Dr. Sait
Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28
SEÇİME DOĞRU
Seçimler
yaklaştıkça heyecan artıyor.
Propagandalar başladı. Partiler
meydanlarda toplantılar yapacak,
halkımız onları dinleyecek ve en
doğru kararı verecek. Halkımızın
doğru karar vereceğinden eminim.
Ancak,
duygusal kararlar verenler da olacak
şüphesiz. Ben böyle karar verenlere
belki yardımı olur düşüncesi ile
küçük bir uyarıda bulunmak
istiyorum.
Şüphesiz
ülkemizi beş sene yönetecek Meclis
üyelerini seçeceğiz, bu seçimde.
Vereceğimiz kararın yanlış olması,
hepimizi ilgilendiriyor. Kötü
yönetimin etkisi yalnızca o
yöneticilerin işbaşında kaldıkları
zamana değil, ondan sonraki
zamanlara da etkide bulunuyor.
Devletin yönetimi hata kabul etmez.
Orada görev yapanların her bakımdan
mükemmel olmaları ve doğru karar
verecek düzeyde bulunmaları gerekir.
Bunu sağlamak da bizim elimizde
olduğuna göre, bu hakkımızı doğru
kullanmalıyız.
Akla gelebilir
ki:”Hangisinin doğru söylediğini
nereden bilelim. Kimse ben kötü
yöneteceğim, halkımın çıkarlarına
uygun olmayan kararların alınmasına
yardımcı olacağım demiyor ki!” Evet
doğru, kimse ben bu işe ehil
değilim, bilgim yok, fikrim yok,
demez. Bunu anlamak o kadar zor
değil. Artık eskisi gibi değil;
şimdi televizyon, cep telefonları,
bilgisayarlar, radyolar var.
Hatasını gördüğümüz ve Vekilliğe
layık görmediğimiz kişiler hakkında
pek çok elle tutulur aleyhte
propaganda yapılacak ve halkımız
uyarılacaktır. Böyle kişilere ve
böyle kişilerin bulunduğu partilere
lütfen oy vermeyelim.
Vekilliği bir
kazanç ve şahsi çıkar yeri olarak
görenleri, halkın çıkarlarını
düşünmeyenleri, çeşitli suçlardan
mahkum olanları veya mahkumiyetleri
henüz kesinleşmemiş olsa bile,
Millet Vekilliğinin dokunulmazlık
kalkanının arkasına saklanmak
isteyenleri; geçmişte görülmedik bir
biçimde yukarıda saydığım iletişim
organları yoluyla halkımızın
bilgilendirileceğini sanıyorum.
Partiler ve adayların bunun böyle
olacağını şimdiden bilmelerinde
yarar var.
Toplumumuz
hortumculardan, kapkaççılardan,
ahlaksızlardan, hırsızlardan,
yolsuzlardan bıktı usandı. Bunlarla
savaşacak, toplumu huzura
kavuşturacak, kendilerinin ve
yakınlarının çıkarlarını her şeyin
önünde görenleri tanıyalım ve
böylelerinin Büyük Meclis’e
girmesine izin vermeyelim. Bunun
için toplum olarak dayanışma içinde
olalım.
Televizyon
kanalları gece bir den sabahlara
kadar uyarıcı tartışmalar
yapıyorlar. Ancak bu tartışmaları
halkımızın önemli bir kısmı
izleyemiyor. Bazı kanallar uydu
anteni ile izlenebiliyor veya
tartışmalar için seçilen zaman
insanların istirahat zamanlarına
rastlıyor. Ancak benim gibi
emekliler bu programları
izleyebiliyorlar. Onların da elde
ettikleri bilgileri çevreleri ile
paylaşıp yaygınlaştırmaları oldukça
zor. Bu bakımdan, seçime kadar
televizyon kanallarında verilecek
tartışma programlarının herkesin
uyanık ve işinin olmadığı zamanlarda
yapılması yerinde olur. Radyolar her
yerde ve zamanda izlenebileceği
için, bilgilendirmelerin radyolar
kanalı ile de yapılması ihmal
edilmemeli.
Partiler,
devletten aldıkları ödeneği, sadece
meydanları bayrak ve filamalarla
süslemekten çok, adaylarını
tanıtacak toplu kitapcıklar yapıp
halka dağıtmak için kullanmalılar.
Resimleriyle, kısa hayat hikayeleri
ile adayları tanıtan broşürlerin
halkımızın hangi partiye veya
bağımsız adaya oyunu vereceğini,
doğru karar vermesi açısından çok
gerekli buluyorum.
Bu seçimde
dikkat etmemiz gereken diğer önemli
bir husus da kutuplaşmaya yol açacak
söylemlerden ve davranışlardan
kaçınmamızdır. Bunun yerine milletçe
kenetlenmemiz ve birbirimizle
konuşarak doğru karar verme yönünde
birbirimizden yararlanmamız çok iyi
sonuçlar verir. Unutmayalım ki;
bizi yıkacak olan dış düşmanların
gücü değil, kendi aramızda çıkacak
ayrılıkçı tutumların yol açtığı
zafiyetlerdir. Tarihin bize
öğrettiğine göre; hiçbir Türk
devleti düşmanları tarafından savaş
kaybederek yıkılmamıştır.
Büyük
Atatürk’ün Nutku’nun eserinin II.Cilt,
Sayfa: 607’deki şu tavsiyesini
hatırlatarak yazıma son vermek
istiyorum.
Atatürk
Diyor ki: “Muhterem Milletime
tavsiyem; Efendiler, bu vesile ile
muhterem milletime şunu tavsiye
ederim ki: Sinesinde yetişerek
başının üstüne kadar çıkaracağı
adamların kanındaki, vicdanındaki
cevheri asliyi, çok iyi tahlil etmek
dikkatinden, bir an feragat
etmesin.”
27/05/2007