Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  Dr. ZERDA ONURLU  
 

       
        
 
ÖNCE  İNSANLIK


Uzay çağının insanların ruhsal yapısına ve görüşlerine olumsuzluğu bu kadar çok olur mu? Oluyor maalesef. Uzay çağının olması, teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlemesi insanların düşünce yapısını, insanın insana bakışını asla değiştirmiyor. Ne de olsa teknolojiyi baş döndürücü hızla bu hale getiren de insanoğlu ve ne yazık ki insanlar bu teknolojiyi bile kendi çıkarları için kullanıyorlar. Ne yazık ki, hiç kimse karşısındaki kişileri bir insan olarak görmek istemiyorlar. Daima kendisini insan olarak gördüğünden başkalarının insanlıklarını, onların onurlarına ve kişiliklerine ne değer veriyor ne de saygı gösteriyorlar.

Ben yaşama öyle bakmıyorum. Benim yaşamımda insan faktörü önemlidir. Belki mesleğim gereği diyeceksiniz. Hayır, asla mesleğim gereği değil. Hipokrat yemininden dolayı insana bakış açın değişik olmuştur diyeceksiniz. Buna da hayır diyorum. İnsanlar belirli yaşlarda dünyaya bakışını ve ya dünya ile ilişkilerini tekrar mercek altına alırlar ve yeniden kendisine çeki düzen verir. Ben ise asla öyle bir değerlendirmeye gitmedim. Çevremin bana yaklaşımını ve benim çevreme, insanlara olan yaklaşımım da ortadadır. Herkese aynı saygı ve değeri gösteririm. Göstermek zorundayım. Benim gibi diğer insanların da göstermesini beklemek sanırım en doğal hakkımdır. Ne yazık ki bunu da göremiyorum. İnsanlar göründükleri gibi olamıyorlar. Mevlana'nın da dediği gibi; " Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün." sözü inanın o kadar harika bir insan yapısını çiziyor ki, ne yazık ki bu insanlık felsefesine yakın bireyleri bulmak ne yazık ki çok zor ve hatta yok denecek kadar da az bulunuyor.

Günümüzde gerçek insanı bulmak çok zor. İnsana insanca yaklaşan, insana insan olarak değer veren kişiler kalmadı. Bütün işler, bütün çalışmalar, bütün davranışlar ne yazık ki kişisel çıkarlar uğruna kurulmuş. İnsanlar çoğu zaman kendi kimliklerini saklamayı düşünüyor ve gerçek yüzünü ortaya çıkarmıyor. Dünya çıkar ilişkileri üzerine kurulmuş bir dünya ve insanlarla dolmuş oluyor böylece. Halbuki eskiden öylemiydi? Asla böyle bir yaklaşım yoktu. Bunun nedeni de kısacası artık insanlık değil, kişisel çıkarların ön plana çıkması. İnsanların değer yargılarının değişmesi. 


Sonuç olarak şunu söylemek isterim. Ben; kişinin malına, mülküne, şatafatına, verdiği çok pahalı hediyelere değer vermem. Ben; kişinin insan olmasına, sadakatine, doğru söylemesine, karşısındaki kişiye insanca değer vermesine inanırım ve ben de ona göre değerlendiririm
. Karşımda gerçek olarak insan kimliğini, doğru insan kimliğini gösteren insanları görmek istiyorum. Ne dersiniz, kelaynak cinsi diye kabul ettiğimiz bu tür insanlardan yer yüzünde kaç kişi var acaba?

Saygılarımla.

                                                               30.01.2007
                                                         Dr.  Zerda  ONURLU

 


 

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
         
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi