Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  KEMAL TAHİR YILDIZ  
 
       

            RÜYAM
 

Rüyamda,haberi duyunca beynimden vurulmuşa dönüyorum. Kendini bilmez tavırlar baş gösteriyor bedenimde. Bir tek gözlerimi kontrol edebiliyorum, o da kısıtlı. Gözlerimi kapadığımda, bulutların üzerinde dünyayı dolaşıyorum. Sonra bir korna sesiyle,gözlerimi açıyorum. Etrafıma baktığımda, çok şeritli bir yolun tam ortasında buluyorum kendimi. Toparlanmaya çalışıyorum, elimden geldiği kadar. Tekrar kapatıyorum gözlerimi. Yarım kalan turuma devam ediyorum. Son durak ise; ''Bilinmezler Ülkesi ''.Nüfus, bilinmiyor; rakım, bilinmiyor. Orada seni görüyorum. Gözlerinin gözlerime bakarken ki verdiği sıcaklığı hissediyorum ya da ben öyle sanıyorum. Gözlerimi açtığımda, önümde bir saatli bomba görüyorum.''tik tak, tik tak''o durumdayken olağanüstü bir ezgiymiş gibi algılıyor kulaklarım bu sesi. Sonra kim olduğunu bilmediğim biri tarafından,uzaklaştırılıyorum oradan. Gözlerimi kapadığımda devasa bir sinemanın K-13 kod numaralı koltuğunda otururken buluyorum kendimi. İçeride bir tek ben varım. Derken ışıklar sönüyor ve geri sayım başlıyor; ''5,4,3,2,1'' ve film başlıyor. Filmin adı, bilinmiyor; yönetmen, bilinmiyor. Bir süre merak içerisinde seyrediyorum bu filmi. Sonra kafamda şimşekler çakmaya başlıyor; çünkü bu film benim 'Hayatımın filmi'.Film sonlarına yaklaşıldığında.bir güç beni kendime getiriyor. Etrafımda beyaz giyimli insanların olduğunu fark ediyorum. İçlerinden birinin elinde şoklama cihazı bulunuyor. Bir anda vücuduma yüklenen elektrikle sarsılıyorum. Her uygulamada bedenim hakimiyetini kaybediyor ve isteksiz sarsılıyor. Saatin tik takları gibi sürekli aynı tempoda çıkan bir ses duyuyorum: ''bip,bip''. Bu sesin temposu gittikçe yavaşlamaya başlıyor. Yavaşlıyor, yavaşlıyor, yavaşlıyor,... Ve sonunda kulak çınlatıcı tek bir ses haline dönüşüyor. Ve film bitiyor...
Yanılmamıştım. Bu, bakışlarının bana verdiği sıcaklık değildi. Bu ölümün karşı konulmaz sıcaklığıydı...


 

 

 
     
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi