaktadır. Yollar sorumlu ve
bilgili mühendis ve teknisyenleri
tarafından incelenerek
müteahitlerden teslim alınmaktadır.
Virajların eğimi, hareket halindeki
aracın azami hızı dikkate alınarak
gerekli eğim verilmesse araba
savrulur.
Sonuç olarak, küçük çocukların,
ilköğretim altıncı sınıftan önce
uzak mesafelere geziye götürülmesi
yürüme mesafesi sın ırları içinde
kalmalıdır. Çocuklar ilk beş sınıfta
en yakın çevrelerinden başlayarak
her sene kademeli olarak yürüme
mesafesindeki gezilere götürülmeli,
yakın, köy ve kasaba gezileri de
altıncı sınıftan sonra yapılmalıdır.
Esasen Milli Eğitim Bakanlığı,
uzmanları çalıştırarak bu gezi işini
düzene sokmalıdır.