NEDİR
BEKLENTİMİZ?
Her yeni sabah başlangıcında
kendimiz için bir başarı bekleriz
her zaman. Bekleriz beklemesine de
bu beklenti için ne yaptığımıza,
neler hazırladığımıza da hiç
bakmayız. Çevremizdeki kişilerce
sevilmek isteriz. Çevremizde saygı
duyulan, sayılıp sevilen biri olmak
için ise hiç bir çaba harcamayız.
Çünkü çevremize bakmayı bırakın;
ailemiz içerisinde bile çok sıkı
bağların olduğunu söyleyemeyiz.
Sanki beraber yaşadığımız ailemiz
bizim ailemiz değil. Bazen
kardeşlerimizi, bazen çocuklarımız,
bazen eşimizi bile yanlış
tanıdığımıza inanmaya başlarız.
Fakat ne yazık ki bu yanlış
tanımanın acı gerçeği ile karşılaşır
ve hayattan çok müthiş bir tokat
yediğimizi söyleriz. Ne yazık ki bu
durum bazen gerçek oluverir. Bu bir
beklenti midir, ne dersiniz?
Evet değerli dostlarım. Yaşama
başaldığımızda bizi ilk defa dünyaya
tanıtan, bizi tüm dostlarımıza ve
akrabalarımıza tanıtan tek kişi
annemizdir. Kucağına aldığı andan
itibaren bizi çevremizdeki
akrabalarımıza büyük bir mutluluk ve
coşkuyla anlatması çok zor
duygularla büyük bir keyif alarak
yapar bu işi annemiz. O anı bize
anlatırken annemizin gözleri parlar.
Büyük mutluluk duyduğunu anlatır
bize annemiz. Ama dokuz ay boyunca
çektiklerini, doğum sırasında
yaşadığı o tehlikeli anları hiç
anlatmaz ve anlatmak ta istemez.
Halbuki bizim yaşamımızda en önemli
anlar o anlardır. Çünkü bizi dünyay
getirirken annemizin çektiğini bir
Allah bir de annemiz bilir. Fakat
annemiz o anları hatırlamak bile
istemez, sormaya kalksak bile gülüp
geçiştirir. Çünkü o bizim
annemizdir. Bağrına basmanın o anki
duygularını yaşamak, kucağına alıp;
“ Yavrum, bir tanem, canımmmm,
aramıza hoş geldin. Seni çok
özledik. Allahım sana şükürler olsun
onu bize bağışladın.” Cümlesi ile
sizi susturmaya çalışır. Asıl duymak
istediği, yaşamak istediği anların
bu olduğunu hatırlatıverir bize
annelerimiz.
Bu hafta anneler günü kutlanacak
pazar günü. Ancak sadece kutlanacak
ve bir çok annenin boynu bükük
kalacak ne yazık ki... Boynu bükük
kalacak annelerimizin. Çünkü
yurdumuzda ve dünyada annelerimize,
kadınlarımıza gerçekten verilmesi
gereken gerçek değer yok ortada. “
Kadının sırtından sopayı, karnından
sıpayı eksik etmeyin.” diyen erkek
zihniyeti, ne yazık ki onlar için
önemli bir günde yine ortalık
hüzünlerle dolu olacak. Bazı
annelerimiz erkeklerin hıncına
uğrayacak. Bazı annelerimiz töre
cinayetine kurban gitmeye devam
edecek, bazı kadınlarımız sokağa
atılacak, atılırken de “ Sen nasıl
erkek çocuk doğurmazsın, erkek
adamın erkek çocuğu olur. Sen beni
cümle aleme rezil ettin.” diyerek
kadınlarımızın yaşam hakları
elelrinden alınacak. Ne yazık ki
kadınlarımıza değer verilmediği için
annelik iç güdülerini de bir türlü
yaşayamıyacak bu hafta ki anneler
gününde. Ama basında, yapılacak
olan toplantılarda kadınlarımız
yerlere göklere sığdırılamayacaktır.
Kısacası anneler günü geleneksel
olarak sadece kutlanacak ama
kadınlarımız gerçekten hak ettikleri
yerlere asla gelemeyecek. Bunun
nedeni ise sadece kadın olmak.
Halbuki kadınlarımız, annelerimiz,
inanmış olduğumuz o hesap gününde,
ahirette; “Cennet annelerin ayakları
altındadır.” bize cennete girmemize
izin vermede önemli rol
oynayacaktır.
Kısacası değerli dostlarım. Bu hafta
anneler günü kutlanacak. Annelerimiz
bizim için değerlidir. Onların
gerçekten değerlerini sadece anneler
gününde söylemeyelim. Yakınımızda
ise her gün halini hatırını sormak,
uzakta ise telefon ile gönlünü almak
gerçekten önemlidir. Bu hafta sadece
annelerimizin değil, anne
adaylarımızın, anne olamayan ve anne
olma çağında bulunan tüm
kadınlarımızın çok değerli kişi
olduğunu düşünerek gerçek
değerlerini ve olması gereken yerde
onların bulunmasını sağlayalım.
Bugün Türkiyede ve tüm dünyadaki
kadınlarımızın anneler gününü
kutlar, büyükküçük demeksizin
ellerinden öperim. Nice mutlu
günlerin sizlerin olmasını dilerim.
A......
07.05.2007
Hüseyin DURMUŞ