| |
SATIR ARASI BİR AYRILIK
Kar,şehrin
şiiri,nerdesin?Bu gece için öylesine gerekliydin
ki.Belki adam ve kadın için her şey daha kolay
olacaktı,nerdesin?Adam kadına baktı,bakışları
yarı yolda dondu.Koyu bir sessizlik vardı odada
ve bir karanlık içlerinde.İkisi de dinledi
şehri.Ses yoktu,deli bir gürültü kopmasını
beklediler,olmadı.Kaçmak yakışmazdı soğuk
gecelere.Ve adam içini yırtan bir ayrılığın
başlamasına ilk adımını atarak dudaklarına bu
görevi yükledi.Dudakları yükün ağırlığı altında
ezilmiş,isyanını haykırmaya başladı.
-İnanabilirdim,gerçekten!Her
şeyin,herkesin söylediği gibi olduğuna,bizim
boşuna uğraştığımıza kanıyorum
nerdeyse,gitmeseydin...
Kadın bir yutkundu,gözyaşları içine sürgün,ağlayamadı.
-Biz hüzne aşığız,birbirimize
değil.Sana bunu anlatmaya çalıştım,sense beni
dinleyemedin.Sahte mutluluk naraları atıyordun
her bakışında.Sen mutluluğun duygusallığına
kapıldın,çekiciliğine kandın.Ben sana acının
gerçekliğini ölümsüzlüğünü
hatırlattım,aldırmadın.Hüznüne aşık olmuştum
sevgilim.Ve sen bana,umuttan,onun da olması
gerektiğinden bahsettin.Gözlerine sabahları
pırıltılar asıp geldin yanıma. Yavaş yavaş
saflığın kayboldu,gerçek gözlerinin yerini
plastikler aldı.Korktum,anla beni “Sana aşık
oldum” dediğinde oyunun sonuna zaten
gelmiştik.Ve bu sözü söylerkenki sahteliğinle
bitirdin bu ilişkiyi.
Kadın,düşlerinde çocukluk
gülüş,yüreğinde tren çığlığı.bunları
duyurmamaya,görmemeye çalışarak devam etti
dudaklarından gözyaşı akıtmaya:
-Öyle ki ikimizin de bir kalemlik hayatı var şu
anda.Korkularımız yazılmamış bu
tere,sevişmelerimiz,cinayetlerimiz.Bir elin
kıpırdamasıyla can buluyoruz ancak.Bunu
sürdürmenin gereği yok,ölsek mi artık?
Kadının umutsuzluğu halıya
döküldü pul pul.Hayal kırıklıkları vücudundan
süzülüp yüreğinde toplandı.Ve adam:
-Biliyorum,olmamış bir konuşmayı
oynadığımızdan haberim var.Ama şu anda benim
için her şey gerçek ve bunu yaşamak
istiyorum.Ölmeye gelince,daha değil.”Yolları
özledim gideceğim” diyorsun ya, anlıyorum,
kendini arıyorsun. Her yolculukta labirente
giriyorsun,çıkışta kendini bulacağını sanmam ne
büyük yanlış.Sen kendi labirentindesin sevgilim
onu sığınmak için kullanıyorsun.Ama bir
düşün.Gerçekte böyle bir konuşma olmadığına göre
söyleyebilirdim; “Gitme...” Sözleri ağıt oldu
adamın,yere damladı.
-Olmaz,yapamam,gidiyorum...
-Al o zaman bunları,ben kendime
maskeler hazırlamaya başlayayım.
Adam paket yaptı umutlarını
yüreğini düşlerini birde göz yaşlarını KADIN’ a
verdi.
Mutlu muyum satır arası
boyutlarında maskelerden diye düşündü adam.Şu
insafsız yazar benden çok mu hak ediyor öykünün
sonunu getirmeyi.
Mesela şöyle olsaydı;kadın şaka
diyerek adamın boynuna atılır öpüşürler.Şu
kısacık hasretlerini gömerlere derinlere,tipik
bir çiftin huzur ve mutluluklarını
yerleştirirler gözlerine.Gökten üç elma
düşer,üçünü de sevgilisine verir adam.Onlar
muradına erer,yazarı da kerevetine
çıkamazlar,olamaz mıydı?
Kadın-Hazır mısın?
Adam-Hadi....
Kadın silahı adama
doğrulttu.Adamın bakışları söndü,vuruldu.
Adam ayağa kalkıp kadına çevirdi
silahını,çekti tetiği.
İkisi de kalkarken
silkindiler,hatta birde gülümsediler.El sıkışıp
evden çıktılar.Sabahleyin polisler bir evde iki
ölü ruh ve yarısı erimiş bir bakış olduğu
ihbarını aldılar.
Sıla Özge PINARBAŞI
|
|