Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
 MAKALELER
  HÜSEYİN  DURMUŞ  
 

       OKULLAR TATİLE GİRİYOR


        Okullar tatile mi giriyor dersiniz? 10.06.2005 tarihinden itibaren bir yıllık eğitim öğretim yılının sonuna geliyoruz. Bazı gözlerde başarmanın parıltıları sevinç yumağı halinde çevresini sevindirirken bazı öğrencilerimizin ellerinde olmaya nedenlerle ve ya dikkatsizlikleri sonucunda kendisinde olduğu gibi çevresini de hüzünlendirecektir. Bazı evlerde mutluluk rüzgarları eserken, bazı evlerde de kara bulutlar esecek. Başarılı öğrencilerimizin bu başarılarından dolayı kutlar, başarılarının devamını dilerken; ömür boyu başarılarının sürmesini isterim. Başarısız olan öğrencilerimizi de kutlamak istiyorum. Belki bana kızacak veliler. Bu da ne demek? Başarısız olan öğrencinin başarısızlığı mı kutlanır? Bundan sonraki öğrencilere kötü örnek olmaz mı diyebilirler! Ben bu öğrencilerimi başarısızlıkları için değil; bu kadar imkanları varken hala nasıl başarısız oluyorlar ve başarısızlıklarının devamını nasıl getiriyorlar diye düşünüyorum.  İnsanlar daima başarıya susayan kişilerdir. Başarısızlığa susamak söz konusu olamaz. Bu nedenle başarısız olan öğrencilerimizi bu seneye özel hatalar zinciri sonunda ellerinde olmayan bu başarısızlıklarına üzüldüklerini gördükten sonra da onları kutlamamak onlara haksızlık olur.

         Sevgili veliler! Okullar bu hafta tatile giriyor. Bazılarınız sevinecek, bazılarınız  olumsuz karneler yüzünden üzüleceksiniz. Bu doğaldır, doğaldır çünkü sizlerde çocuğunuzla beraber bir eğitim öğretim yılı boyunca sıkıntılara katlandınız. Bu nedenle sizleri üzülmeniz doğaldır. Ancak bu üzülmenin bir işkence; telafi zor öfkelere dönmeyecektir sanırım. Çoğunuzun başarısızlığı sizleri öfkelendirmesin, hatta sizleri çılgınlıklara götürmesin. Sonra yapacağınız hataların geri dönüşümü söz konusu olamaz. Ne kadar üzülseniz bile o üzüntünüzün verdiği yıkıcı durumlar hem sizi, hem de çocuğunuzu büyük bir üzüntüye boğa bilir. Olaya hep olumsuz olarak değil, bir de ters taraftan bakınız. Bu başarısızlığının ona ileride daha iyi olanaklar sunan bir hatası olmuş olur. Olamaz mı?

Kendi öğrenciliklerimizi göz önüne getirelim. Hemen bazı velilerin isyanını duyar gibi oluyorum. Ben okul birinciliğine oynadım, ben okulumu her sene doğrudan geçtim. Hiç sınıfta kaybım olmadı, karnemde zayıf nedir onu bile bilmem diyeceksiniz. Sakın ola ki böyle bir kıyaslamayı yapmayınız asla. Bu sizler için en büyük yanlış bir yaklaşım olur.
          Benim öğrenciliğim çok parlak diyemeyeceğim. Mutlaka birinci dönem zayıfım gelirdi, ama ikinci dönem telafisini yapardım. Ben çoğu zaman “Zayıfsız karne, bülbülsüz gül bahçesine benzermiş.”der, kendimde teselli bulur ve sene sonunda başarılı olmak için olanca gücümü harcardım. Ama bu çabamı sadece bilinçsizce yapardım. Babamın bu konuda fazla olumlu bir katkısı olmaz, başarılı olmam için benim yanımda olmazdı. Hoş zayıflarım nedeniyle bağırdığı da söz konusu olmamıştır. Sen nasıl olsa başarırsın deyip bana gülüp geçerken; “ Karnendeki demir çubuklarla, lastikleri taşımak için (Bir ve sıfır notları kastederek) bir tutalım mı, yoksa kamyonet yetecek mi?”derdi. Bende gülüp geçerdim. Sizler de çocuğunuzun bu yanlışını zor bile olmuş olsa da gülümseyerek karşılayamaz mısınız? Bu kadar bir inceliği kaldıracak gücünüz yok mu acaba? Haydi gelin bu gülümsemeyi çocuğunuza yapınız ve çocuğunuzun bozuk olan moralinin birazcık olsun hafiflemesine yardımcı olunuz. Biliyorum sizler için zor birim durum. Çünkü bir yıl boyunca maddi yönden çektiğiniz sıkıntılar vardı. Ona kağıt, kalem, kitap, defter parası vermek için çoğu zaman işe yürüyerek gittiniz. Çalışacak iş bulamayanlar; aç kaldı ve yine de çocuğunuza bir şeyler almaya çalıştınız. Şimdi bu durumların hesabını ben sormam mı diye sakın ama sakın hesap sormaya kalkmayın. Hesabı sorarken kafa göz yarılmasın, çatlayan kemik seslerinin yerine :” Bu duruma çok üzüldüm, keşke sene içerisinde okuluna gelerek senin ders durumunu, başarı durumunu öğretmenlerinle, rehberlik servisinle görüşmüş olsaydım da başarısızlıklarını başarılı hale getirseydim. Bizde de hata var. Yalnız senden ricam bundan sonraki yıllarda bu yanlışı yapmayalım. Bak önümüzde bir imkan daha var. Açılacak olan sınavlarda bunlar telafi etmek için ne yapılması gerekiyorsa beraber yapalım.” Demek zor mu olur? Haydi hep beraber bir de bunu deneyelim sevgili velilerimiz!
          Sonuç olarak sizlere şunu söyleyebilirim. Bir yıl geçti. Acısıyla, tatlısıyla akıp gitti. Hem de göz açıp kapatıncaya. Ben daha dün lise sıralarında otururken, şimdi bir yıllık emekli bir öğretmen olarak boş zamanlarımı masamın başında yazım çalışmaları ile geçiriyorum. Zaman yine aynı zaman, saat dilimi yine 24 saat, yıl 12 ay, dört mevsim, 365 günlük bir sene devri devam etmekte. Yağmurlar, karlar, depremler, seller, üzüntü, sevinç yumakları bu zaman grafiği içerisinde geçip gitmiş. Değişen bu zaman içerisinde bizleriz sadece. Kesinlikle zamanın bir suçu ve günahı yoktur. Buyurun kendimizde bir değişime gidelim ve bu sene çocuğumuzun başarısız olmasını sinirli bir biçimde değil; kızalım ama kırıcı ve yıkıcı olmayalım. Onların canları sağ olsun. Bunda da bir hayır vardır. Gelin onları karşımıza alalım, başarısızlıklarını başarılı duruma nasıl dönüştürürüz onu konuşalım çocuklarımızla. Haydi hep beraber bir büyüklük yapalım. Ben hazırım, sizler de hazır mısınız. ? Bu konuda yardım isterseniz, danışmak isterseniz, iletişim adreslerini kullanarak bana ulaşabilir ve yardım alabilirsiniz.
           Mutlu günlerin sizlerin olmasını dilerim.

                                                                                                   05.06.2005
                                                                        
www.kafiye.net
                                                                       Hüseyin DURMUŞ

 

 
   

                                                                                              Ana Sayfa

 
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi