|
|
| |
MAKALELER |
|
| |
FAHRİYE HAMZAÇEBİ |
|
| |
ÖMRÜM
Hayatımdaki
ırmaktın
sen,
kızdığında
şelaleler
gibi
çağlayan,
gün
olurdu
ruhumun
derinliklerinde
şiir,
içli bir
şarkı
olurdun
incecik.
Baharla
göverir,
yeşerirdin
içimde.
Gün olur
dumanlı
dağlar
gibi
kaşlarını
çatar,
gün olur
acı
yeşil
ardından
denize
bakardı
gözlerin.
Yaz
gelince
olgun
meyveler
gibi
toplardım
kucak
kucak.
Güneşte
sararırdı
saçların
ekinlerdeki
başak
gibi,
Sonbaharda
kızıl
bir
yaprak
misali
düşerdin
önüme,
eğilip
alsam
bir
türlü,
almasam.....
Kış
gelmesin
isterdim,
bir
tutam
günler
yüzünü
ezberleyinceye
kadar
akşam
olurdu.
Oysa ben
seni
doyasıya
yaşamak
isterdim.
Geceler
uzun,
geceler
kahpe,geceler
ayaz
yağan
kar
tanelerini
saçlarında
bulurdum
tek tek
kayan
yıldızlar
gibiydi
gittikçe
çoğalan
, pamuk
tarlasına
dönerdi
yıllarla
birlikte.
Hüzün
dolardı
içime
ömür
dediğin
bu
muydu?
gözlerimi
açtım ve
yumdum,
avuçlarımda
eriyen
kar gibi
bir
anlık.
Ellerim
üşürdü,
içim
titrerdi,
bakışlarım
donar,
gözlerimin
feri
kesilirdi
umudum
da
umutsuzluğum
da sende
saklıydı,
Ne kış
ortasındaki
kızgın
güneş,
ne de
içimdeki
yangın
ısıtmadı
ömrüm
seni.
Geri gel
desem
biliyorum
boşuna,
durdurmak
imkansız
geçen
zamanı,
o halde
keşkelere
yer
bırakmadan
yaşamak
en
güzeli!.......
Fahriye
HAMZAÇEBİ
|
|
|
|
|
|
| |
ANA SAYFA |
|
|
|
|