Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  DR. SAİT GÜNGÖR ELGİN  
 

                                                                                Dr. Sait Güngör Elgin
                                                                                Eğitim Bilim Uzmanı
                                                    Tel:0 256 646 11 49-0532 516 09 28

NEDEN SATRANÇ ?

Orta Okulu Gediz'de başladım. Gediz Kütahya'nın ilçesidir. Ben okula başladığımda, okulun üçüncü yılı idi. Yani okul yeni bir okuldu. Tüm derslerimizin öğretmeni vardı. Sınıfta öğrenci sayısı 12-13 kadardı. Hayatımı değiştiren, okumayı ve öğrenmeyi sevdiren bu okuluma çok şey borçluyum. Hayatım boyunca bu etki beni izledi.

İşte satrancı da ilk defa bu okulda duydum. Öğretmenlerimiz kahvehanelere gitmemizi oralarda oynanan oyunları bize yasaklamışlardı. Ama yalnız satranç oynayabileceğimizi söylüyorlardı. Matematik öğretmenim Mehmet Altıok, bize satrancın eğitimimiz üzerindeki olumlu etkilerini o kadar güzel anlattı ki, hayatım boyunca o anlatılanları hiç unutmadım.

Satranç, şahların oyunu, oyunların şahı idi. Ama okulda satranç takımı olmadığı için bize gösteremedi. O zamanlar Halkevi vardı; orada bu oyunun oynandığını görmüştüm. Halkevinde çocukların oyun oynaması yasaktı ama satranç oynayabilirlerdi. Tabii öğretmenlerimiz, babalarımız Halkevinin bahçesinde oturdukları için ben oraya gidemiyor, utanıyordum ve babamdan çekiniyordum.

O yıllar, İkinci Dünya savaşı yılları idi, memleketimiz çok fakirdi. Ekmeği karne ile alıyorduk. Satranç takımı edinmek falan hayaldi.

O okulda maalesef ancak bir yıl okuyabildim. İkinci sınıfı Kütahya Lisesinde okudum. Çünkü babam orta okulu olmayan Altıntaş ilçesine tayin olmuştu. Ben de eğitimimi dedemin yanında Kütahya'da devam ettim.

Dayım lise mezunu idi. Benimle yakından ilgileniyordu. Bir gün satranca olan ilgimi ona açtım. O da bana satrançla ilgili bildiği bir şeyi anlattı. Bu satrancın hikayesi idi.

Bir gün satrancı icat eden zat o ülkenin şahının huzuruna çıkar ve bulduğu oyunu gösterir. Şah oyunu çok beğenir. "Dile benden ne dilersin?" der. Mucit gayet alçakgönüllü bir ifade ile basit bir istekte bulunur. İsteği şöyledir: "Satranç tahtasının ilk gözüne bir buğday tanesi, ikinci gözüne ilk gözdekinin iki katını koyun ve 64 gözü bu şekilde doldurtun" der. Şah da bundan kolay ne var diye düşünür ve "hesaplayın isteğini verin" diye emir verir vezirine. Vezir hesaplar ama hesabın içinden çıkamaz, daha sonra matematik bilgisine güvendiği maliye nazırına başvurur ve hesabı birlikte yaparlar. Ama ne görsünler. Ortaya çıkan sayı o kadar büyüktür ki, memleketin yıllık buğday ambarlarında buğday kalamaz, isteği yerine getirmek için, komşu ülkelerden buğday satın alırlar.

Bu hikaye beni çok etkiledi  o zamanlar, ama bilgisayar, hesap makinası olmadığı için, logaritmayı da ben henüz bilmiyordum; o yüzden hesabı yapamadım. Ama doğruluğuna inandım. Doğrusu harika bir buluştu. Eh! satrancı icat eden adamdan da ancak böyle harika bir iş beklenebilirdi.

Belki bu hikayenin büyüsü, belki ilk matematik öğretmenimin etkisi ile fen dersleri öğretmeni oldum. O zamanlar öğretmen okulu mezunları üniversiteye gidemiyorlardı. Ancak Eğitim Enstitüsüne gidilebiliyordu, tabii sınavla. Eğitim Enstitüleri iki yıllık okullardı. Fen dersleri öğretmenleri orta okullarda matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarım dersleri okutabiliyorlardı. İşte benim matematik aşkım beni fen dersleri öğretmeni yaptı. Matematiği çok sevdim.



 

 
 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi