Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
     MAKALELER                                             
   Dr. SAİT GÜNGÖR ELGİN  
 

 

Dr. Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28

 

                                   SEÇİME DOĞRU 

Seçimler yaklaştıkça heyecan artıyor. Propagandalar başladı. Partiler meydanlarda toplantılar yapacak, halkımız onları dinleyecek ve en doğru kararı verecek. Halkımızın doğru karar vereceğinden eminim. 

Ancak, duygusal kararlar verenler da olacak şüphesiz. Ben böyle karar verenlere belki yardımı olur düşüncesi ile küçük bir uyarıda bulunmak istiyorum. 

Şüphesiz ülkemizi beş sene yönetecek Meclis üyelerini seçeceğiz, bu seçimde. Vereceğimiz kararın yanlış olması, hepimizi ilgilendiriyor. Kötü yönetimin etkisi yalnızca o yöneticilerin işbaşında kaldıkları zamana değil, ondan sonraki zamanlara da etkide bulunuyor. Devletin yönetimi hata kabul etmez. Orada görev yapanların her bakımdan mükemmel olmaları ve doğru karar verecek düzeyde bulunmaları gerekir. Bunu sağlamak da bizim elimizde olduğuna göre, bu hakkımızı doğru kullanmalıyız. 

Akla gelebilir ki:”Hangisinin doğru söylediğini nereden bilelim. Kimse ben kötü yöneteceğim, halkımın çıkarlarına uygun olmayan kararların alınmasına yardımcı olacağım demiyor ki!” Evet doğru, kimse ben bu işe ehil değilim, bilgim yok, fikrim yok, demez. Bunu anlamak o kadar zor değil. Artık eskisi gibi değil; şimdi televizyon, cep telefonları, bilgisayarlar, radyolar var. Hatasını gördüğümüz ve Vekilliğe layık görmediğimiz kişiler hakkında pek çok elle tutulur aleyhte propaganda yapılacak ve halkımız uyarılacaktır. Böyle kişilere ve böyle kişilerin bulunduğu partilere lütfen oy vermeyelim.

Vekilliği bir kazanç ve şahsi çıkar yeri olarak görenleri, halkın çıkarlarını düşünmeyenleri, çeşitli suçlardan mahkum olanları veya mahkumiyetleri henüz kesinleşmemiş olsa bile, Millet Vekilliğinin dokunulmazlık kalkanının arkasına saklanmak isteyenleri; geçmişte görülmedik bir biçimde yukarıda saydığım iletişim organları yoluyla halkımızın bilgilendirileceğini sanıyorum. Partiler ve adayların bunun böyle olacağını şimdiden bilmelerinde yarar var.

Toplumumuz hortumculardan, kapkaççılardan, ahlaksızlardan, hırsızlardan, yolsuzlardan bıktı usandı. Bunlarla savaşacak, toplumu huzura kavuşturacak, kendilerinin ve yakınlarının çıkarlarını her şeyin önünde görenleri tanıyalım ve böylelerinin Büyük Meclis’e girmesine izin vermeyelim. Bunun için toplum olarak dayanışma içinde olalım. 

Televizyon kanalları gece bir den sabahlara kadar uyarıcı tartışmalar yapıyorlar. Ancak bu tartışmaları halkımızın önemli bir kısmı izleyemiyor. Bazı kanallar uydu anteni ile izlenebiliyor veya tartışmalar için seçilen zaman insanların istirahat zamanlarına rastlıyor. Ancak benim gibi emekliler bu programları izleyebiliyorlar. Onların da elde ettikleri bilgileri çevreleri ile paylaşıp yaygınlaştırmaları oldukça zor. Bu bakımdan, seçime kadar televizyon kanallarında verilecek tartışma programlarının herkesin uyanık ve işinin olmadığı zamanlarda yapılması yerinde olur. Radyolar her yerde ve zamanda izlenebileceği için, bilgilendirmelerin radyolar kanalı ile de yapılması ihmal edilmemeli. 

Partiler, devletten aldıkları ödeneği, sadece meydanları bayrak ve filamalarla süslemekten çok, adaylarını tanıtacak toplu kitapcıklar yapıp halka dağıtmak için  kullanmalılar. Resimleriyle, kısa hayat hikayeleri ile adayları tanıtan broşürlerin halkımızın hangi partiye veya bağımsız adaya oyunu vereceğini, doğru karar vermesi açısından çok gerekli buluyorum. 

Bu seçimde dikkat etmemiz gereken diğer önemli bir husus da kutuplaşmaya yol açacak söylemlerden ve davranışlardan kaçınmamızdır. Bunun yerine milletçe kenetlenmemiz ve birbirimizle konuşarak doğru karar verme yönünde birbirimizden yararlanmamız çok iyi sonuçlar verir. Unutmayalım ki; bizi yıkacak olan dış düşmanların gücü değil, kendi aramızda çıkacak ayrılıkçı tutumların yol açtığı zafiyetlerdir. Tarihin bize öğrettiğine göre; hiçbir Türk devleti düşmanları tarafından savaş kaybederek yıkılmamıştır.  

Büyük Atatürk’ün Nutku’nun eserinin II.Cilt, Sayfa: 607’deki şu tavsiyesini hatırlatarak yazıma son vermek istiyorum. 

Atatürk Diyor ki: “Muhterem Milletime tavsiyem; Efendiler, bu vesile ile muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki: Sinesinde yetişerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevheri asliyi, çok iyi tahlil etmek dikkatinden, bir an feragat etmesin.”  

                                                                                                                            27/05/2007

 
 

 
 
                                                                                                 Ana Sayfa  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi