| |
Dr. Sait Güngör Elgin
Tel:0256-646 11 49
Cep:0532-516 09 28
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Sevgili okurlarım, 24
Kasım Öğretmenler günü ve 24-30 Kasım Öğretmenler
Haftasıdır. 1980’den sonra başlayan bu anma günü ve
haftası 24 Kasım 1928’te Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya
BAŞÖĞRETMEN ünvanının verildiği tarihtir.
Çeşitli vesilelerle
kendisini sevgiyle, saygıyla ve minnetle andığımız
sevgili Atamız’ı hiçbir menfaat gözetmeksizin
yaptığımız bu hatırlamaların gerçek nedeni nedir?
Kendilerinin de bir
vesile ile açıkladıkları gibi; ”İki Mustafa Kemal
vardır, biri benim, etten, kemikten yapılmış ölümlü
olan Mustafa Kemal, diğeri ise Milletimin özlediği
Mustafa Kemaller idealidir; işte ben bu ideali
temsil ediyorum.” Diyordu. Buradan çıkartılan sonuç
şudur. Bizim her vesile ile yapılan işleri anarken
kendisinden söz etmemiz, işte bu Mustafa Kemal
idealini kuşaktan kuşağa taşıyarak, onun örnek
kişiliğini, yurt ve millet sevgisini, ilme inancını,
azmini, kararlılığını yeni yetişen çocuklarımıza ve
gençlerimize özenecekleri bir örnek sunuyoruz. Hiç
şüphesiz, tarihimizde pek çok büyük insan ve değerli
büyüklerimiz olmuştur. Tarih kitapları bunları
anlatır ve gençlerimiz için pek değerli eğitim
konusu olurlar. Milletleri millet yapan bayraklaşmış
değerlerdir. İşte Mustafa Kemal bu değerler
içerisinde çok müstesna bir yere sahiptir. Bizi onu
anmakla ona bir şey kazandırmıyoruz. O esasen bizim
bu övgülerimize muhtaç da değildir. Kısacık ömründe
bir faniye nasip olmayacak kadar çok büyük işler
yapmış ve milletini medeni milletler seviyesine
yükseltmiştir.
Yaptığı hiçbir şeyi
kendisine mâl etmemiş, kendisi ile birlikte
mücadeleye katılan herkesi büyük nutkunda anlatmış
ve her şeyi milletine mâl etmiştir.
Atatürk’ün en değer
verdiği mesleklerden birincisi şüphesiz öğretmenlik
mesleğidir. Çünkü, toplumun kalkınması, dünya
milletleri arasındaki yerini alabilmesi ancak ve
ancak eğitimle mümkündür. Medeniyetin bugün ulaşmış
olduğu noktada en büyük itici güç eğitim olmuştur.
Sevgili Atamız
sayesinde yalnız dünya işleri için değil fakat
dinimiz için de çok güzel bilgiler edinmemize hizmet
edecek en önemli işlerden biri de Kur’anı Kerimin
Türkçe’ye tercümesi olmuştur. İşte bu sayededir ki,
dinimizi, diyanetimizi başkalarının ağızlarından
değil, birinci elden, asıl kaynağından
öğrenebiliyoruz. 24 Eylül 1924’te Gazi Mustafa Kemal
Samsun’da, İstiklâl Ticaret Mektebi’nde
öğretmenlerle yaptığı konuşmada: “Dünyada her şey
için medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için,
en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin ve fenin
haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir,
dalalettir.” Diyerek; bilimin kılavuzluğunda her
şeyin doğrusunun öğrenilebileceğini vurgulamıştır.
Ama maalesef toplumuzda bazı kimseler halâ ilim ve
fennin dışında mürşitler aramağa devam ediyorlar…Çok
yazık!
Atatürk
Diyor ki…
Bugün ilmin, tekniğin ilerlemesiyle
gelişen uygarlık gücü karşısında filân veya falan
şeyhin
Yol göstermesiyle maddi ve manevi mutluluk arayacak kadar
ilkel insanların uygar Türkiye
Topluluğunda varlıklarını asla kabul
etmiyorum. Efendiler ve Ey Millet, iyi biliniz
ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müridler,
meczuplar memleketi olamaz. En doğru en gerçek
tarikat, uygarlık tarikatıdır. Uygarlığın emir ve
talep ettiğini yapmak insan olmak için
yeterlidir.
Yüce Atatürk, 1922 yılında
öğretmenlere hitaben yaptığı bir konuşmasında:”
Ordularımızın kazandığı zafer, sadece eğitim
ordusunun zaferi için bir zemin hazırlamıştır.
Gerçek zaferi , cahilliği yenerek siz kazanacak, siz
koruyacaksınız. Çocuklarımızı ve geleceğimizi
ellerinize teslim ediyoruz. Çünkü aklınıza ve
vicdanınıza güveniyoruz.”
Öğretmenlere hitaben bu
kadar güzel söz hiçbir zaman söylenmemiş ve
yazılmamıştır. Atamızın bizler için bu güvenine ve
beklentisine layık olmalıyız.
Tüm öğretmen arkadaşlarımın öğretmenler günlerini
kutlar selam ve sevgilerimi sunarım
|
|